Etkileyecek olan bakışlarını diğeri üzerinde sabitleştirir, onu etkilemek üzere niyetlerine konsantre olur.Qualcosa stava contenendo i suoi poteri, focalizzandoli su qualcos'altro.
Ama Ordu onu bırakma niyetinde değildir.Ora sono Io a non volerla inviare.
Bazen istekten ziyade niyet veya plan bildirir: Şu vazoyu masanın üzerine koyayım.Compiuta la Scartata lo Scartatore annuncia “L'HO FATTA”, battendo le nocche sul tavolo.
Uydum imama." denip niyet edilir.Già la sento..." e imita il motivetto.
Smith; her iki ülkede iyi niyet elçisi olarak tanındı.Entrambi sono accreditati come artisti onorari dell'Armenia.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/06/1995.URL consultato il 01/06/2015.
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.Alice: No, non credo sia una buona idea.
Dirildikten sonra insan yaşamının tam aksi yönde değişiyor daha kötü niyetli biri oluyor.Quando beve il sangue di altri, si trasforma in una versione più alta di sé.
Herkes Şanslı Doğmuyor Niye Bana Bu Ceza?Se non perseguiamo le persone, perché abbiamo questa legge?
Fakat Napolyon’un niyeti hiç de böyle değildi.L'esca di Napoleone non si limitò a questo.
Shrek iyi niyetle krala durumu anlatmaya çalışır fakat kral onu öldürme emri verir.Merlino cerca di dissuaderlo, ma il re sembra aver preso la sua decisione.
Bunun üzerine, Osmanlı Devleti Revan'ı alma niyetini belli etti.È interessante notare che ricevette l'ordinazione rabbinica.
Bense futbolcu olmak niyetindeydim.Era un giocatore di football.
Ancak çekilme niyetinin hem kendi adamları, hem de Grekler tarafından anlaşılmasını istemiyordu.Anche il maestro ebbe a lagnarsi di lui non ca dei suoi professori di greco e latino.
2016: Deeyah Khan artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında UNESCO tarafından İyi Niyet Elçisi olarak atandı.2016: Nominato Ambasciatore di buona volontà dell'UNESCO per la libertà artistica e la creatività..
Yunanca doksa: Düşünce; niyet.Grammatica greca: morfologia, sintassi e dialetti.
2004 yılında UNICEF tarafından iyi niyet elçisi olarak atandı birçok hayır işini organize etti.Nel 2004 è stata nominata Ambasciatrice di buona volontà dall'UNICEF.
Kadı unvanıyla atanmak niyetinde olan adaylar ilk önce padişah huzurunda sınava tabi tutulmaktaydılar.I tre chef che son risultati peggiori alla prima prova hanno dovuto preparare la colazione per Chef Cracco.
Sen niye Japonya'ya gittin?Почему ты поехал в Японию?
Hadi hatıra niyetine bir fotoğraf çekilelim.Давай возьмём фотку на память.
İşlerine karışmaya niyetim yok.Я не имею никакого намерения вмешиваться в ваши дела.
Ona sormaya niyetim yok.Я не намереваюсь его спрашивать.
Onunla evlenmeye niyetim yok.Я не намереваюсь выходить за него замуж.
On dolar ödemeye niyetim yok.Я не намереваюсь платить десять долларов.
İstifa etmeye niyetim yok.Я не намереваюсь уходить в отставку.
Ne olursa olsun istifa etmeye niyetim yok.Что бы ни случилось, я не намерен просить об отставке.
Oraya tek başıma gitmeye hiç niyetim yok.У меня нет никакого намерения идти туда одному.
İşlerine burnumu sokmaya niyetim yok.У меня нет намерения совать нос в твои дела.
Ne olursa olsun seni rahatsız etmeye niyetim yok.Чтобы не случилось, у меня нет намерения беспокоить тебя.
Tüm bunları bana niye anlatıyorsun?Зачем ты говоришь мне всё это?
Tom'a özür dilemeye niyetim yok.Я не намерен извиняться перед Томом.
Bunu niye satın aldın?Зачем ты это купил?
Onu yapmaya niyetim yok.У меня нет намерения это делать.
Sana zarar vermeye niyetim yok.У не намереваюсь причинить тебе вред.
Bunu daha fazla tartışmaya niyetim yok.У меня нет намерения больше об этом дискутировать.
Buraya tekrar geri gelmeye niyetim yok.У меня нет намерения когда-нибудь ещё возвращаться сюда.
Seninle partiye gitmeye niyetim yok.У меня нет намерения идти с тобой на вечеринку.
Düğününe gitmeye niyetim yok.У меня нет намерения идти на твою свадьбу.
Bu konuda seninle tartışmaya niyetim yok.У меня нет намерения дискутировать с тобой на эту тему.
Onların savaşına katılmaya asla niyetim yok.У меня ни в коем случае нет намерения участвовать в их войне.
Bugün onu yapmaya niyetim yok.У меня нет намерения делать это сегодня.
Sizinle kavga etmeye niyetim yok.У меня нет намерения с вами ссориться.
Boston'da burada kalmaya niyetim yok.У меня нет намерения оставаться здесь в Бостоне.
Seninle Boston'a gitmeye niyetim yok.У меня нет намерения ехать с тобой в Бостон.
Erkenden uyumaya niyetim var.Я думаю пораньше лечь спать.
Bize bundan daha önce niye bahsetmedin?Почему ты не сказал нам об этом раньше?
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Вот, душа надменная не успокоится, а праведный своею верою жив будет.
Yarın ne yapmak niyetindesin?Что ты завтра намереваешься делать?
Burada niyetim körü körüne inatçılık yapmak değil ama nihayetinde ısrarcıyım.Я не то чтобы упрямая, но настойчивая.
O zaman niye kaçıyorsun?Зачем вы бежите?
Niye böyle diyorsun diye.Почему так говорится?
Darılmak küsmek niye?Почему люди храпят?
Niye buradalar?Зачем здесь?
Ama kim ve niye yapmıştır?Кто он и почему это сделал?
UNICEF'in İyi Niyet Elçisi.Посол доброй воли ЮНИСЕФ.
Bense futbolcu olmak niyetindeydim.«Я хотел стать футболистом»
Bu sırada Avusturya Silezya'yı geri alma niyetindeydi.Кроме того, Иосиф мечтал возвратить Австрии Силезию.
Khan 2016 yılında Artistik özgürlük ve yaratıcılık alanında ilk UNESCO İyi Niyet Elçisi olmuştur.В 2016 году избрана послом доброй воли Юнеско по вопросам свободы творчества и креативности.
İngiltere'ye geri dönüşü üzerine hemen Markham, donanmayı terk etme niyetinden babasını haberdar etmiştir.Сразу по возвращении в Англию Маркем сообщил отцу о своей твёрдой решимости покинуть флот.
Niye bu dikkatimi çekmelidir?Зачем это подчёркивать?