Gelmek için niye zahmet ettin ki?Γιατί έκανες τον κόπο να έρθεις;
Martin, Ethan'ın Debbie'yi öldürmesine engel olmak niyetindedir.Martin følger med Ethan for at forhindre ham i at slå Debbie ihjel.
Marge, Simpson ailesinin iyi niyetli ve aşırı sabırlı annesidir.Marge er den velmenende og yderst tålmodige moder i Simpson-familien.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Og hvor I end er, så vend jeres ansigter mod den.
O zaman niye kaçıyorsun?Hvorfor har du forladt mig?
İlk üç sezon boyunca Homer'ın yakın çekimleri için tasarımına kaş niyetine iki küçük çizgi eklendi.I de første tre sæsoner var der i nogle nærbilleder af Homer inkluderet små linjer i hans design.
Khan 2016 yılında Artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında ilk UNESCO İyi Niyet Elçisi olmuştur.I 2016 blev Khan UNESCO Goodwill-ambassadør for kunstnerisk frihed og kreativitet.
İtalya'ya kaçma niyetinde olan Servet, Calvin ve reformcularının suçlandığı Cenevre'de durmuştur.På flugt til Italien, stoppede Serveto i Geneve, hvor Calvin og hans reformister havde anklaget ham.
Niyetleri Kızıl Ordu'dan kaçıp Birleşik Devletler Ordusu'na teslim olmaktı.Derefter blev han taget til fange af amerikanske styrker og overgivet til den Røde Hær.
UNICEF'in İyi Niyet Elçisi.Dette er en liste med UNICEF Goodwill Ambassadører.
İncelikli, samimi, iyi niyetli.Hjerteligt, følt, inderligt.
2016: Deeyah Khan artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında UNESCO tarafından İyi Niyet Elçisi olarak atandı.2016: Udpeget til Goodwill-ambassadør for UNESCO for kunstnerisk frihed og kreativitet kategori.
Otto kiliseyi egemenliği altına almak ve Alman topraklarında dinsel imparatorluk gücü kurmak niyetindeydi.Otto havde til hensigt at dominere kirken og forene de tyske landområder.
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.Det var nok ikke noget dårligt valg.
Beyaz bayrak iyi niyetin, beyaz bir sayfa da yeni başlangıçların ifadesidir.Det originale belgiske flags gule bånd er erstattet af et hvidt bånd, som symboliserer en ny begyndelse.
İyi niyetli bir insan.Han var et tænkende menneske.
Bu iyi niyetini halk tarafından kötüye kullanılmasına da izin vermemiştir.Det hjalp ikke, at han også optrådte uheldigt i offentligheden.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.Et tydeligt tegn til andre.
BSO 2009 yılından beri UNICEF iyi niyet elçisidir.Hun har siden 2003 været UNICEF Goodwill Ambassador.
"Araf'ı niye yarattı zannediyorsun?" diye sordu Castiel'e."Tror De virkelig på det?" spurgte feltmarskallen.
Niye farkına varmamışım şiirinin peki?Hvorfor ser det juridiske sprog ud som det gør?
"Kime niyet kime kısmet"."Hvem er du som skal bestemme det?"
Ama Ordu onu bırakma niyetinde değildir.Men hospitalet ville ikke lade ham.
Niye yemiyorsun?Hvorfor spiser du ikke?
2016: Deeyah Khan artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında UNESCO tarafından İyi Niyet Elçisi olarak atandı.2016: Deeyah Khan ble utnevnt som Goodwill Ambassadør for UNESCO for kunstnerisk frihet og kreativitet.
Bu büyük bir gizemdi ve bunu çözmeye niyetlendi.Dette ble en mystisk effekt han valgte å beholde.
Bilimciler mavi balinaların niye seslendiklerini henüz çözememişlerdir.Forskere er fremdeles usikre på hva hensikten med hvalsangen er.
UNICEF'in İyi Niyet Elçisi.Hun er også goodwill-ambassadør for UNICEF.
Wilt iki ay sonra görünüşe göre Shane'e intikam almak niyetinde döndü.Wight kom tilbake to måneder senere, han ville ha hevn på Shane.
Niye buradalar?Hva er vi her for?
Niyeti ona tecavüz etmek veya fidye istemek filan değildir.Han skal ikke kunne underkastes noen form for anholdelse eller tilbakeholdelse.
Pencere filmi gerçekleri gösterme niyetindedir.Filmen skal bevise premissets sannhet.
