O zaman niye kaçıyorsun?「なんで逃げないの?
Bronn (Jerome Flynn) plandan şüphelense de Tyrion kullanmaya niyetlidir.ブロン(ジェローム・フリン)はうまくいくか疑うが、ティリオンは〈炎素〉の蓄えを自分で使うことにする。
"Peki nerede öyleyse?" diye soran babası "Adamı niye bıraktınız?「どうして旦那さんは亡くなったんですか」と聞かれた妻はこう答えた。
Başkalarını niye düşündüğünü bile bilmiyorum!"」「他のメンバーがどうであったかは知らない。
"Hayrola, klibim niye çekilmiyor?".また、『さおだけ屋はなぜ潰れないのか?
Fakat Napolyon’un niyeti hiç de böyle değildi.そしてそれこそナポレオンが望んで止まないものだった。
Tanışma, (1979) Yanımda Yoksun, (1989) Peki Ben Niye Öldüm, (1994) Aradan Uzun Zaman Geçti, (2005)(日本国内版のみ) ALL I WANT (1997) GONE AWAY (1997) THE MEANING OF LIFE (1997) WHY DON'T YOU GET A JOB?
2010'da Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na iyi niyet elçisi olarak atanmıştır.2010年には国際連合開発計画の親善大使に任命された。
Felsefe okumaya niyetlidir.趣味は哲学書を読むこと。
Arthur ismini niye seçtiği ise belirsizdir.なぜ彼が女性の名前を選択したかは明確ではない。
Önemli olan kişinin niyetidir.大事なのは心の持ち方。
Penny çok iyi niyetlidir herkese yardım eder.レイジに好意を持っており、事あるごとに彼の手助けをする。
Rusya'dan ayrılma niyetini bildirince, Rusya Parlamentosu buna ret cevabı verdi.ロシア編入に賛意が示されれば、上院はこれを支持するとした。
Ama Ordu onu bırakma niyetinde değildir.しかし、北軍は撤退しようとはしなかった。
Ivana ile kaçmak niyetindedir ancak kendini farklı bir hayatın içinde bulur.エズラには帰るよう諭し、自身は再び隠遁生活に戻る。
Niye hep susuyorsun?なんでずっと黙ってるの?
2012 yılında, The New York Times ona "Çin'in ilk iyi niyetli süpermodeli" demiştir.2012年,《紐約時報》稱讚她是“中國第一個超模”。
O zaman niye kaçıyorsun?您为什么急着要离开呢?
Bunu kötülüklerden koruma, şeytanı kovma niyetinde yapmaktadırlar.牲品(イケニエ) 要使喚惡魔必須提供牲品,作為惡魔的報酬。
Moggach'ın Elizabeth için niyeti ''sırlarını kendinde tutmasıydı.莫盖茨则有意让伊丽莎白“把秘密都藏在心里。
Niyeti bellidir: Ağabeyiyle birlikte gitmek.齊襄公時,各公子 (主要是其兄弟) 各自流亡他國以避禍。
Lange aynı zamanda UNESCO'nun iyi niyet elçileri arasındadır.门楚是联合国教科文组织的亲善大使。
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.當時,他們並不需要任何傳譯。
2004 yılında UNICEF tarafından iyi niyet elçisi olarak atandı birçok hayır işini organize etti.2004年,她被任命為聯合國兒童基金會親善大使,自那時起舉行了多次的慈善活動。
Nahiyenin ana merkezi Niye (尼雅 Níyǎ) kasabasıdır.中町加奈(中町 かな(なかまち かな),聲優:豐崎愛生) 本作的主角。
Hz. Mevlânâ hıdmetine bağışladık, Hz. Mevlânâ'nın bendesi olsun, deyip niyet ederler.《輔臣贊》注『馬謖敗績,亮殺之』,《王平傳》『丞相亮誅馬謖』,《諸葛亮傳》『戮謖以謝眾』,謖之見殺,明矣。
Bense futbolcu olmak niyetindeydim.夢想成為足球選手。
"Kime niyet kime kısmet".谁坚持设谁去当!
