360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Έφτασα λοιπόν σε σημείο όπου μπορούσα να αντιληφθώ 360 χρώματα, όσα και η ανθρώπινη όραση.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Итак, я достиг уровня восприятия 360-и цветов, уровня нормального зрения человека.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.І так я досяг ширини спектру в 360 кольорів, який розрізняє і зір нормальної людини.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Можех да получа 360 цвята, точно като човешкото зрение.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.כך שהגעתי למצב בו יכולתי לחוש 360 צבעים, ממש כמו ראייה אנושית.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.لقد وصلت إلى النقطة التي أصبحت عندها قادراً على إدراك الـ 360 لونا، تماماً مثل باقي البشر.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.人間の視覚と同じです カラーホイールの全て角度を 識別できるようになったんです
3 noktaya ihtiyacınız var.세 개의 점이 필요 합니다.
3 noktaya ihtiyacınız var.Potřebujete tři body.
3 noktaya ihtiyacınız var.Potrzebujemy trzech.
3 noktaya ihtiyacınız var.Vi skal bruge 3 punkter.
3 noktaya ihtiyacınız var.Имате нужда от три точки.
3 noktaya ihtiyacınız var.وسنحتاج الى ثلاث نقاط
Adım üç, bu noktadan bu noktaya katlayın.Krok č. 3: Přeložte z tohoto bodu do tohoto.
Adım üç, bu noktadan bu noktaya katlayın.Steg tre: vik från den här punkten till den här. Ta helt enkelt diagonalen av rektangeln.
Adım üç, bu noktadan bu noktaya katlayın.שלב שלישי: לקפל מהנקודה הזו לזו.
Alan herhangi bir t noktasında nasıl etki edecek? Her noktaya tek tek bakmamıza gerek yok.Então, o que o campo estára fazendo em qualquer ponto t?
[Ali] hala 9 noktaya sahipsin, ama onlar farklı bir düzende[Ben] hast du immer noch 9 Punkte, aber sie sind anders angeordnet
[Ali] hala 9 noktaya sahipsin, ama onlar farklı bir düzende[Ben] máte stále 9 bodiek, ale sú usporiadané inak
[Ali] hala 9 noktaya sahipsin, ama onlar farklı bir düzende[Ben] nadal masz dziewięć kulek, ale one są inaczej ustawione
[Ali] hala 9 noktaya sahipsin, ama onlar farklı bir düzende[Ben] Továbbra is megvan a 9 pont, csak más felállásban
[Ali] hala 9 noktaya sahipsin, ama onlar farklı bir düzende [Can][Ben] hai ancora 9 puntini, ma sono disposti in modo diverso
[Ali] hala 9 noktaya sahipsin, ama onlar farklı bir düzende점을 다르게 정렬해봅시다
[Ali] hala 9 noktaya sahipsin, ama onlar farklı bir düzende[Бен] все още имате 9 точки, но са подредени различно.
[Ali] hala 9 noktaya sahipsin, ama onlar farklı bir düzendeサル: なるほど.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.하지만 지난 10년간 대역폭이 수백배로 불어났습니다. 갑자기, 여기 자리잡았습니다.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Ale v posledních 10 letech přenosová rychlost vystřelila vzhůru stonásobně. Najednou je to tady.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Ale w ostatnich 10 latach przepustowość wzrosła stukrotnie. Nagle znajdujemy się tutaj.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Dar în ultimii 10 ani, lăţimea de bandă a crescut de sute de ori. Brusc, suntem aici.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.De az utolsó 10 évben a sávszélesség százszorosára nőtt. És hirtelen itt vagyunk.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Maar in de laatste 10 jaar is de bandbreedte honderdvoudig geëxplodeerd. Plotseling zijn we hier.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Mais au cours des 10 dernières années, la bande passante a explosé au centuple. Tout à coup, nous sommes ici.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Ma negli ultimi 10 anni, la larghezza di banda si è centuplicata. Improvvisamente, eccoci qui.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Mas nos últimos 10 anos, a banda aumentou uma centena de vezes. De repente, cá estamos nós.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Men de senaste 10 åren har bandbredden vuxit enormt. Plötsligt är vi här.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Namun dalam 10 tahun terakhir, bandwidth telah meledak seratus kali lipat. Tiba-tiba, kita sampai di sini.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Nhưng trong vòng 10 năm qua, băng thông đã mở rộng cả trăm lần. Bỗng dưng ta lại được như thế này đây.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.No za posledných 10 rokov vystrelila prenosová rýchlosť stonásobne. A zrazu je to tu.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Pero en los últimos 10 años la banda ancha se incrementó 100%. De pronto aquí estamos.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Αλλά στα τελευταία 10 χρόνια το εύρος ζώνης εξερράγη στο εκατονταπλάσιο. Ξαφνικά, βρισκόμαστε εδώ.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Но за последните 10 години, скоростта експлоадира стократно. Изневиделица, ето ни тук.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.אבל ב-10 השנים האחרונות, רוחב-הפס הרקיע פי מאות. ולפתע אנו מוצאים את עצמנו במצב הזה.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.ولكن خلال 10 سنوات كانت حزم تبادل البيانات تكبر بصورة هائلة وفجأة اصبحنا هنا .. في يومنا هذا
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.帯域が100倍に広がり 現在に至りました 毎日八千万時間のYouTube動画が見られています
Ama yine de bu noktaya değinmek istedim. Eğimi 1/2 olan bu doğru orijinden geçiyor.Pokud by jsme si to neujasnili, nezpřesnili, mohl bych své vektory nakreslit kdekoli.
Ama yine de bu noktaya değinmek istedim.Lo dibujaré, 4, 2.
Ama yine de bu noktaya değinmek istedim.原点を通る線は、
Ama yönü böyle olacak, bu noktaya doğru. -Esencialmente va a ser tangente a la superficie en ese punto.
Ama yönü böyle olacak, bu noktaya doğru. -Será essencialmente tangente à superfície naquele ponto.
Ama yönü böyle olacak, bu noktaya doğru. -אבל כיוונו הולך להיות בכיוון הזה - בכיוון הנקודה הזו.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Američané mají tendenci věřit, že dosáhli jakéhosi vrcholu co do způsobu rozhodování.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Američania sú náchylní veriť, že dosiahli určitý vrchol v spôsobe, ako uplatňujú možnosť voľby.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Americanii cred că au atins un soi de culme în felul în care îşi exercită libertatea de a alege.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Amerikanen geloven meestal dat ze een soort toppunt hebben bereikt in de manier waarop zij de keuze beoefenen.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Amerykanie wierzą, że osiągnęli szczyt w sztuce wyboru.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Az Amerikaiak szentül hiszik, hogy az életöröm tetőfokára értek azzal, hogy szabadon választhatnak.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Gli statunitensi tendono a credere di aver raggiunto una sorta di apice nel modo in cui esercitano la scelta.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.I USA verkar man tro att man på något sätt är bäst på hur man gör bra val.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.미국인은 그들이 선택하는 방법으로 목표에 도달했다고 믿는 경향이 있습니다.
Amerikalılar pratikteki seçimlerinde bir çeşit tepe noktaya ulaştıklarına inanma eğilimindeler.Los estadounidenses tienden a creer que han alcanzado cierto tipo de cumbre en la forma en la que eligen.