Ana içeriğe geç
Sözlük

niyet ile cümle

niyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dün Tom'u aramaya niyet etmiştim.I had intended to call Tom yesterday.
Tom'un bir şey yapmasına yardım etmeye niyetim yok.I don't intend to help Tom do anything.
Dans etmeye hiç niyetim yok.I have no intention of dancing.
Sence Tom gerçekten yardım etmek niyetinde mi?Do you think Tom really intends to help?
Tom sana zarar vermek niyetinde değildi.Tom didn't intend to hurt you.
Sence Tom gerçekten bütün viski şişesini kendi başına mı içmek niyetinde?Do you think Tom really intends to drink that whole bottle of wine by himself?
Bu gece o şarkıyı söylemek niyetinde değilim.I don't intend to sing that song tonight.
Onu görmeye niyetim yok.I have no intention of seeing him.
Tom kimseyi vurmaya niyet etmedi.Tom didn't mean to shoot anyone.
Yakın zamanda emekli olmaya niyetim yok.I have no intention of retiring anytime soon.
Boston'a taşınmak niyetindeyim.I intend to move to Boston.
Tom'un kimseyle evlenmek için hiçbir niyeti yok.Tom has no intention of marrying anybody.
Tom için oy vermeye niyetim yok.I have no intention of voting for Tom.
Alışverişe gitmeye niyetlenmiştim.I had intended to go shopping.
Tom'un gitme niyeti yoktu.Tom had no intention of going away.
Fadıl'ın Leyla'yla evlenme niyeti yok.Fadil has no intentions of marrying Layla.
Fadıl, Leyla ile evlenmeye hiç niyetli değildi.Fadil never intended to marry Layla.
Onu bir daha yapmaya niyetli değilim.I don't intend to do that again.
Fadıl çok geçmeden gerçek niyetini gösterdi.Fadil soon showed his true colors.
Birkaç aylık flörtten sonra Fadıl'ın gerçek niyeti ortaya çıktı.After a few months of dating, Fadil's true colors emerged.
Fadıl gerçek niyetini gösterdi. O bir korkaktı.Fadil showed his true colors. He was a coward.
Niyetlerinizi daima açık tutun.Always keep your intentions clean.
Tom onu yapmak niyetinde olmadığını söyledi.Tom said he had not intended to do that.
Tom onu yapmaya niyet ettiğini söyledi.Tom said he intended to do that.
Tom'un Mary ile evlenmek gibi bir niyeti yok.Tom has no intention of marrying Mary.
Tom'un Mary ile evlenmek gibi bir niyeti yoktu.Tom had no intention of marrying Mary.
Bizim onu yapmaya niyetimiz yoktu.We never had any intention of doing that.
Onu yapmaya hiç niyetim yoktu.I never had any intention of doing that.
Emma Watson, BM Kadın İyi Niyet Elçisidir.Emma Watson is a UN Women Goodwill Ambassador.
Senin niyetin o muydu?Was that your intention?
Tom bana onu yapmak niyetinde olmadığını söyledi.Tom told me that he didn't intend to do that.
Tom kendini öldürmeye niyetleniyordu.Tom intended to kill himself.
Tom onu yapmaya niyetli değildi.Tom didn't intend to do that.
Tom onu yapmaya niyetlendi.Tom intended to do that.
Geleceğimiz küçük bir elitin iyi niyetine bağlıdır.Our future depends on the goodwill of a small elite.
Gerçekten onu yapmaya niyetli misin?Do you truly intend to do that?
Tom, Mary'ye zarar vermeye niyetli olmadığını söyledi.Tom said he hadn't intended to hurt Mary.
Tom onu yapmaya niyetlenmemiş olduğunu söyledi.Tom said he hadn't intended to do that.
Gerçekten onu yapmaya niyetin var mı?Do you really intend to do that?
Tom aslında onu yapmak niyetinde olmadığını söyledi.Tom said that he didn't really intend to do that.
Leyla, kızını korumak niyetindeydi.Layla was intent on protecting her daughter.
Sami onu yapmaya niyetlendi.Sami intended to do it.
Eylemler, niyetlerine göre yargılanmalıdır.Actions are to be judged by their intentions.
Tom'un bunu yapmaya niyet edip etmediğini bilmiyorum.I don't know whether Tom intended to do that or not.
Tom'a bunu yapmaya niyetim olmadığını söylemedim.I didn't tell Tom that I didn't intend to do that.
Tom'un niyeti neydi, bilmiyorum.I don't know what Tom's intentions were.
Bunu dün yapmak niyetindeydim.I had intended to do that yesterday.
Tom bunu yapmak niyetinde olduğunu söylüyor.Tom says that he intends to do that.
Tom bunu tekrar yapma niyetinde değil.Tom doesn't intend to do that again.
Tom'un bunu yapmaya niyeti yoktu.Tom had no intention of doing that.
Kimseye zarar vermeye niyetim yoktu.I didn't intend to hurt anyone.
Tom tatlı niyetine meyve yer hep.Tom always eats fruit for dessert.
Tom Mary'ye bunu yapma niyetinde olmadığını söyledi.Tom told Mary he didn't intend to do that.
Tom Mary'nin ne yapmaya niyet ettiğini bilmiyordu.Tom didn't know what Mary intended to do.
Tom Mary'nin bunu yapmaya niyet ettiğini söyledi.Tom said that Mary intended to do that.
Bunu yapmaya niyet etmiştim.I had intended to do that.
Tom Mary'nin bunu yapmaya niyet ettiğini söylüyor. söylüyor.Tom says that Mary intends to do that.
Tom Mary'ye bunu yapmaya niyet ettiğini söyledi.Tom told Mary he intended to do that.
Boston'dan ayrılmak niyetindeyim.I intend to leave Boston.
Ben bunu şimdi yapmaya niyet ediyorum.I intend to do that now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod