Ana içeriğe geç
Sözlük

noksan ile cümle

noksan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hiçbir şeyimiz noksan değil.We lack nothing.
Oysa Allah her türlü noksanlıklardan münezzehtir.The High God is feared among all the gods.
Dolayısıyla bunlar daima noksan ve zamanla kaybolmaya mahkumdur.In either case, this is considered normal and will disappear with time.
Ve biz, şehir planlama konusunda geniş noksanlıkla çalışıyoruz.And we are operating with a comprehensive urban-planning deficit.
Noksanlık hakkında, umutlarım hakkında, hatta hayallerimiz hakkında.About our flaws, our hopes, even our dreams.
Çünkü (Allah,) ecirlerini noksansız olarak öder ve Kendi fazlından onlara artırır.So that He may reward them in full, and give them a greater increase by His grace.
Tartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Ki onlar, insanlardan ölçerek aldıklarında noksansız alırlar.Who insist on being given full when they take from others,
Evlat edinmesi, layık değildir Allah'a, noksan sıfatlardan münezzehtir o.It does not behove God to have a son. Too immaculate is He!
Hiç durmadan gecegündüz onu noksan sıfatlardan tenzih ederler.Nor cease to endeavour praising Him night and day.
O halde, ulu Rabbinin adını yüceltip noksanlıklardan tenzih et.So glorify your Lord, the most supreme.
Eksik ölçüp noksan yapan hilekarlara yazıklar olsun!WOE TO THOSE who give short measure,
Tekbir getirerek O'nu noksanlıklardan yücelt de yücelt.So extol Him by extolling His majesty."
Sensin İlah, Senden başka yoktur ilah. Sübhansın, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin!Then he called out from the darkness: "There is no god other than You.
Demişlerdi ki: Noksan sıfatlardan seni arı biliriz, bize bildirdiğin şeylerden başka bilgimiz yok.They said, “Purity is to You! We do not have any knowledge except what You have taught us!
Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur.We do not have any knowledge except what You have taught us!
Ayılınca dedi ki: Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim. Ben inananların ilkiyim.I incline towards You, and I am the first Muslim.”
Biz kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır.We have neglected nothing in the Book; then to their Lord they shall be mustered.
Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim.To God be glory!
Çok an Rabbini, akşam ve sabah çağlarında, onun noksan sıfatlardan arı olduğunu söyle demişti.And mention thy Lord oft, and give glory at evening and dawn.'
Ayılınca dedi ki: Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim.So when he awoke, he said, 'Glory be to Thee!
Seni bu gibi noksanlardan tenzih ederiz.Glory be to Thee!
Onların oradaki duası: "Allah'ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz!" (sözleridir).Their cry therein will be: hallowed be Thou!
Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür.Certainly, Allah is All-Seer of what you do.
Bunun üzerine “Sübhansın ya Rabbenâ, her türlü noksandan uzaksın!They said: "Glory to Our Lord!
Sübhansın, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin!Glory to You!
Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Ben asla Allah'a eş koşanlardan değilim."I and whosoever followeth me - Glory be to Allah! - and I am not of the idolaters.
Andolsun ki mutlaka sizi birazcık korkuyla, açlıkla, mal, can ve meyve noksanıyla sınayacağız.We shall test you with something of fear and hunger, and decrease of goods, life and fruits.
Sübhansın, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin! Doğrusu kendime zulmettim, yazık ettim.I have certainly done wrong to myself (so forgive me)".
Her türlü fikir noksanlığı, oyunculardaki bariz korku.The lack of any idea, the obvious fear in the players.
Bu noksanlık “hataya” düşmeye de öyküler.Auch sei es bei diesen Verfahren zu „schwerwiegenden Fehlern“ gekommen.
Bu lejyonun erzak ve iaşe noksanlığı bulunmaktaydı.Elles y fournissaient lait et force de travail.
Kafatasının burun kısmı fazlaca noksandır.El techo del cráneo es relativamente grueso.
Tüm noksanları ancak 1950'de tamamlanabildi.Возможно, что всё было введено в эксплуатацию только в 1050 году.
Örtülü ateizm – "Bilinçli bir reddiyede bulunmaksızın teistik inançların noksanlığı"."الصادق بوعبان الذي لا أعرفه - آراء حرة".
Bu lejyonun erzak ve iaşe noksanlığı bulunmaktaydı.Можливо, тут було місце поклоніння і жертвоприношення.
Tüm noksanları ancak 1950'de tamamlanabildi.Остаточно усі папери було підписано у 1950 році.
