Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.그리고 이것이 의미하는 바는 이제 우리의 구조는 우리가 짓고 싶은 것의 청사진을 가진다는 것이지요.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.Naprawdę oznacza to, że nasze struktury zawierają teraz projekty tego, co chcemy zbudować.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.Sehingga maksud hal ini sebenarnya adalah struktur kita mengandung cetak biru dari apa yang ingin kita bangun.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.To znamená, že tyto konstrukce nyní obsahují plány toho, co má být postaveno.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.Vad det verkligen betyder är att vår byggnad nu innehåller ritningen för vad vi vill bygga.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.Was das wirklich bedeutet, ist, dass unsere Strukturen nun die Pläne dessen enthalten, was wir bauen wollen.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.И така, това всъщност означава, че нашите структури сега съдържат скиците за това, което искаме да изградим.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.И что действительно важно, наши структуры теперь содержат чертежи того, что мы хотим построить.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.І він справді означає, що наші структури тепер містять проекти, того, що ми хочемо побудувати.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.אז מה שזה באמת אומר זה שהמבנה שלנו עכשיו מכיל את התוכניות של מה שהוא אמור לבנות.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.وهكذا ما يعنيه هذا حقا هو أن بنياتنا الآن تتوفر على مخططات ما نريد بناءه.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.この構造物には 今や私たちが作りたい物の 設計図が含まれているということです 作り上げられるべき物の全ての情報が組み込まれているのです
Başvuru iş ilanına verilen cevap niteliğindedir.Ansökningen är ett svar på jobbannonsen.
Başvuru iş ilanına verilen cevap niteliğindedir.Hakemus on vastaus työpaikkailmoitukseen.
Başvuru iş ilanına verilen cevap niteliğindedir.La candidature d’emploi est la réponse à l’annonce d’emploi.
Başvuru iş ilanına verilen cevap niteliğindedir.La solicitud es una respuesta a una convocatoria de empleo.
Başvuru iş ilanına verilen cevap niteliğindedir.Заявление – это ответ на объявление о наличии вакансии.
Başvuru iş ilanına verilen cevap niteliğindedir.الطلب هو عبارة عن إجابة على البلاغ بشأن مكان العمل.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Algunas personas dicen que la felicidad es el ahora; es la calidad de la frescura del momento presente.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Alții spun că fericirea este chiar în momentul de față, constă în prospețimea clipei.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Altre persone dicano la felicità è solo ora; è la qualità della freschezza del momento presente.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Andra säger att lycka är just nu; det är inslaget av fräschör i nuet.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Beberapa orang berkata kebahagiaan itu adalah saat ini; itu adalah kualitas kesegaran saat ini.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Jiní říkají, že štěstí se odehrává právě teď, že je to kvalita svěžesti přítomného okamžiku.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.반면, 행복은 지금 여기에 있다거나 행복은 지금 이 순간의 생생함에 있다고 말하는 이들도 있습니다.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Manche sagen Glück geschehe im Augenblick; Es sei die Beschaffenheit der Frische des gegewärtigen Moments.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Một số người nói rằng hạnh phúc là ngay bây giờ; đó là phẩm chất tươi mới của thời điểm hiện tại.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Niektorí ľudia hovoria, že šťastie je práve teraz - je to vlastnosť týkajúca sa sviežosti terajšieho momentu.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Niektórzy mówią, że szczęście jest teraz, że jest świeżością obecnej chwili.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Outros dizem: "A felicidade é agora, "é a qualidade de vivacidade do momento presente".
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Toisten mielestä onni on tässä ja nyt, tämän hetken tuoreessa raikkaudessa.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Van aki azt vallja, hogy a boldogság a jelenben rejlik; ez adja a jelen pillanat frissességének minőségét.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Κάποιοι άνθρωποι λένε ότι η ευτυχία είναι στο παρόν: είναι η ποιότητα της φρεσκάδας της τρέχουσας στιγμής.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Деякі люди кажуть, що щастя - це саме тепер; це якість свіжості теперішнього моменту.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Другие говорят, что счастье бывает прямо в данный момент; оно есть качество переживания настоящего.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.Някои хора казват, ще щастието е точно сега. То е качеството на свежестта на настоящия момент.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.יש אנשים שאומרים שאושר הוא בדיוק עכשיו; הוא האיכות של רעננותו של הרגע הנוכחי.
