Ana içeriğe geç
Sözlük

noktalar ile cümle

noktalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kutuların içinde yer alan noktalar o gün kaç madalya dağıtılacağını göstermektedir.Цифри в таблиці вказують, скільки комплектів медалей розігрувалося в даному виді спорту.
Bu noktaların sayısı kurbağa yaşlandıkça artar.З кожним роком чисельність цього птаха збільшується.
Çünkü bir ortak noktaları çıkmıştır.Розійшлися за взаємною згодою.
Moskova'nın en güzel göründüğü noktalardan biridir.Вважається одним з найкрасивіших місць Китаю.
Darbeyle beraber Berlin’in bütün kilit noktaları ele geçirildi.Так кільце оточення навколо центру Берліна замкнулось.
Öbür noktaları atalım.Посів друге місце.
19. yüzyıl sonunda Sasun, Ermeni ulusal hareketinin en önemli odak noktalarından biri olmuştur.З кінця XIX століття Стрий був одним із найважливіших осередків українського національного руху в Галичині.
Ancak o zaman RPZ kalan noktalar için öncelik tanır.Ця доля не оминула і цехи колишнього РМЗ.
Monitör ekranı pixellerden (noktalardan) oluşur.Цифрове зображення складається з пікселів.
Günümüzde artık bu çinko-sarısı noktalar artık sarı değil kahverengi görüntülü olmuşlardır.При цьому полотнище Бойового прапора вже мало бути малиновим, а не синьо-жовтим.
Arka bağlantı noktaları üç ayrı gergiyle oluşur: üst, alt ve çapraz.Поверхні розмежовані трьома краями: верхнім, переднім і заднім.
Apollo Projesi insanlığın uzay macerasındaki önemli noktalardan biridir.Програма «Аполлон» — це великий внесок у історію пілотованої космонавтики.
Kara Avrupası'na farklı noktalardan saldırılması gerekiyordu.На зимівлю чорногузи з різних частин Європи летять різними шляхами.
Bazı politik hassas noktalara ise hiç değinmemiştir.Однак, вони не згодні в деяких ключових питаннях політики.
Üstelik bundan çok daha fazla ortak noktaları var.Та й взагалі вони мають багато спільних проблем.
Bu noktaların her birine VERTEX diyoruz.Ми згодні на кожне з цих тлумачень!
Her enzim kodu "EC" harflerini izleyen, noktalarla ayrılmış dört sayıdan oluşur.Kód každého enzymu je složen z písmen "EC" následovaných čtyřmi čísly oddělenými čárkami.
Sabun ve suyla yıkama, ölü dokunun çıkarılması ve yaranın sarılması, yara tedavisinde önemli noktalardır.Očištění mýdlem a vodou, odstranění mrtvé tkáně a použití obvazů jsou důležitými aspekty péče o ránu.
Bazı noktalarda göstericiler polisle çatıştı.Na některých místech se demonstrující střetli s policií.
Filmdeki mitolojiyi geliştirirken yaratıcılar, çeşitli noktalardan ilham almıştı.K vytvoření filmové mytologie hledali tvůrci inspiraci na různých místech.
Tiger'lar tasarım açısından bazı noktalarda önemli eksikliklere sahipti.Těžký tank Tiger měl v některých ohledech závažné nedostatky.
Daha sonraları Yahudi Ajansı ve Dünya Siyonist Organizasyonu'nda önemli noktalarda bulundu.Významně se rovněž angažoval v Židovské agentuře a ve Světové sionistické organizaci.
O zamana kadar, Kızıl Ordu Finlandiya'daki önemli stratejik noktaları almak için savaşmıştı.Do té doby Rudá armáda bojovala s cílem zabrat celé Finsko.
Daha sonra uçuş noktaları hızla arttı.Poté se ale rychlost otáčení zvýšila.
Kafası ve boynu boyunca beyaz noktalar görülür.Na končetinách a hlavě má černé skvrny.
Hataların düzeltilmesi uç noktalardaki protokollere bırakılmıştır.Oprava chyb přenosu je přenechána na aplikačních protokolech vyšších vrstev.
Konuşmasının ana noktaları eşitlik ve mali düzenlemeler idi.Těžiště jeho činnosti bylo nepochybně v ústním kázání a v rozhovorech.
Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır.Tak vzniká klasický hinduismus.
Şarj noktaları gecelerin otobüslerin bırakıldığı otobüs parklarına yerleştirildi.Zastávky mají být v místech dosavadních zastávek autobusů.
Bu yüzden, sadece bazı noktalar göz önünde bulundurularak değerlendirilebilmektedir.Rozměry jsou proto pouze odhadovány.
Bu yüzden, kutuplaşma derecesi nötr noktalardan kaynaklı artan mesafe ile birlikte yükselir.Je to proto, že nasvícená plocha se zvyšuje se čtvercem vzdálenosti.
Sadece bazı noktalarda kısa sahneler oluyor.Mezi některými scénami jsou krátká videa.
Kadınla ortak noktalarının olması için kendini kör etmelidir.Žena odmítne, že by měla se situací cokoli společného.
Çünkü bir ortak noktaları çıkmıştır.Je mezi nimi příčinná souvislost.
A ve B noktaları açık, C noktası kapalıdır.Linka 6,A,B je bezbariérová.
Bu noktaların sayısı kurbağa yaşlandıkça artar.Zatímco počty jelenů trvale rostou, počty antilop klesají.
Pilot bunu sabit noktaları belirlerken kullanır.Tahač byl vybaven standardní točnicí.
Ciltte küçük kırmızı noktalar (peteşi) belirebilir.Mohou se na něm vyskytnout rezavě červené skvrny.
Toplanan verilerdeki karşılık gelen noktalar işaretlenir.Za počet dosažených bodů získáte odměny.
Bu noktalardan hareketle, sistem öğelerden oluşmuştur.Dle jeho výkresů byl stroj sestaven.
Her servis bir veya daha fazla uç noktaları üzerinden sözleşmesini yayına çıkarır.Fiecare serviciu își expune contractele prin intermediul unuia sau mai multor endpoint-uri.
Küçük kırmızı noktalar.Observaţi petele mici roşii.
Guanabara Körfezi, maksimum noktalarında en fazla 31 kilometre uzunluğunda ve 28 kilometre genişliğindedi.Golful Guanabara are 31 km lungime și 28 km lărgimea maximă.
Fakat ayrılan noktaları, diğer insanların Helenus'a inanmaları, onu daha yararlı kılmalarıdır.Sunt mai vrednic de credincioși decât ei de ei înșiși.
Bu noktaların sayısı kurbağa yaşlandıkça artar.Intensitatea acestui piuit crește o dată cu vârsta puilor.
Ringe bağlanan zincirlere çeşitli noktalardan birçok silah asılıdır.Un meci single în care deasupra ringului sunt agățate cu ajutorul unor lanțuri diverse arme.
Bu yüzden kiliselerin bağlantı noktaları bile ahşaptan yapılmıştı.La fel și templele, cât și bisericile timpurii, erau construite din lemn.
Sözü edilen bu durumlar okulda gösterilen “sistem dil bilgisinin” asıl noktalarıdır.Aceste preocupări sunt tratate cu seriozitate de către abordarea „Învățării în cadrul rețelei”.
Işın o noktaları kapsamamaktadır.Vom depăși aceste greutăți.
Yollarda belli noktalarda istasyonlar vardı.Au fost postate puncte de baraj al drumurilor.
A ve B noktaları açık, C noktası kapalıdır.A și B sunt disjuncte dacă intersecția lor este vidă, notată cu .
Bazı üreticiler bu zayıf noktaları aşmaya çalışmışlardır.Unele tipuri de bastioane încercau să minimizeze aceste probleme.
Yüksek kaliteli ürün grubunda yer alan firmanın ürünleri, dünyanın çeşitli noktalarında üretilmektedir.Reprezentările ca produse finale ale procesului de reprezentare există într-o mare diversitate.
Asıl önemli olan Antlaşma'nın bir genişlemesiydi, çünkü kilit noktaların birçoğu burada özetlendi.Mulți au rămas captivi în centrul comercial, pentru că ușile s-au blocat.
Bu noktalardan Torbuk'a ise sadece iç taşıma kullanılmak zorundadır.În perioada interbelică s-a întrebuințat numai la tăbăcit.
"Bilet satış noktaları yarın açılıyor". gazetegercek.com.tr.Cum se pot achiziționa bilete de intrare”. ziuaconstanta.ro.
Ciltte küçük kırmızı noktalar (peteşi) belirebilir.Kis piros foltok (petechiák) jelenhetnek meg a bőrön.
Bu etki en güçlü güneş 90 ° açı yaparak gökyüzünde noktalarda görülmektedir.Ez a legerősebben a Naphoz képest 90 fokban figyelhető meg.
New Jersey dışında fırının operasyon noktaları; Philadelphia, Las Vegas ve New York'tur.New Jerseyn kívül, üzemeltetnek még pékséget Philadelphiában, Las Vegasban és New Yorkban.
Protestoları "Arap dünyasını önemli kesişme noktalarına getiren" "Tunus intifadası" olarak adlandırdı.A tüntetést „tunéziai intifádának” nevezte, ami „az arab világot válaszút elé állította”.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod