Ana içeriğe geç
Sözlük

noktalar ile cümle

noktalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
A ve B noktaları açık, C noktası kapalıdır.الأنظمة A,B,C لا تعمل.
Borges'in hikâyesinde Alef, tüm diğer noktaları içeren uzayda bir noktadır.يصف عنوان العمل "The Aleph" نقطة في الفضاء تحتوي على جميع المسافات الأخرى في وقت واحد.
Televizyon dizilerinde görmeyi unuttuğumuz noktaları internet bize yeni projelerle sunuyor".تتوقف القناة عن البث التلفزيوني معتذرين لمشاهدينا الأوفياء".
Bu yüzden kiliselerin bağlantı noktaları bile ahşaptan yapılmıştı.وكانت الصلبان على مصليات الكنيسة مصنوعة من الحديد.
Uç noktalar birbirlerine nasıl bağlanmış?التأكيد على الترابط للنقاط بعضها ببعض.
Kesikli sistem, durum değişkenlerinin zamanın farklı noktalarında değiştiği sistemdir .يقيس الباحثون تغير الترتيب في نقاط زمنية مختلفة.
Şinaye (撓え): Ufak kıvrılma noktaları.«والنَّبْذُ: الشيء القليل.»
Bu meristemin bulunduğu bölgelere "büyüme noktaları" veya "vegetasyon bölgeleri" adı verilmektedir.وسمى هذه المجالات مجالات الحياة أو "حقول إل".
İlk posta damgaları farklı biçimlerdeki noktalardan oluşturuldu.Os primeiros carimbos foram compostos por pontos em diferentes formas.
Kızıl Ordu'ya ait savaş araçları, törenin önemli odak noktalarından birini oluşturmuştur.Exibições dos veículos do Exército Vermelho foram alguns dos pontos altos da cerimônia.
İki çemberin kesişim noktalarının bulunması (eğer kesişiyorlarsa).As duas faces do mal (The Two Faces Of Evil).
Y1 ve Y2 bağlantı noktaları arasında (geri bildirim döngüsü) bir başka izleme devresi vardır.Um outro circuito de monitoração situa-se entre os pontos de conexão Y1 e Y2 (circuito de retorno).
Ülke çapında bölgesel geçici komiteler kuruldu ve bunların kilit noktalarına Komünistler getirildi.Comissões provisórias foram criadas em todo o país pondo os comunistas em posições-chave.
Bunun yerine Voroshilov, komünistlerin kilit noktalarda olduğu bir koalisyon hükümeti kurdurdu.Em vez disso, Voroshilov estabeleceu um governo de coligação com comunistas sob alguns dos cargos-chave.
Başlıca üreme noktaları Avrupa'dır.Os primeiros destinos seriam pela Europa.
1989'da yazıp, yönetip, oynadığı Scandalo Segreto filmi sinemadaki kariyerini noktalar.Em 1989 ela escreveu, dirigiu e estrelou o filme Scandalo Segreto.
Homeros'a göre Okeanos ve Tethys tüm tanrıların çıkış noktalarıydı.Homero diz que os deuses eram originários do Oceano e de Tétis.
Çünkü bir ortak noktaları çıkmıştır.Eles se sucedem por ter um ponto de ligação.
Bu bileşiklerin ergime noktaları çok yüksek ve çok serttirler.Sem dúvida, seus atributos naturais são tão grandes e tão fortes.
Küçük kırmızı noktalar.Menor número de cartões vermelhos.
Uç noktalar birbirlerine nasıl bağlanmış?A diferença é como os componentes são conectados uns aos outros.
Arka bağlantı noktaları üç ayrı gergiyle oluşur: üst, alt ve çapraz.Os ductos semicirculares são em número de três: posterior, superior e lateral.
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.Isso evita uma nova infecção.
Buna bağlı olarak nasıl görünmek istediği belirgin bir biçimde açığa çıkardığı noktalarca anlaşılabilir.Você chega à um ponto em que você parece saber de algo.
Bilinen son kontrol noktalarından daha derinde blok zincirinin yeniden yapılandırılmasına izin verilmemiştir.Nenhuma reorganização de blockchain foi permitida mais profundamente que os últimos checkpoints conhecidos.
Rasüleyn, göç ettirilen Hıristiyanlar için en büyük göç noktalarından birisiydi.Rodes seria a última terra cristã que pisariam.
Bu karşılaşma o andan itibaren yaşayacağı hayatı etkileyecek en önemli dönüm noktalarından biri olur.Esta fase, com certeza, será a fase mais difícil que você enfrentou até agora.
Dünya yüzeyine yakın noktalarda yerçekimi kuvveti yaklaşık olarak g = 9.81 m/s2 kadardır.Para a Terra tem-se que a aceleração da gravidade vale por volta de g = 9,81 m/s2.
