Başlıca üreme noktaları Avrupa'dır.Le principali miniere di ritrovamento sono: Europa.
Foton her zaman uzayda ve zamanda yüksek bölgeleşmiş noktalarda görünür.Un fotone appare sempre in un certo punto, molto localizzato, sia nel tempo che nello spazio.
Bunun yerine Voroshilov, komünistlerin kilit noktalarda olduğu bir koalisyon hükümeti kurdurdu.Voroshilov, invece, stabilì un governo di coalizione con i comunisti, che ottennero alcuni dei posti chiave.
Fakat yapılan çalışmalar dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar olduğunu göstermektedir.Per sapere che si sta facendo qualcosa di significativo.
O zamana kadar, Kızıl Ordu Finlandiya'daki önemli stratejik noktaları almak için savaşmıştı.Fino ad allora, l'Armata Rossa aveva combattuto con lo scopo di occupare tutta la Finlandia.
21 Eylül'de şehrin içlerine girmeye başlamışlar ve önemli noktaları ele geçirmişlerdir.Il 21 settembre dovette arrendersi con quel che rimaneva dei suoi carri.
Atbaşı Bulutsusu'nun altında yer alan parlak noktalar, henüz oluşum aşamasındaki genç yıldızlardır.Le macchie brillanti alla base della nebulosa sono giovani stelle in formazione.
Boğaz'ın en bilinen, en işlek noktalarındandır.Da lupo, è quello con l'udito più sviluppato.
Bu çizgi klinik olarak bazı önemli noktalara denk gelir.Da queste curve è possibile stimare numerosi parametri di importanza clinica.
(Oynadığı karakter Bonnie Bennett ile ortak noktaları sorulduğunda) "Hiçbir zaman dinlenmedim.La celebre frase della signora Boynton ("Non dimentico mai nulla.
Ama sonra ortak noktalarını keşfederler.In seguito le sue apparizioni si sono diradate.
Brocard noktaları, geometride bir üçgen içinde yer alan özel noktalardır.In geometria, i punti di Brocard sono speciali punti di un triangolo.
Uç noktalar birbirlerine nasıl bağlanmış?Le faide secondare sono collegate l'una con l'altra.
Dünya yüzeyine yakın noktalarda yerçekimi kuvveti yaklaşık olarak g = 9.81 m/s2 kadardır.L'accelerazione di gravità al suolo è, in media, circa 9,81 m/s2.
Bu iki yaklaşım mühendislerin test olaylarını tasarlamakta kullandığı noktaları tanımlamak için kullanılır.Entrambe le materie suddette usano modelli di calcolo per simulare i fenomeni oggetti di studio.
Ayrıca ortak en zayıf noktaları kadınlardır.Il suo debole sono le donne.
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.Lì tenterà inutilmente di fermare il morbo.
Eğri, seçilen kontrol noktaları esas alınarak oluşturulur.Il sistema di salvataggio è costituito da Punti di controllo predefiniti.
Böylece proteinler izoelektrik noktalarına göre ayrıştırılabilirler.Nella prima dimensione, le proteine sono separate in base al loro punto isoelettrico.
Y1 ve Y2 bağlantı noktaları arasında (geri bildirim döngüsü) bir başka izleme devresi vardır.Между точками соединения Y1 и Y2 имеется еще одна контрольная цепь (контур обратной связи).
Dothiorella Fungisi meyvelerde kahverengi noktalara neden olabilir ama bu pek sık rastlananbir durum değildir.Грибки Dothiorella могут вызвать коричневые пятна на плоде, но данное заболевание встречается редко.
Bu noktalar arasında bir uzaklık olacaktır.Полосы уже, чем расстояние между ними.
Bir hiperbolik üçgenin üç doğrudaş-olmayan noktaları aralarında ve üç bölümden oluşmaktadır.Гиперболический треугольник состоит из трёх неколлинеарных точек и трёх отрезков между ними.
Dört haftalık olunca bu noktaların renkleri daha belirgin hale gelirler.После двух недель такого времяпрепровождения цвета стали ярче.
Çünkü bir ortak noktaları çıkmıştır.У них сложились своеобразные отношения.
Kuantum noktaları bir ışık kaynağı olarak kullanma fikri 1990'larda ortaya çıkmıştır.Идея использования квантовых точек в качестве источника света впервые была разработана в 1990-х годах.
Jüpiter döndükçe iyonosferi de bağlantılı bir şekilde gezegenin kutup noktalarındaki manyetik alanlara kayar.Когда Юпитер вращается, его ионосфера движется относительно дипольного магнитного поля планеты.
Not: bütün noktalar eştir.Девиз: Каждая деталь имеет значение.
Kafası ve boynu boyunca beyaz noktalar görülür.На голове и шее простираются белые пятна.
Bilinen son kontrol noktalarından daha derinde blok zincirinin yeniden yapılandırılmasına izin verilmemiştir.Благодаря этому нет возможности переорганизации цепочки блоков ранее последней контрольной точки.
Paris manzarasını izleyebileceğiniz en güzel noktalardan birisidir .Является одной из самых посещаемых достопримечательностей Парижа.