Doğal, iyi niyetli, karizmatik ve çalışkan bir adam olan Galip, hep hayırlı bir evlat olmuştur.与一个如此有才华、有趣又善良的人一起,这是一个愉快的工作。
Tüm iyi niyeti ile insanlara yardımcı olmaya, onlarla sohbet edip onları dinlemeye çalışmaktadır.家境貧寒,然好助人,人稱“好施與”。
Fakat Napolyon’un niyeti hiç de böyle değildi.这些当然不是为了讨好拿破仑。
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.可是,約翰對做生意實在沒有什麼興趣。
Niye eyleme katıldı?"“坚持运动,为什么。
İtalya'ya kaçma niyetinde olan Servet, Calvin ve reformcularının suçlandığı Cenevre'de durmuştur.原本打算逃往意大利的塞爾韋特在日内瓦停留下来,于是加尔文及其新教改革追随者们就是在这里向当局举报了他。
Bruce, arabada niyetinin Chill'i öldürmek olduğunu söyler.因为他的朋友Carlitos告诉他要死在飞机上。
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.擅長和其他人交涉。
5.000 tanesini tutturabilirse çok mutlu olup niyetini gerçekleştirmiş olacağını ifade etmektedir.遂与充率精骑五千,出其不意,掩击大破之。
Yetenekli hükümdarlar, niyetlerini gizleyip dışarıya doğru kayıtsız gibi dururlardı.大師宿儒,其立身行己,靡不措意於斯。
Dünyayı fethetmek gibi bir niyetleri yoktu.他们不再试图给世界以意义。
Saglıkocagı var da biz niye bilmiyoruz.知與不知,莫不銜涕。
Göndermeler yazarın niyetiyle doğrudan ilintilidir.清晰要依靠书写者的技巧。
Kötü niyetli, dedikoducu, ikiyüzlü biri.他是个伪善的、失衡的、说谎的人。
Küreş meydanlarını özgelerge niçün koydular?/ Güreş meydanını başkalarına bırakıp niye gittiler?其餘船員們則派駐在走廊裡,以便讓乘客放心,因為該船現在提高航速又改變航向。
Önceleri Selahaddin bir ilim adamı olmak istiyordu, yönetici olmak gibi bir niyeti yoktu.那年夏天,她首次立志成为政治家,而非曾经想要当的医生。
Darılmak küsmek niye?何故名離欲。
Kısa sürede Bartholomew'un gerçek kimliği ve niyeti anlaşılır.早期,白兰度的卓越见识和现实主义意识显而易见。
Niye böyle diyorsun diye.왜 이렇게 말하는가?
O zaman niye kaçıyorsun?왜 반드시 패하는가?
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.그러나 그들은 전란 이래 진주성만은 공략하지 못하였다.
"Ne Sazımın Yaşlanmaya Niyeti Var Ne de Benim".이에 알천은 "저는 늙고 이렇다 할 덕행이 없습니다.
Önemli olan kişinin niyetidir.중요한 것은 남자로서의 체면.
Anya, bankadan para çalmaya niyetlidir.듀드는 은행에 돈을 얻으러 간다.
NME, albüme karşı olan antipatisini şaka niyetli olarak albüme 10/10 vererek göstermiştir.앨범은 전반적으로 상당한 호평을 받았으며 믹스매그(Mixmag) 지는 이 앨범을 10/10점을 주며 "이번 달의 앨범"으로 선정했다.
Rabbenâ âtinâ, Allahümmağfir leh Duâ niyeti ile Besmelesiz Fâtiha-i şerife okumak da olur.주여, 침방(寢房)에서 사귀는 사랑의 사귐의 때를 허락하소서.
Sonra vitir namazının bir rekatına niyet edilir ve sonunda selam verilir.한일강제병합 이후에 일제가 내린 남작의 직위를 거부하였으며, 자결을 기도하기도 하였다.
Tercüme yapan cahiller veya kötü niyetlilerin uydurmasıdır.이 경우의 정견은 부정견(不正見) 또는 악견(惡見)의 반대이다.
Peres niyetinin Mart seçimlerinde yarışmak olmadığını belirtmişti.페레스는 이전에 3월 선거에 나가지 않을 자신의 의지를 공고하였다.
"Kime niyet kime kısmet"."뭇 신하들 가운데 재상을 시킬 만한 이는 누구인가?"
Rusya'dan ayrılma niyetini bildirince, Rusya Parlamentosu buna ret cevabı verdi.러시아 언론이 수출계약 보도를 하자, 러시아 정부는 부인했다.
Hedefi, niyeti ve çağrı yaptığı hassasiyetleri farklıdır.목적과 고의 및 동기와 엄밀히 구별된다.