Eğer niyet eder de Ruhunu ve soluğunu geri çekerse,Εαν βαλη την καρδιαν αυτου επι τον ανθρωπον, θελει συρει εις εαυτον το πνευμα αυτου και την πνοην αυτου
Eğer niyet eder de Ruhunu ve soluğunu geri çekerse,Ако прилепи Той сърцето Си само към Себе Си, И оттегли към Себе Си Духа Си и душата Си,
Eğer niyet eder de Ruhunu ve soluğunu geri çekerse,Если бы Он обратил сердце Свое к Себе и взял к Себе дух ее и дыхание ее, –
Eğer niyet eder de Ruhunu ve soluğunu geri çekerse,אם ישים אליו לבו רוחו ונשמתו אליו יאסף׃
Eğer niyet eder de Ruhunu ve soluğunu geri çekerse,ان جعل عليه قلبه ان جمع الى نفسه روحه ونسمته
Eğer niyet eder de Ruhunu ve soluğunu geri çekerse,他 若 專 心 為 己 、 將 靈 和 氣 收 歸 自 己
Eğer niyet eder de Ruhunu ve soluğunu geri çekerse,他 若專心為己 、 將靈 和 氣收 歸 自己
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Ak mojím úmyslom bolo zbaviť islam od zla, potom budem odmenený životom v raji.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Als mijn intentie was om het kwade voor de islam uit te roeien, dan zal ik met het paradijs worden beloond.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Dacă intenţia mea a fost să elimin răul pentru Islam, atunci voi fi răsplătit cu paradis.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Ha a szándékom a gonosz kiírtása volt az Iszlám nevében, akkor a paradicsom lesz a jutalmam.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Jeśli chciałem zniszczyć zło zagrażające islamowi, w nagrodę otrzymam raj.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Jika niat saya adalah memberantas kejahatan demi Islam, saya akan dihadiahi surga.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.만약 제 의도가 이슬람을 위해 악을 없애는 것이었다면, 전 천국에서 상을 받게 되겠죠."
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Nếu mục đích của cháu là tiêu diệt ma quỷ cho Hồi giáo, cháu sẽ được thưởng bằng việc lên thiên đàng.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Pokud bylo mým záměrem vymýtit ve jménu islámu zlo, pak budu odměněn nebem.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Se a minha intenção foi erradicar o mal pelo Islão então eu serei recompensado com o paraíso.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Si mon intention était d'éradiquer le mal de l'Islam, je serais récompensé par le Paradis.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Wenn es meine Absicht war das Böse für den Islam zu vernichten werde ich mit dem Paradies belohnt werden.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Y si éstas son erradicar al mal en nombre del Islamismo, seré recompensado con el Paraíso.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Εάν η πρόθεσή μου ήταν να εξαλείψω το κακό για το Ισλάμ, θα ανταμειφθώ με τον παράδεισο.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Ако намерението ми е било да изкореня злото за исляма, тогава ще бъда възнаграден с рай.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.И если моя цель была - искоренить зло во имя ислама, тогда наградой мне будет рай.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Якщо в моїх намірах було викорінювати зло заради ісламу, я отримаю в нагороду рай.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.אם כוונתי היתה להסיר את הרשע למען האיסלם, כי אז אבוא על גמולי בגן עדן.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.إذا كانت نيتي القضاء على الشر من أجل الإسلام، عندها سيكون جزائي الجنة.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.僕は楽園に行けるんだ
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Ak je si nestály, čo robíš s tým, ktorý je renown'd pre vieru?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Als gij wispelturig, wat gij met hem Dat is renown'd voor geloof?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Če ti si muhastega, kaj ti Dost z njim To je renown'd za vero?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Dacă eşti capricios, ceea ce tu Dost cu el că este renown'd pentru credinţă?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Ha te vagy ingatag, mit akarsz vele Ez renown'd a hit?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Hvis du er vægelsindet, Dost hvad du med ham Det er renown'd for tro?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Je-li jsi nestálý, co děláš s tím, který je renown'd pro víru?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Jeśli jesteś niestały, co ty z nim To renown'd do wiary?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Jika engkau berubah-ubah, apa engkau dengan dia Itu renown'd untuk iman?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Jos sinä olet oikullinen, Mitä sinä hänen kanssaan, että on renown'd uskon?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost? Kararsız olun, servet;너는 예술 변덕스러운 경우, 믿음 renown'd입니다 그와 너는 뭘 dost? 변덕 스러워요, 재산;
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost? Kararsız olun, servet;Αν εσύ είσαι άστατος, τι θελεις Dost μαζί του ότι είναι renown'd για την πίστη; Να είναι άστατος, τύχη?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost? Kararsız olun, servet;אם הנך הפכפך, ימה אתה איתו זה renown'd לאמונה? להיות הפכפך, הון;
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost? Kararsız olun, servet;إذا كان الفن انت متقلب ، ما dost انت معه وهذا هو renown'd عن الإيمان؟ يكون متقلب والثروة ؛
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost? Kararsız olun, servet;その後、私は願って、なたはしおれる長い彼を保つしかし、彼を返送しません。
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Nếu ngươi nghệ thuật hay thay đổi, Sở KHCN ngươi với ông đó là renown'd cho đức tin?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Om du är ombytliga, vad skall du med honom Det är renown'd för tro?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Se sei volubile, che fai tu con lui che è renown'd per la fede?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Se tu és inconstante, o que fazes com o que é renown'd para a fé?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Si eres inconstante, lo que haces con él, que es renown'd de la fe?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Si tu es volage, ce que tu fais avec lui C'est renown'd pour la foi?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Wenn du bist wankelmütig, was willst du mit ihm, dass für den Glauben renown'd ist?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Ако ти си капризен, какво правиш с него,, Това е renown'd за вяра?
Eğer sen sanat kararsız, niyet için renown'd onunla Sen ne dost?Если ты непостоянна, что ты с ним То есть renown'd за веру?
Ekselansları... ...niyetinizi anlıyorum ama...Felség, megértem a szándékait, azonban...
Ekselansları... ...niyetinizi anlıyorum ama...Votre Altesse, je comprends vos intentions mais...
Ekselansları... ...niyetinizi anlıyorum ama...Υψηλοτάτη! Γνωρίζω πολύ καλά γιατί το κάνετε αυτό, Υψηλοτάτη. Ωστόσο...
Ekselansları... ...niyetinizi anlıyorum ama...جلالتك اعلم لماذا تريدين فعل هذا ...لكن
Eksik olan niyet 20 yıl çnce Mars'ta olabilirdikBrakuje nam tylko chęci. Mogliśmy wylądować na Marsie 20 lat temu.
Eksik olan niyet 20 yıl çnce Mars'ta olabilirdikCeea ce pare să ne lipsească e voinţa. Am fi putut ajunge pe Marte acum 20 de ani.
Eksik olan niyet 20 yıl çnce Mars'ta olabilirdikLo que parece faltarnos es la voluntad. Podríamos haber estado en Marte hace 20 años.
Eksik olan niyet 20 yıl çnce Mars'ta olabilirdikΑυτό που δείχνει να μας λείπει είναι η θέληση. Θα μπορούσαμε να είμαστε στον Άρη εδώ και 20 χρόνια.
Eksik olan niyet 20 yıl çnce Mars'ta olabilirdikВсё, чего нам не хватает, это воли. Мы могли отправиться на Марс 20 лет назад.