Hala ayrı ayrı noktalarda yanmakta olan yapılar olmasına rağmen, büyük yangın artık sona ermişti.Ещё оставались очаги возгорания, но в общем великий пожар уже закончился.
Monitör ekranı pixellerden (noktalardan) oluşur.Цифровое изображение состоит из пикселов.
İki çemberin kesişim noktalarının bulunması (eğer kesişiyorlarsa).На ней два коротких перрона (у каждого пути).
Ancak o zaman RPZ kalan noktalar için öncelik tanır.Эта участь не обошла и цехи бывшего РМЗ.
Transit ağı, transfer noktaları ve yerel sınırlar gibi...Через Интернет, локальные сети и съёмные носители.
Ödemeler kontrol noktalarına yapılabilmektedir.Сохранение производится посредством контрольных точек.
Kırmızı noktalar, elipsin odaklarını göstermektedir.Ячейки, обведённые красным, указывают на проводившиеся дома чемпионаты.
Parlak yay ve noktalar ana ovallerin içerisinde düzensiz bir şekilde bulunurlar.Яркие дуги и пятна время от времени появляются внутри основных овалов.
Kaynaktan gelen sesin, yalnızca odaklanılan noktalarda bulunan kişilerce duyulmasını sağlar.Приглашение распространяется только на тех, кто в нём упомянут.
Bu noktaların sayısı kurbağa yaşlandıkça artar.В этом возрасте молодь достигает размера воробья.
Şişli'deki merkezi noktalardan biridir.То есть, центр кластера должен обязательно являться одной из его точек.
Atbaşı Bulutsusu'nun altında yer alan parlak noktalar, henüz oluşum aşamasındaki genç yıldızlardır.Яркие пятна в основании туманности Конская Голова — это молодые звёзды, находящиеся в процессе формирования.
Kadınla ortak noktalarının olması için kendini kör etmelidir.Для Девушкина становится необходимостью записывать ход своих отношений.
Moskova'nın en güzel göründüğü noktalardan biridir.Является одним из самых крупных и примечательных в Москве.
Arter lümenine yakın noktalarda makrofajlardan oluşur.Как ориентирный знак возле геодезических пунктов.
Ayrıca, gerekli koşullar, en küçük (minimum) ve en büyük (maksimum) noktalar için vardır.Обладая маленьким ростом (чему собственны все чао) обладает немалой для него силой.
Şehrin trafiğinin en yoğun olduğu noktalardan biridir.Одна из самых оживлённых по транспортной нагрузке улиц города.
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.هذا يوقف انتشار العدوى.
Her servis bir veya daha fazla uç noktaları üzerinden sözleşmesini yayına çıkarır.كل خدمة تعرض عقودها عبر نقطة اتصال أو أكثر.
Her hikâye eşit büyüklükte olmayacağından, büyüklük bilgisi noktalarla sağlanır.قد درس العلوم كُلّها، وهذه مزية لم توجد في كبار من العلماء إلّا ماشاء الله تعالى .
IEEE 802.11 standardında belirtildiğine göre erişim noktaları üç türde olabilir.يمكن أن يحتوي إطار 802.11 على ما يصل إلى أربعة حقول عناوين .
Sabit noktalardaki sınır askerleri (limitanei) savunmanın birinci hattı olmaya devam etmiştir.وتمركزت قوات الحدود (limitanei) في القواعد الثابتة واستمرت لتكون خط الدفاع الأول.
Diğer yandan çeşitli noktalarda denizaltı gözetleme postaları oluşturulmuştu.ومن جانب اخر أنشأت مراكز مراقبه بحريه في نقاط مختلفه.
Başlıca üreme noktaları Avrupa'dır.موطن النبات الأصلي هو أوروبا الوسطى.
Bunun yanı sıra, bu yeni noktalar hedef hücrelerine yapıştıklarında da daha parlak hale geliyorlar.هذا بالإضافة إلى أن تلك النقاط الكمومية الجديدة تصبح أكثر فلوريةٍ عندما تلتحم بالخلايا المستهدفة.
Raporunda Bowen, protestocularla ve kontrol noktaları için silahlı muhalefet güçleriyle konuştu.وقد تحدث بوين في تقريره إلى المتظاهرين وإلى قوات المعارضة المسلحة التي تدير نقاط التفتيش.
Bu yazısında, uç noktalardaki Nazi'lerden değil, ırkçılığın Fransa'da görülen etkilerinden bahsetti.في هذه المقالة ، الطرف في المشكلة ليس من النازيين ولكنه يتكلم عن أثر التفرقة العنصرية الواضح في فرنسا .
Kararın önemli noktaları şunlardır: Çatışmalara son verilmesi.وما كان أهم من ذلك بالنسبة إليهم هو نهاية القتل.
Noktaların üç tane Galilean ayına karşılık geldiği bulunmuştur: Io, Europa ve Ganymere.وُجِدت البقع لتتوافق مع ثلاثة من أقمار غاليليو: آيو، وأوروبا، وغانيميد.