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.Kimon hadde i realiteten ingenting å gjøre med denne avtalen.
O zaman niye kaçıyorsun?«Hvorfor ville hun ønske å unnslippe?
Metafizik model niyetinde temsil gerçekte en olası yol.Objektiv rasjonell hvis handlingen faktisk er best.
Bunlar Ridley'nin kara film tadından bir iş çıkarma şeklindeki asıl niyetine çok uygundu" diye konuştu.Temmelig nøyaktig akkurat det man forventer fra en Schwarzenegger film».
Işığın önünü niye kapıyorsun?”«Hvorfor skal vi gi dem det åpent?»
Arthur ismini niye seçtiği ise belirsizdir.Hvorfor avisnavnet ble valgt er usikkert.
31 yaşına gelmiş Kırcan ise futbolu bırakmak niyetindeydi.Ved sesongslutt valgte Irvine i en alder av 33 år å legge opp som fotballspiller.
Otto kiliseyi egemenliği altına almak ve Alman topraklarında dinsel imparatorluk gücü kurmak niyetindeydi.Otto hadde til hensikt å dominere kirken og således kunne forene de tyske landområdene.
Dünyayı fethetmek gibi bir niyetleri yoktu.Det hadde ingen begreper om hvordan landet skulle ledes.
Onları bırakmak gibi bir niyetimiz de yok zaten...Men jeg tar ikke fra dem noe...
Exo-K'nın üyeleri Aralık 2012'de Güney Kore'nin Red Cross Youth'ın iyi niyet elçileri oldu.Para anggota dari EXO-K menjadi duta Palang Merah Remaja Korea Selatan pada bulan Desember 2012.
Niye böyle diyorsun diye.Mengapa disebut demikian?
Ama kim ve niye yapmıştır?Apa yang ia lakukan, dan mengapa ia melakukannya?
Donna Anna, Don Ottavio, Donna Elvira, Zerlina ve Masetto suçluyu yakalamak niyetiyle sahneye girerler.Donna Anna, Don Ottavio, Donna Elvira, Zerlina, dan Masetto tiba, mencari penjahat itu.
2016: Deeyah Khan artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında UNESCO tarafından İyi Niyet Elçisi olarak atandı.2016: Deeyah Khan ditunjuk sebagai Duta Besar UNESCO untuk kebebasan artistik dan kreativitas.
JYP'den bir temsilci TWICE grubunun 2015 sonunda çıkış yapma niyetinde olduğunu açıkladı.Perwakilan JYP Entertainment menyatakan bahwa agensi akan mendebutkan TWICE pada akhir tahun 2015.
Fakat Scott'un sakinleşmeye hiç niyeti yoktur.Pop tidak mau tinggal diam.
Niyeti bellidir: Ağabeyiyle birlikte gitmek.Kemudian bergabung pula Aulia (saudara angkat Tiara).
Dizinin yapımcıları Aang'in yüz yıl boyunca bir buzdağında tıkılı kalmış olması niyetindelerdi.Mulanya pencipta serial Avatar berniat menceritakan Aang terjebak dalam bongkahan es selama seribu tahun.
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.Lalu mereka saling berjanji tidak akan mengumbar rahasia masing-masing.
Niye eyleme katıldı?"Kenapa acara tersebut menjadi turun?"
Tüm iyi niyeti ile insanlara yardımcı olmaya, onlarla sohbet edip onları dinlemeye çalışmaktadır.Ia juga baik dengan kaum hawa dan berlaku dermawan kepada bawahannya.
11 Mart 2010 tarihinde Messi, UNICEF tarafından "iyi niyet elçisi" seçildi.Pada 11 Maret 2010 Messi mengumumkan sebagai duta besar untuk UNICEF.
O zaman niye kaçıyorsun?Jadi untuk apakah kamu pergi?
Khan 2016 yılında Artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında ilk UNESCO İyi Niyet Elçisi olmuştur.Pada tahun 2016, Deeyah menjadi Duta Besar UNESCO Goodwill untuk Kebebasan Artistik dan Kreativitas..
Sonra vitir namazının bir rekatına niyet edilir ve sonunda selam verilir.Amar ma’ruf (tuntutan berbuat baik) dan nahi munkar (mencegah perbuatan yang tercela).
Pencere filmi gerçekleri gösterme niyetindedir.Film dokumenter adalah film yang mendokumentasikan kenyataan.
O da Timon'dan para istemek niyetindedir.Dia menemani ibu Timon mencari Timon.