Tabii ya, Chris Noel arifesinde ayrılacağını söylemişti.Σωστά, η Κρις είπε ότι σκόπευε να φύγει την παραμονή των Χριστουγέννων.
Tabii ya, Chris Noel arifesinde ayrılacağını söylemişti.Точно, Крис говорила, что собирается улететь в канун Рождества.
Tabii ya, Chris Noel arifesinde ayrılacağını söylemişti.هذا صحيح , كريس قالت بأنها سترحل في عشية عيد الميلاد
Tabii ya, Chris Noel arifesinde ayrılacağını söylemişti.そうだ~~!
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Boże, czy mogę dostać rower na Gwiazdkę?"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Dă, Doamne, să primesc o bicicletă de Crăciun!"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Dieu, je peux avoir un vélo pour Noël ?"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Dio, posso avere una bici per Natale?"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Dios, ¿puedo tener una bici por Navidad?"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""God, mag ik een fiets voor Kerstmis?"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Gott, kann ich ein Fahrrad zu Weihnachten bekommen?"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Istenem, kaphatnék egy biciklit Karácsonyra?"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""신이시여, 크리스마스에 자전거를 받을수 있을까요"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Thưa Chúa, Giáng Sinh này Ngài có thể cho con một chiếc xe đạp được không ?"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Θεέ μου, μπορώ να έχω ένα ποδήλατο για τα Χριστούγεννα;"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Господи, мога ли получа колело за Коледа?"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""Господи, можно мне велосипед на Рождество?".
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""אלוהים, אני יכול לקבל אופניים לחג-המולד?"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""يارب، هل من يمكنني الحصول على دراجة للكريسماس؟"
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim"いつも自分で答えるのです 「もちろんだよ」
Thomas Thwaites: Gördüğünüz gibi, Noel süslemeleri asılmış.Come vedete, c'erano le decorazioni di Natale.
Thomas Thwaites: Gördüğünüz gibi, Noel süslemeleri asılmış.토마스 트웨이스트 : 보시는대로, 크리스마스 장식이 있네요.
Thomas Thwaites: Gördüğünüz gibi, Noel süslemeleri asılmış.תומאס תווייטס: כפי שניתן לראות, היו להם שם קישוטי חג-מולד.
Thomas Thwaites: Gördüğünüz gibi, Noel süslemeleri asılmış.توماس ثوايتيس : وكما ترون توجد زينة رأس السنة هناك
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.프로그램 작업을 했습니다. 2010년 명절 전에 어플을 출시했습니다.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.2010年のクリスマス前に 公開しました 「どうやって作ったの?」と いろんな人から聞かれました
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Así que me puse a trabajar en programarlo y lo publiqué justo antes de las fiestas del 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Così mi sono messo all'opera per programmarla, e l'ho realizzato prima delle vacanze del 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Então, comecei a programá-la, e lancei-a mesmo antes das férias de 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Hát nekikezdtem a programírásnak, és közvetlenül a 2010-es vakáció előtt lettem kész.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Ich habe mich ans Programmieren gemacht und sie kurz vor den Ferien 2010 veröffentlicht.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Ik begon te programmeren en ik lanceerde de app vlak voor de eindejaarsfeesten in 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Jadi saya bekerja memrogram aplikasi itu, dan saya luncurkan tepat sebelum masa libur di tahun 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.J'ai donc travaillé à la programmation et je l'ai publié juste avant les grandes vacances de 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.M-am pus pe treabă și l-am terminat înainte de vacanța din 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Så jeg begyndte med at programmere den, og jeg udgav den lige inden ferien i 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Tak jsem ji naprogramoval a vydal těsně před prázdninami roku 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Vậy nên tôi bắt tay viết chương trình này và tôi tung ra nó ngay trước kỳ nghỉ năm 2010
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Začal som ju programovať a bola uvedená krátko pred prázdninami roku 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Zaprogramowałem ją i opublikowałem przed wakacjami 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Έτσι άρχισα να την προγραμματίζω, και την κυκλοφόρησα μόλις πριν τις διακοπές το 2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Отже, я розпочав роботу над ним, і вже перед святами 2010 року випустив цей додаток.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Така че отидох да програмирам, и го пуснах точно преди празниците през 2010та година.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.Я начал работать над этим приложением и закончил его как раз перед праздниками в 2010 году.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.והתחלתי לעבוד על התכנות שלה, ופירסמתי אותה ממש לפני החופש ב-2010.
Uygulamayı proglamlamaya başladım ve 2010 Noel'inden önce satışa sunulmuştu.ولذلك بدأت العمل على برمجته وقد قمت بإطلاقه قبل عطلة عيد الميلاد في 2010
Ve Bay Hong, Noel için bir robot istiyorum.Ah, Señor Hong, para Navidad quiero un robot.
Ve Bay Hong, Noel için bir robot istiyorum.Dl. Holg, eu doresc un robot de Crăciun.
Ve Bay Hong, Noel için bir robot istiyorum.E, Mr. Hong, per Natale voglio un robot.
Ve Bay Hong, Noel için bir robot istiyorum.미스터 홍! 저는 크리스마스에 로봇을 받고 싶어요.
Ve Bay Hong, Noel için bir robot istiyorum.M. Hong, je veux un robot pour Noël.
Ve Bay Hong, Noel için bir robot istiyorum.Panie Hong, chcę dostać na Gwiazdkę robota.
Ve Bay Hong, Noel için bir robot istiyorum.Господин Хонг, я хочу робота на Рождество.
Ve Bay Hong, Noel için bir robot istiyorum.ומר. הונג, אני רוצה רובוט לחג המולד.
Ve Bay Hong, Noel için bir robot istiyorum.والسيد هونغ، أراد روبوتا بمناسبة الكريسماس.
Ve bir Noel arefesi, arta kalmış erişteleri yiyorken.. birbirmizeA w Wigilię, kiedy jedliśmy resztki klusek, powiedzieliśmy "Wesołych Świąt" do siebie nawzajem.
Ve bir Noel arefesi, arta kalmış erişteleri yiyorken.. birbirmizeE alla vigilia di Natale, mentre mangiavamo le tagliatelle rimaste, Ci siamo detti "Buon Natale"
Ve bir Noel arefesi, arta kalmış erişteleri yiyorken.. birbirmizeEn op de dag voor kerstmis, toen we noedel restjes aten, zeiden we "gelukkige kerstdagen" tegen elkaar.
Ve bir Noel arefesi, arta kalmış erişteleri yiyorken.. birbirmizeLễ Giáng Sinh, trong lúc chúng tôi cùng nhau ăn mì Chúng tôi chúc "Merry Christmas" với nhau.
Ve bir Noel arefesi, arta kalmış erişteleri yiyorken.. birbirmizeNa božični večer, sva si voščila vesel božič, medtem ko sva jedla ostanke rezancev.