Günümüz ülkelerinin en yüksek noktaları listesiLista de países por ponto mais alto Lista de montes
Görgü tanıkları da polisin bazı geçiş noktalarını kapattığını anlattı.Um porta-voz da polícia local disse que ela passou por interrogatório.
Arka süspansiyonun bağlantı noktaları yeniden gözden geçirildi.A imagem do fundo do olho observada é invertida.
Böylece proteinler izoelektrik noktalarına göre ayrıştırılabilirler.As proteínas podem ainda ser isoladas de acordo com a sua carga através de focalização isoelétrica.
Parlak yay ve noktalar ana ovallerin içerisinde düzensiz bir şekilde bulunurlar.Arcos brilhantes e manchas aparecem esporadicamente dentro das ovais principais.
Fonksiyon parçaların birleşme noktalarında kırılma gösterir.Deve haver feedback do alinhamento para a segmentação.
Kontrol Noktaları haritalarında, iki takım kazanmak için tüm noktaları ele geçirmelidir.Em alguns mapas, o objetivo de ambos os times é capturar todos os pontos.
Ülkede çok sık bir şekilde polis kontrol noktaları bulunmaktadır.Realiza frequentemente controlos in loco.
Bu hesap defterinde birçok şüpheli noktalar var.Há muitos pontos questionáveis neste caderno de contabilidade.
Küçük kırmızı noktalar.Let op de kleine rode vlekjes.
Her hikâye eşit büyüklükte olmayacağından, büyüklük bilgisi noktalarla sağlanır.Binnen elke gemeenschap zijn er mensen die door anderen herkend worden en bekend zijn.
Homeros'a göre Okeanos ve Tethys tüm tanrıların çıkış noktalarıydı.Volgens Homerus waren Oceanus en Tethys de ouders van alle goden.
Monitör ekranı pixellerden (noktalardan) oluşur.Alles wat op het scherm te zien is, is opgebouwd uit pixels.
Y1 ve Y2 bağlantı noktaları arasında (geri bildirim döngüsü) bir başka izleme devresi vardır.Een verder bewakingscircuit ligt tussen de aansluitpunten Y1 en Y2 (terugkoppelcircuit).
Ayrıca ortak en zayıf noktaları kadınlardır.Zijn grootste zwakheid is vrouwen.
Bu zamanda her iki krallık da varlığın doruk noktalarındaydı.De grens tussen beide koninkrijken lag op dat moment op ca.
En zayıf noktaları ise, Kant ve Hegel sistemlerine olan aşırı güvenleridir.Zo spreekt men van de wijsgerige systemen van Kant en Hegel.
Bunun haricinde surların belirli noktalarında konuşlandırılmış kulelerde vardır.Er zijn slechts een aantal bronnen waarin over de hwarang wordt verteld.
Öbür noktaları atalım.Over een andere boeg gooien.
“Bu albümde ötekilerden daha belirgin noktalar var.Op dit album staan vooral covers van andere nummers.
Eğer saldırı takımı tüm O noktalarını süre boyunca ele geçiremezse savunma takımı oyunu kazanmış oluyor.Mocht het detonation team niet binnen de gestelde tijd alles op kunnen blazen, dan wint het defend team.
Günümüz ülkelerinin en yüksek noktaları listesiLijst van landen naar hoogste punt
A ve B noktaları açık, C noktası kapalıdır.Op een ondergrond D zijn de knooppunten A en C bevestigd.
Ayrıca, gerekli koşullar, en küçük (minimum) ve en büyük (maksimum) noktalar için vardır.Daardoor hebben ze (ondanks het grote formaat) een wat minder fraai uiterlijk.
Noktaların her biri bizim bağlantı noktalarımızdır.De hoofdplaats is Elk Point.
Buradan ülke içerisindeki noktalara ve komşu ülke Gabon'un başkenti Libreville'ye uçuşlar düzenlenmektedir.Er vinden reguliere vluchten plaats naar Libreville, de hoofdstad van Gabon.
Uç noktalar birbirlerine nasıl bağlanmış?Zijn de ideeën onderling met elkaar te rijmen?
Kep sistemi sayesinde içerikler ve bütün bu belirtilen noktalar 20 yıl süre ile muhafaza edilmektedir.De molen werd gedemonteerd en de onderdelen werden opgeslagen gedurende twintig jaar.
Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır.Aan deze plaats is een stichtingslegende verbonden uit de hindoeïstische periode.
Yayılan kanatlı altın Amerikalı kel kartallar, yıldızın noktaları arasındadır.De Amerikaanse Adelaar staat tussen de punten van de ster met gespreide vleugels.
Ülkede çok sık bir şekilde polis kontrol noktaları bulunmaktadır.De lokale politie houdt regelmatig toezicht.
Kod noktalarının çoğu ileride yeni karakterlere tahsis edilmek için ayrılmıştır.Het personeel verhuisde grotendeels naar de nieuwe afdelingen VA I t/m VI.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod