Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.He aquí, aquel cuya alma no es recta dentro de sí está envanecido, pero el justo por su fe vivirá
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Hľa, nadutá je, nie je priama jeho duša v ňom, ale spravedlivý bude žiť svojou vierou.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Iată, i s'a îngîmfat sufletul, nu este fără prihană în el; dar cel neprihănit va trăi prin credinţa lui.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ímé, felfuvalkodott, nem igaz õ benne az õ lelke; az igaz pedig az õ hite által él.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Katso, sen kansan sielu on kopea eikä ole suora; mutta vanhurskas on elävä uskostansa.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.보라 그의 마음은 교만하며 그의 속에서 정직하지 못하니라 그러나 의인은 믿음으로 말미암아 살리라
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Nầy, lòng người kiêu ngạo, không có sự ngay thẳng trong nó; song người công bình thì sống bởi đức tin mình.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Oto kto sobie hardzie poczyna, tego dusza nie jest szczera w nim; ale sprawiedliwy z wiary swej żyć będzie.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, opblæst, uredelig er Sjælen i ham, men den retfærdige skal leve ved sin Tro.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, opblåst og uærlig er hans sjel i ham*; men den rettferdige skal leve ved sin tro. / {* kaldeeren.}
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, uppblåst och orättrådig är dennes själ i honom; men den rättfärdige skall leva genom sin tro.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Voici, son âme s`est enflée, elle n`est pas droite en lui; Mais le juste vivra par sa foi.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ιδου, η ψυχη αυτου επηρθη, δεν ειναι ευθεια εν αυτω ο δε δικαιος θελει ζησει δια της πιστεως αυτου.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Вот, душа надменная не успокоится, а праведный своею верою жив будет.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ето, душата му се надигна, не е отдън права; А праведният ще живее чрез вярата си.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.הנה עפלה לא ישרה נפשו בו וצדיק באמונתו יחיה׃
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.هوذا منتفخة غير مستقيمة نفسه فيه. والبار بايمانه يحيا.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.迦 勒 底 人 自 高 自 大 、 心 不 正 直 . 惟 義 人 因 信 得 生
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.迦勒 底 人 自高自大 、 心不正直 . 惟義人 因 信得生
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.I cenionych bez złośliwości wobec niego, jakby był skylarking nie ze mną trochę w sprawie mojego małżonek.
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.I drahocenné žádnou zlobu vůči němu, ačkoli on byl skylarking se mnou není něco ve věci mé spolubydlící.
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.Jag omhuldade ingen illvilja mot honom, om han hade driver med med mig inte lite i fråga om min sängkamrat.
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.Jaz gojiti nobene zlobe proti njemu, čeprav je imel že skylarking z mano ni malo v zadevi mojega Ortak.
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.그가 나를 좀하지 잡담 있었다하지만 난 그를 향한 어떤 악의를 소중히하지 내 잠자리를 같이하는 사람의 문제 인치
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.Olen vaalinut kaunaa häntä kohtaan, hän olisi ollut skylarking kanssani ei vähän asiassa minun aisapari.
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.Пригаждаше не злоба към него, че той е skylarking не с мен малко по въпроса на моя близък другар.
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.Я заветной ни злобы по отношению к нему, хотя он был skylarking со мной не мало в деле моего соседа.
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.Я заповітної ні злоби по відношенню до нього, хоча він був skylarking зі мною не мало у справі мого сусіда.
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.אני היקרים לא בזדון כלפיו, למרות שהוא היה תענוגות איתי לא מעט בעניין שותף למטה שלי.
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.العزيزة لدي أي حقد تجاهه ، على الرغم من أنه كان لا العبث معي قليلا في مسألة الرفيق بلدي.
Bana biraz skylarking olmuştu ama ona karşı hiçbir kötü niyet aziz benim karı meselesi.私の不倫相手の問題インチ しかし、大笑いは強大な良いことだ、と良いことではなく、あまりにも乏しい。
Bana bunları öğretmeye niyeti olup olmadığını bilmiyorum, ama bunlar Steve Jobs'dan öğrendiklerim.No estoy seguro de que él pretendiese enseñarme esto, pero esto es lo que aprendí de Steve Jobs.
Bana bunları öğretmeye niyeti olup olmadığını bilmiyorum, ama bunlar Steve Jobs'dan öğrendiklerim.Я не уверен, что он намеревался научить меня этому, но это то, что я узнал от Стива Джобса.
Bana bunları öğretmeye niyeti olup olmadığını bilmiyorum, ama bunlar Steve Jobs'dan öğrendiklerim.これが 私がスティーブから学んだことです 彼の記憶を残して皆さんに永久に
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Che hai da guardarmi così, piccolo insignificante?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Dlaczego tak na mnie patrzysz, frajerze?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Estás a olhar assim para mim porquê, ser insignificante?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Miksi katsot minua tuolla tavalla, nilkki?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?¿Por qué me miras así, imbécil?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Se ikke sådan på mig, din tissemyre.
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Titta inte på mig sådär, din pissmyra.
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Γιατί με κοιτάτε έτσι, άχρηστοι;
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Что ты так смотришь на меня, ничтожество?
Banka dedi ki, niye kredi verebilmek için mevduat toplamaya çalışıp duruyorum?Nyní přichází inovace.
Banka dedi ki, niye kredi verebilmek için mevduat toplamaya çalışıp duruyorum?このローンを第三者に
Başta söylediğim gibi, bu karesi alınmış bir işlem. Peki niye üslü bir şekilde yazılıyor? -Donc, j'ai dit au début, c'est une sorte de carré, mais pourquoi ils écrivent ça avec cette super écriture?
Bay Dominic iyi niyetinden dolayı sana bu bacakları verdi.Dominic gav dig benene af godhed.
Bay Dominic iyi niyetinden dolayı sana bu bacakları verdi.El Sr. Dominic te dio esas piernas de buena voluntad.
Bay Dominic iyi niyetinden dolayı sana bu bacakları verdi.Herra Dominic antoi sinulle nämä jalat hyvää hyvyyttään.
Bay Dominic iyi niyetinden dolayı sana bu bacakları verdi.Il signor Dominic ti ha donato queste gambe per generosità.
Bay Dominic iyi niyetinden dolayı sana bu bacakları verdi.Mr Dominic gav dig benen av godhet.
Bay Dominic iyi niyetinden dolayı sana bu bacakları verdi.O Sr. Dominic deu-te essas pernas por pura bondade.
Bay Dominic iyi niyetinden dolayı sana bu bacakları verdi.Pan Dominic dał ci te nogi z dobrego serca.
Bay Dominic iyi niyetinden dolayı sana bu bacakları verdi.Ο κ. Ντομινίκ σου έδωσε αυτά τα πόδια από την καλοσύνη του.
Bay Dominic iyi niyetinden dolayı sana bu bacakları verdi.Мистер Доминик дал тебе эти ноги по доброте душевной.
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?De ce vedem nivele extrem de ridicate în anumite ţări?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?왜 몇몇 나라에서 극단적으로 높은 비율이 나타날까요?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Mengapa kita melihat level yang sangat tinggi di beberapa negara?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Miért látunk ilyen kirívóan magas szinteket néhány országban?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Miksi näemme erittäin korkeita esiintyvyyslukuja joissain maissa?