Ana içeriğe geç
Sözlük

niyet ile cümle

niyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İngiltere'ye geri dönüşü üzerine hemen Markham, donanmayı terk etme niyetinden babasını haberdar etmiştir.Сразу по возвращении в Англию Маркем сообщил отцу о своей твёрдой решимости покинуть флот.
Türkiye Unicef iyi niyet elçisi ve Küresel Vatandaşlık Forumu elçisidir.Шакира — Посол доброй Воли ЮНИСЕФ и одна из мировых представителей.
Fakat Scott'un sakinleşmeye hiç niyeti yoktur.Нет, она не хочет успокоиться.
Müfettiş Pine, o gece Stonewall Inn'i kapatıp demonte etmeye niyet etmişti.На следующую ночь инспектор Пайн намеревался закрыть и демонтировать бар.
Komplocular ilk önce Germanus'un büyük oğlu Justinus'e niyetlerini anlattılar.Заговорщики вначале сообщили о своём замысле Юстину, старшему сыну Германа.
Niyeti hiç şüphesiz ki, iyi idi.Он — истинное благо!
Aslında uzun zamandır niyetliydim ama… pekala daha yapılmamış şeylerden bahsetmenin anlamı yok.Тяжело было, но я ни на минуту не жалела о том, что сделано.
Oysa Holokost tüm Avrupa'nın Yahudilerini imha niyetindeydi.Гитлер намерен уничтожить всех евреев Европы.
Kötü niyetle yapılırsa, günah olur.Тот, кому зло причинили, злом ответит на зло.
Yunanca doksa: Düşünce; niyet.Греческий текст, перевод, комментарии. — Изд.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.С другими ведёт себя уверенно.
Belirli bir niyetleri var gibiydi."Думаю, здесь есть какой-то умысел» .
Çok iyimser, iyi niyetli ve uysaldır.Это хорошее самочувствие, оптимизм, осуществимые планы.
2. Sahne: Manastırın önünde Di Luna ve etrafındakiler Leonara'yı kaçırma niyetiyle oraya gelmişlerdir.Сцена 2: Отдалённое место около садов замка Собравшиеся придворные рыцари выражают Леоноре свою симпатию.
Fakat Napolyon’un niyeti hiç de böyle değildi.Наполеон этого, естественно, не желал.
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.Мартин не стремился совершать какие-либо подвиги.
Dünyayı fethetmek gibi bir niyetleri yoktu.У меня не было порыва завоевать мир, как у них.
İyi niyetli sempatizanlar ve gazeteciler ile büyük bir kalabalık daire dışında kaldırımda toplandı.Многочисленная толпа доброжелателей, поклонников, туристов и репортеров собралась на улице около её квартиры.
"Kime niyet kime kısmet".Подумаешь, кому это интересно?».
Niyeti bellidir: Ağabeyiyle birlikte gitmek.فسار أبوبكرة (وهو أخو زياد لأمه) إلى معاوية.
UNICEF'in İyi Niyet Elçisi.سفيرة النوايا الحسنة لصندوق الأمم المتحدة للسكان.
Marge, Simpson ailesinin iyi niyetli ve aşırı sabırlı annesidir.مارج هي نظام أمومي جيد للغاية وصبورة جدا في عائلة سيمبسون.
Ayrıca Meyer, kitabın kötü niyetle sızdırıldığına inanmadığını ve herhangi bir isim vermeyeceğini söyledi.ماير كما ذكرت أنها لا تعتقد أن المخطوطة تم تسريبها مع أي نية خبيثة، ولن تعطى أية أسماء.
5 Aralık 2007'de Janković Çocuk Fonu için Sırbistan'ın UNICEF İyi Niyet Elçisi oldu.في 5 ديسمبر 2007, أصبحت يانكوفيتش سفيرة اليونسيف في صربيا, من أجل صندوق الأطفال.
Rabbenâ âtinâ, Allahümmağfir leh Duâ niyeti ile Besmelesiz Fâtiha-i şerife okumak da olur.(رب إن من أعطيته العقل ماذا حرمته وإن من حرمته العقل ماذا وهبته) لعلى بن أبى طالب رضى الله عنه.
Tüm niyet ve amaçlar için kaçınılmaz son belli olmuştu.الوضوح التام في المقاصد والغايات.
2005 yılında Birleşmiş Milletler mülteciler yüksek komiserliği tarafından iyi niyet elçisi unvanını aldı.وفي عام 2005 فقد حصلت على لقب سفيرة النوايا الحسنة، والذى سلمه لها مفوض الأمم المتحدة السامى لشؤون الاجئين.
"İyi niyet yetmeyebiliyor".فلم يخط فؤاده».
İtalya'ya kaçma niyetinde olan Servet, Calvin ve reformcularının suçlandığı Cenevre'de durmuştur.بقصد الهروب إلى إيطاليا، توقف سيرفيت في جنيف، حيث شجبه كالفين ومصلحوه.
Dexter sağ, becerlikli, şanslı, iyi niyetli anlamlarında Latince bir sıfattır.ديكستر (Dexter)، كلمة تعبيرية لاتينية وتعني " الجهة اليمنى، البارع، محظوظ، مؤيد، مناسب، ملائم ".
İmzada kimlik ve niyet kanıtı vardır.كان هناك دليل واعتراف.
Bu liste, Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF) için çalışan İyi Niyet Elçilerini ve Savunucuları sıralar.سفراء يعملون نيابة عن صندوق الأمم المتحدة للطفولة لحقوق الأطفال.
Rusya, Enver Paşa'nın savaş niyetlisi olduğuna dair bilgi edindi.و لكن روسيا أُبلغت بنية وزير الحربية أنور باشا.
2000 ve 2001 yılında da UNESCO'un iyi niyet elçisi olarak görev yaptı.في عام 2002، عين سفيرا للنوايا الحسنة لمفوضية الأمم المتحدة لشؤون اللاجئين.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.الواجب نحو الآخرين.
Khan 2016 yılında Artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında ilk UNESCO İyi Niyet Elçisi olmuştur.في عام 2016 تم تسمية خان لتكون سفيرة النوايا الحسنه لليونسكو.
II. Wilhelm ise, yönetimine bir iç savaşta kan dökerek başlamak niyetinde değildi.فأجابه فيلهلم بأنه لا يريد بدء فترة حكمه بمعركة دموية ضد رعاياه.
Oysa Holokost tüm Avrupa'nın Yahudilerini imha niyetindeydi.موسكو تم تقريبا "تطهيرها" من اليهود كلها.
Kısa sürede Bartholomew'un gerçek kimliği ve niyeti anlaşılır.وعرف بصوته الباس باريتون وفكاهته البسيطة.
Bunun üzerine, Osmanlı Devleti Revan'ı alma niyetini belli etti.وأكد أنه يريد العودة إلى النظام الملكي الاستبدادي.
Sanatçı 2006 yılında Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü'nün “iyi niyet elçisi” seçilmiştir.وقد اختيرت كسفيرة للنوايا الحسنة ، وذلك من خلال منظمة الامم المتحدة للاجئين في عام 2006.
Böyle bir savda bulunmak bu kitabın niyetini yanlış anlamak demektir.في كلا المثالين، يبدو أن القصد من الرسالة واضح.
Niyeti oraya yerleşime açmaktı, ancak su tedarikinin yetersiz olmasından dolayı bu planı da gerçekleşmedi.على الرغم من أنه كان من المفترض أن تغلق جنوم نفسها إلا أن الخطة لم تعمل بشكل جيد.
Ameller niyetlere göredir.إنّما الأعمال بالنيّات
Kasım 2007'den beri UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi'dir.[1][1]
Müfettiş Pine, o gece Stonewall Inn'i kapatıp demonte etmeye niyet etmişti.O inspetor Pine tinha a intenção de fechar e desmantelar o Stonewall Inn naquela noite.
Çünkü en iyi niyete sahip olabilirsiniz ama yeterli bilginiz olmayabilir ve çok büyük hatalar yapabilirsiniz."Porque você pode ter as melhores intenções, mas não ter informação suficiente e cometer grandes erros".
O sefer on kişi Kameny ile yürümüştü ve basını niyetlerine dair hiç uyarmamıştı.Dez pessoas marcharam com Kameny e não alertaram sobre suas intenções.
Aleksios reddetti ve kızlarından biriyle evlendirme niyetinde olduğunu iddia etti.Aleixo recusou, alegando que tencionava casar o garoto com uma de suas próprias filhas.
İyi niyetin bir nişanesi olarak, Nikiforos mektup ile beraber altın hacını yolladı.Como prova adicional de boa fé, Nicéforo enviou a sua cruz de ouro juntamente com a carta.
Matkap hedefe yaklaştıkça kötü niyetli bir varlık kendini duyurmaya başlar.À medida que a broca se aproxima de seu alvo, uma presença maligna começa a se revelar.
Wilt iki ay sonra görünüşe göre Shane'e intikam almak niyetinde döndü.Wight retornou dois meses depois, aparentemente querendo se vingar de Shane.
Komplocular ilk önce Germanus'un büyük oğlu Justinus'e niyetlerini anlattılar.Os conspiradores primeiro contaram suas intenções para Justino, filho mais velho de Germano.
Komutanlar savaşma niyetinde olsa da her iki taraftaki baronlar artık savaşmak istememektedir.Nesse ponto da guerra, os barões de ambos os lados pareciam querer evitar batalhas.
UNICEF'in İyi Niyet Elçisi.É embaixador da UNICEF.
Bu eserin Eski Saray'ın Salone dei Cinquecento duvarı için fresk bir tablo olacağı niyet edilmişti.Inicialmente, a obra deveria ser um afresco pintado numa parede do Salone dei Cinquecento, no Palazzo Vecchio.
Konuşmacının esas niyeti başarısız olmuştur.O concílio falhou totalmente no seu objetivo principal.
Şirket daha önce Asha'yı Windows Phone platformunda bir "rampa" olarak kullanmaya niyetli olduğunu açıkladı.A Microsoft tem como objetivo usar a linha Asha como uma "rampa" para o Windows Phone.
Leo Fokas, Moesia'yı işgal etmeye niyet etti ve Peçenekler ve Lekapenos'un birlikleri ile Dobruca'da buluştu.Leão Focas pretendia invadir a Mésia e se encontrar com os pechenegues e as tropas de Lecapeno em Dobrudzha.
"Kime niyet kime kısmet"."Quem é quem no Conama".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
niyet ile cümle - Sayfa 18 - niyet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App