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.جزء آخر من الناس يرون السعادة هي الآن ، إنها كيفية الإستمتاع باللحظة الحالية .
Bazıları mutluluğun tam bu anda olduğunu söyler; mevcut anın diriliğinin niteliğindedir.今という瞬間の新鮮さの度合いである" そしてこれは フランスの哲学者 アンリ ベルクソンにこう言わせました
Birinci tür dış değerlendirmeye hazırlık niteliğinde yıllık ve spesifik değerlendirmeCada 5 años y en el caso de reformas de la Educación Superior
Birinci tür dış değerlendirmeye hazırlık niteliğinde yıllık ve spesifik değerlendirmeDecidida pela inspecção e ligada à reforma curricular
Birleşik Krallık için 2004 verileri henüz mevcut olmadığından, bu tablo başlangıç niteliğindedir.Acesta reprezint≤ un tablou preliminar deoarece datele din 2004 pentru Regatul Unit nu sunt înc≤ disponibile.
Birleşik Krallık için 2004 verileri henüz mevcut olmadığından, bu tablo başlangıç niteliğindedir.Den här bilden är preliminär eftersom uppgifter från Storbritannien för 2004 ännu inte finns tillgängliga.
Birleşik Krallık için 2004 verileri henüz mevcut olmadığından, bu tablo başlangıç niteliğindedir.Dette billede er foreløbigt, da der endnu ikke foreligger data fra Det Forenede Kongerige for 2004.
Birleşik Krallık için 2004 verileri henüz mevcut olmadığından, bu tablo başlangıç niteliğindedir.Il quadro è comunque provvisorio, poiché devono ancora pervenire i dati del Regno Unito riferiti al 2004.
Birleşik Krallık için 2004 verileri henüz mevcut olmadığından, bu tablo başlangıç niteliğindedir.Tento obraz je predbežný, pretože údaje zo Spojeného kráľovstva za rok 2004 nie sú ešte k dispozícii.
Birleşik Krallık için 2004 verileri henüz mevcut olmadığından, bu tablo başlangıç niteliğindedir.Картината е предварителна, тъй като все още липсват данни за 2004 г. за Обединеното кралство.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.A planta que pica era um indicador de elevados níveis de concentrações de nitrogénio no solo.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Das war kein Zufall, denn die Brennnessel ist ein Indikator für eine hohe Stickstoffkonzentration im Boden.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Då växte de runt en komposthög som också användes som upplagringsplats för hönsgödsel.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Ešte z detských čias má v živej pamäti, ako rástla v susedovej záhrade.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.La «lluvia ácida» se forma cuando el aire contiene altos niveles de óxidos de azufre y nitrógeno.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Luftforurening kender ingen landegrænser, og derfor skal
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.„Ploile acide” se formează atunci când în aer există oxizi de sulf şi de azot în cantităţi mari.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Silloin nokkosia kasvoi kompostin ympärillä, jonne myös kananlanta kärrättiin.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.To ni bilo naključje – pekoče rastline so pokazatelj visoke koncentracije dušika v prsti.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Toutefois, un excès d'azote peut entraîner de graves problèmes environnementaux et sanitaires.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Ze heeft levendige herinneringen aan deze planten, die ze als kind in de tuin van de buurman zag.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Τον Ιανουάριο του 2008, η Ευρωπαϊκή Επιτροπή πρότεινε δέσμη μέτρων για το κλίμα και την ενέργεια ώστε να:
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Това не е случайно – парещата коприва е индикатор за висока концентрация на азот в почвата.