Oysa Allah her türlü noksanlıklardan münezzehtir.Allah adalah Allah yang melampaui segala sesuatunya.
Alman havacılık mürettebatları, BFW'nin ilk makinelerinde beliren ciddi noksanlardan sık sık şikayetçiydiler.德國飛行員時常抱怨BFW生產的飛機有許多嚴重的瑕疵。
Ayarı iyi olan 1,5 veya 2 kırat noksan altın paralar bastırıldı.그 밖에도 ½, 1, 2, 4레알 동전들이 발행됐다.
Kafatasının burun kısmı fazlaca noksandır.פתח האף בקדמת הגולגולת רחב מאוד.
Tüm noksanları ancak 1950'de tamamlanabildi.Večino nastale škode so uspeli popraviti šele leta 1950.
Günümüzde New York'ta bu yapılmıyor. Ve biz, şehir planlama konusunda geniş noksanlıkla çalışıyoruz.K tomu v současnosti v New Yorku nedochází a pracujeme s rozsáhlým deficitem územního plánování.
Günümüzde New York'ta bu yapılmıyor. Ve biz, şehir planlama konusunda geniş noksanlıkla çalışıyoruz.K tomu v súčasnosti v New York City nedochádza a pracujeme s rozsiahlym deficitom územného plánovania.
Günümüzde New York'ta bu yapılmıyor. Ve biz, şehir planlama konusunda geniş noksanlıkla çalışıyoruz.We werken met een gebrek aan goede planning voor de stad.
Noksanlık hakkında, umutlarım hakkında, hatta hayallerimiz hakkında.Despre defectele noastre, speranţele noastre, chiar şi visele noastre.
Noksanlık hakkında, umutlarım hakkında, hatta hayallerimiz hakkında.O našich chybách, našich nadìjích, i o našich snech.
Noksanlık hakkında, umutlarım hakkında, hatta hayallerimiz hakkında.O naših napakah, upanju, celo o naših sanjah.
Noksanlık hakkında, umutlarım hakkında, hatta hayallerimiz hakkında.Over onze fouten, onze hoop, zelfs onze dromen.
Noksanlık hakkında, umutlarım hakkında, hatta hayallerimiz hakkında.Sobre nuestros defectos, esperanzas, incluso nuestros suenos.
Noksanlık hakkında, umutlarım hakkında, hatta hayallerimiz hakkında.Thông tin về lỗi của chúng tôi, hy vọng của chúng tôi, ngay cả những giấc mơ của chúng tôi.
Noksanlık hakkında, umutlarım hakkında, hatta hayallerimiz hakkında.Για τα ελαττώματα μας, τις ελπίδες μας, ακόμα και τα όνειρα μας.
Onların bir çok bilgi noksanlığı vardı fakat ne yazık ki yanlış bilginin, diyelim ki şehir merkezinde.Elles omettaient beaucoup d'informations, mais malheureusement pas les bonnes, par exemple en centre-ville.
Onların bir çok bilgi noksanlığı vardı fakat ne yazık ki yanlış bilginin, diyelim ki şehir merkezinde.정보가 많이 생략되어 있었는데 유감스럽게도 시내 중심에서 잘못된 정보는 빼고 말이죠.
Onların bir çok bilgi noksanlığı vardı fakat ne yazık ki yanlış bilginin, diyelim ki şehir merkezinde.Mnoho informácií v nich chýbalo, no nanešťastie nie tie zlé, napr. v centre mesta.
Onların bir çok bilgi noksanlığı vardı fakat ne yazık ki yanlış bilginin, diyelim ki şehir merkezinde.Nhiều thông tin được loại bỏ bớt, nhưng không may, lại là thông tin không nên loại bỏ, giả dụ khu trung tâm.
Onların bir çok bilgi noksanlığı vardı fakat ne yazık ki yanlış bilginin, diyelim ki şehir merkezinde.Omiteau într-adevăr multe informații, dar din păcate pe cele importante, de exemplu, din centru.
Onların bir çok bilgi noksanlığı vardı fakat ne yazık ki yanlış bilginin, diyelim ki şehir merkezinde.Pominięto na nich wiele informacji, ale nie te, które należało.
Onların bir çok bilgi noksanlığı vardı fakat ne yazık ki yanlış bilginin, diyelim ki şehir merkezinde.Veel informatie was weggelaten. Spijtig genoeg met de verkeerde informatie in het centrum van de stad.
Onların bir çok bilgi noksanlığı vardı fakat ne yazık ki yanlış bilginin, diyelim ki şehir merkezinde.Viele Informationen waren weggelassen, aber leider die falschen, zum Beispiel in der Stadtmitte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod