Ana içeriğe geç
Sözlük

niyet ile cümle

niyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kimileri ise yaşlılıklarını İsveç'te geçirme niyetiyle geri dönmüşlerdir.Monet ahvenanmaalaiset haaveilivat pääsystä takaisin Ruotsin yhteyteen.
Ama Ordu onu bırakma niyetinde değildir.Parlamentti päätti kuitenkin olla erottamatta häntä.
O, niyetinde oldukça kararlıydı.Hän oli melko varma päätöksestään.
Üçüncü bir taraf olarak pozisyon almaya niyetliyim.Aion ryhtyä kolmanneksi osapuoleksi.
Başlangıçta çabuk kızan ve biraz kötü niyetli biri olan Doktor hızla daha merhametli bir figüre dönüştü.Ο αρχικά οξύθυμος και ελαφρώς απειλητικός Doctor γρήγορα ωρίμασε σε μια πιο συμπονετική φιγούρα.
Ayrıca Unicef'in ''En Genç İyi Niyet Elçisi'' seçilmiştir.Είναι επίσης η νεότερη Πρέσβειρα Καλής Θέλησης της UNICEF.
Welch, yanıldığını ve niyetinin emeğe saygı olduğunu söyleyerek durumu kabul etti.H Welch παραδέχτηκε πως έσφαλε και δήλωσε πως πρόθεσή της ήταν να αποτίσει φόρο τιμής.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/26/1998.Κατατέθηκε 01/12/1971.
Bu arada Marcian, tahta geçmeye niyetlendiği için imparatora şikayet edildi.Εν τω μεταξύ ο Μαρκιανός κατηγορήθηκε στον Αυτοκράτορα, ότι επιθυμεί τον θρόνο.
Bolesław, şehri teslim etmeye niyetli değildi.Ο Αβετίσοφ ζήτησε να παραδώσουν την πόλη.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Μοχθήστε με τις καρδιές και τα χέρια και τις φωνές.
Aslında uzun zamandır niyetliydim ama… pekala daha yapılmamış şeylerden bahsetmenin anlamı yok.Για πολύ καιρό σκεφτόμουν 'Λοιπόν, απλά δεν πρόκειται να συμβεί'.
2007 yılının Kasım ayında UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi oldu.Το Σεπτέμβριο του 2007 έγινε πρέσβειρα καλής θελήσεως για τη UNICEF.
Liderleri, onları kendi cesur niyeti ile bir uyumlu bedende birleştirdi.Ο αρχηγός τους τους ενέπνευσε με τη δική του αποφασιστικότητα και τους δέσμευσε σε ένα συνεκτικό σύνολο.
Bu sırada Avusturya Silezya'yı geri alma niyetindeydi.Η Αυστρία για δεύτερη φορά επεδίωξε την ανάκτηση της Σιλεσίας.
Martin, Ethan'ın Debbie'yi öldürmesine engel olmak niyetindedir.Martin følger med Ethan for at forhindre ham i at slå Debbie ihjel.
Marge, Simpson ailesinin iyi niyetli ve aşırı sabırlı annesidir.Marge er den velmenende og yderst tålmodige moder i Simpson-familien.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Og hvor I end er, så vend jeres ansigter mod den.
İlk üç sezon boyunca Homer'ın yakın çekimleri için tasarımına kaş niyetine iki küçük çizgi eklendi.I de første tre sæsoner var der i nogle nærbilleder af Homer inkluderet små linjer i hans design.
Khan 2016 yılında Artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında ilk UNESCO İyi Niyet Elçisi olmuştur.I 2016 blev Khan UNESCO Goodwill-ambassadør for kunstnerisk frihed og kreativitet.
İtalya'ya kaçma niyetinde olan Servet, Calvin ve reformcularının suçlandığı Cenevre'de durmuştur.På flugt til Italien, stoppede Serveto i Geneve, hvor Calvin og hans reformister havde anklaget ham.
Niyetleri Kızıl Ordu'dan kaçıp Birleşik Devletler Ordusu'na teslim olmaktı.Derefter blev han taget til fange af amerikanske styrker og overgivet til den Røde Hær.
UNICEF'in İyi Niyet Elçisi.Dette er en liste med UNICEF Goodwill Ambassadører.
İncelikli, samimi, iyi niyetli.Hjerteligt, følt, inderligt.
2016: Deeyah Khan artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında UNESCO tarafından İyi Niyet Elçisi olarak atandı.2016: Udpeget til Goodwill-ambassadør for UNESCO for kunstnerisk frihed og kreativitet kategori.
Otto kiliseyi egemenliği altına almak ve Alman topraklarında dinsel imparatorluk gücü kurmak niyetindeydi.Otto havde til hensigt at dominere kirken og forene de tyske landområder.
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.Det var nok ikke noget dårligt valg.
Beyaz bayrak iyi niyetin, beyaz bir sayfa da yeni başlangıçların ifadesidir.Det originale belgiske flags gule bånd er erstattet af et hvidt bånd, som symboliserer en ny begyndelse.
İyi niyetli bir insan.Han var et tænkende menneske.
Bu iyi niyetini halk tarafından kötüye kullanılmasına da izin vermemiştir.Det hjalp ikke, at han også optrådte uheldigt i offentligheden.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.Et tydeligt tegn til andre.
BSO 2009 yılından beri UNICEF iyi niyet elçisidir.Hun har siden 2003 været UNICEF Goodwill Ambassador.
"Kime niyet kime kısmet"."Hvem er du som skal bestemme det?"
Ama Ordu onu bırakma niyetinde değildir.Men hospitalet ville ikke lade ham.
2016: Deeyah Khan artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında UNESCO tarafından İyi Niyet Elçisi olarak atandı.2016: Deeyah Khan ble utnevnt som Goodwill Ambassadør for UNESCO for kunstnerisk frihet og kreativitet.
Bu büyük bir gizemdi ve bunu çözmeye niyetlendi.Dette ble en mystisk effekt han valgte å beholde.
UNICEF'in İyi Niyet Elçisi.Hun er også goodwill-ambassadør for UNICEF.
Wilt iki ay sonra görünüşe göre Shane'e intikam almak niyetinde döndü.Wight kom tilbake to måneder senere, han ville ha hevn på Shane.
Niyeti ona tecavüz etmek veya fidye istemek filan değildir.Han skal ikke kunne underkastes noen form for anholdelse eller tilbakeholdelse.
Pencere filmi gerçekleri gösterme niyetindedir.Filmen skal bevise premissets sannhet.
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.Kimon hadde i realiteten ingenting å gjøre med denne avtalen.
Metafizik model niyetinde temsil gerçekte en olası yol.Objektiv rasjonell hvis handlingen faktisk er best.
Bunlar Ridley'nin kara film tadından bir iş çıkarma şeklindeki asıl niyetine çok uygundu" diye konuştu.Temmelig nøyaktig akkurat det man forventer fra en Schwarzenegger film».
31 yaşına gelmiş Kırcan ise futbolu bırakmak niyetindeydi.Ved sesongslutt valgte Irvine i en alder av 33 år å legge opp som fotballspiller.
Otto kiliseyi egemenliği altına almak ve Alman topraklarında dinsel imparatorluk gücü kurmak niyetindeydi.Otto hadde til hensikt å dominere kirken og således kunne forene de tyske landområdene.
Dünyayı fethetmek gibi bir niyetleri yoktu.Det hadde ingen begreper om hvordan landet skulle ledes.
Onları bırakmak gibi bir niyetimiz de yok zaten...Men jeg tar ikke fra dem noe...
Exo-K'nın üyeleri Aralık 2012'de Güney Kore'nin Red Cross Youth'ın iyi niyet elçileri oldu.Para anggota dari EXO-K menjadi duta Palang Merah Remaja Korea Selatan pada bulan Desember 2012.
Donna Anna, Don Ottavio, Donna Elvira, Zerlina ve Masetto suçluyu yakalamak niyetiyle sahneye girerler.Donna Anna, Don Ottavio, Donna Elvira, Zerlina, dan Masetto tiba, mencari penjahat itu.
2016: Deeyah Khan artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında UNESCO tarafından İyi Niyet Elçisi olarak atandı.2016: Deeyah Khan ditunjuk sebagai Duta Besar UNESCO untuk kebebasan artistik dan kreativitas.
JYP'den bir temsilci TWICE grubunun 2015 sonunda çıkış yapma niyetinde olduğunu açıkladı.Perwakilan JYP Entertainment menyatakan bahwa agensi akan mendebutkan TWICE pada akhir tahun 2015.
Fakat Scott'un sakinleşmeye hiç niyeti yoktur.Pop tidak mau tinggal diam.
Niyeti bellidir: Ağabeyiyle birlikte gitmek.Kemudian bergabung pula Aulia (saudara angkat Tiara).
Dizinin yapımcıları Aang'in yüz yıl boyunca bir buzdağında tıkılı kalmış olması niyetindelerdi.Mulanya pencipta serial Avatar berniat menceritakan Aang terjebak dalam bongkahan es selama seribu tahun.
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.Lalu mereka saling berjanji tidak akan mengumbar rahasia masing-masing.
Tüm iyi niyeti ile insanlara yardımcı olmaya, onlarla sohbet edip onları dinlemeye çalışmaktadır.Ia juga baik dengan kaum hawa dan berlaku dermawan kepada bawahannya.
11 Mart 2010 tarihinde Messi, UNICEF tarafından "iyi niyet elçisi" seçildi.Pada 11 Maret 2010 Messi mengumumkan sebagai duta besar untuk UNICEF.
Khan 2016 yılında Artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında ilk UNESCO İyi Niyet Elçisi olmuştur.Pada tahun 2016, Deeyah menjadi Duta Besar UNESCO Goodwill untuk Kebebasan Artistik dan Kreativitas..
Sonra vitir namazının bir rekatına niyet edilir ve sonunda selam verilir.Amar ma’ruf (tuntutan berbuat baik) dan nahi munkar (mencegah perbuatan yang tercela).
Pencere filmi gerçekleri gösterme niyetindedir.Film dokumenter adalah film yang mendokumentasikan kenyataan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod