Ana içeriğe geç
Sözlük

niye ile cümle

niye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Perchè vediamo questi livelli estremamente alti in alcune nazioni?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Porque vemos estes valores extremamente elevados nalguns países?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?¿Por qué vemos estos niveles tan altos en algunos países?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Pourquoi rencontrons nous ces taux extrêmement élevés dans certains pays?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Prečo nachádzame v niektorých krajinách tak extrémne vysoké hodnoty?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Proč v některých zemích nalézáme takto extrémní hodnoty?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Skąd takie ekstrema?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Tại sao chúng ta lại nhìn thấy những mức nhiễm cao kỷ lục chỉ ở một vài nước?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Varför har vi så extremt höga nivåer i vissa länder?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Waarom zien we deze extreem hoge niveaus in sommige landen?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Warum sehen wir diese extrem hohen Level in einigen Ländern?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Zakaj vidimo te ekstremno visoke vrednosti v nekaterih državah?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Γιατί βλέπουμε αυτά τα εξαιρετικά υψηλά ποσοστά σε μερικές χώρες;
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Защо виждаме тези изключително високи нива в някои страни?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Почему в некоторых странах мы видим настолько высокий уровень инфицирования?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Чому в деяких країнах ми бачимо дуже високий рівень інфікованих?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?מדוע אנו רואים רמות גבוהות כל כך במדינות מסוימות?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?لماذا نرى مستويات مرتفعة من المرض في بعض الدول؟
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?そうですね。複数のパートナーを持つ国に多いと言えます
Belki de niyet buydu.C'était peut-être voulu.
Belki de niyet buydu.Có lẽ đó chính là sự sắp đặt.
Belki de niyet buydu.Det var kanske avsikten.
Belki de niyet buydu.Forse era proprio quella l'intenzione.
Belki de niyet buydu.아마도 그게 그녀의 의도였을지도 모른다.
Belki de niyet buydu.Måske var det meningen.
Belki de niyet buydu.Misschien was dat de bedoeling.
Belki de niyet buydu.Może taki był zamysł.
Belki de niyet buydu.Možná to byl záměr.
Belki de niyet buydu.Mungkin itulah maksudnya.
Belki de niyet buydu.Poate că asta a fost intenţia.
Belki de niyet buydu.Talán ez volt a szándék.
Belki de niyet buydu.Tal vez esa era la intención.
Belki de niyet buydu."Talvez fosse essa a intenção.
Belki de niyet buydu.Vielleicht war das die Absicht.
Belki de niyet buydu.Ίσως αυτή να ήταν η πρόθεση.
Belki de niyet buydu.Возможно, она хотела именно этого.
Belki de niyet buydu.Може би това е било намерението.
Belki de niyet buydu.Можливо, для цього він і створений.
Belki de niyet buydu.אולי זו היתה הכוונה.
Belki de niyet buydu.ربما كان هذا القصد
Belki de niyet buydu.初めてこの上着を着たのは 彼女のご両親が僕らのために開いた晩餐会
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Być może ona poprawić, jak ona dorasta," oficer żona powiedziała dobrej dobrodusznie.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Có lẽ cô ấy sẽ cải thiện khi cô lớn lên", vợ của nhân viên cho biết naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Ehkä hän paranee, kun hän vanhenee," upseerin vaimo sanoi hyvän- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Forse migliorerà come lei cresce," la moglie del funzionario ha detto good- umore.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Kanske hon kommer att förbättras när hon blir äldre", officerens hustru sade god naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Måske hun vil forbedre sig som hun bliver ældre," officer kone sagde farvel naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Misschien is ze zal verbeteren als ze ouder wordt," de officier zei de vrouw van goede gemoedelijk.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Morda se bo izboljšala, kot je ona raste starejših," je dejal častnik žena dobro- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Možná, že se zlepší, když stárne," řekl důstojník manželka dobrou dobromyslně.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Možno, že sa zlepší, keď starne," povedal dôstojník manželka dobrú dobromyseľne.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Mungkin dia akan meningkatkan saat ia tumbuh lebih tua," kata istri perwira baik- ramah.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."아마도 그녀가 나이가 성장함에 따라 개선,"경찰의 아내는 말했다 좋은가 naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Peut-être qu'elle permettra d'améliorer comme elle grandit", l'épouse du policier dit au revoir bonhomie.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Poate că ea se va îmbunătăţi ca ea creste mai mari", soţia ofiţerului a spus bun- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Talán javulni fog, ahogy nő az idősebb," a tiszt felesége szerint jó naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Talvez ela vai melhorar à medida que ela envelhece," a esposa do policial disse boa- humorada.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Tal vez mejorará a medida que crece", dijo la esposa del oficial de buena humor.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Vielleicht wird sie zu verbessern, als sie älter wird," der Offizier sagte die Frau gut gutmütig.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Ίσως θα βελτιωθεί καθώς αυτή μεγαλώνει," η σύζυγος του υπαλλήλου, δήλωσε ο καλός- naturedly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod