Murphy'nin zaferi büyük sürpriz olarak nitelendirildi.Gotōs styrke blev næsten fuldstændig overrasket.
50.000 km2'den daha küçük olan buz kütleleri Buz tabakası olarak nitelendirilir.Gletsjerområder, der er mindre end 50.000 km², betegnes som iskapper.
Kendisini ateist olarak nitelendirdi.Andre beskriver sig som ateist.
Bu kapsamda hazırlanan Kıyamet Kitabı önemli tarihî bir belge niteliğindedir.Disse skrifter var for deres tid meget fortjenstfulde.
Gerçeklik nedir ve neler gerçek olarak nitelendirilebilir?Hvad er sandhed: Hvad kendetegner en sand påstand?
On dört dakika uzunluğundaki klip, bir kısa film olarak nitelendirildi.Videoen , som er over tretten minutter lang, er blevet beskrevet som en kortfilm.
Bir kısmı özendirici, istenen nitelikte, diğer bir kısmı ise korkutucu, ürkütücü ütopyalardır.Nogle er grådige (Hvede), andre er nøjsomme (Boghvede) og atter andre er berigende (ærter).
Atkuyrukları "yaşayan fosil" olarak nitelendirilir.De kaldes "levende fossiler".
Bu proje günümüzde kullanılan internetin başlangıcı niteliğindeydi.Ideerne indeholdt allerede dengang netop hvad Internettet er blevet til i dag.
Doğal hukuk, niteliği gereği hukuki pozitivizme karşıdır.Som modsætning til naturret kan man sætte positiv ret.
Doğrusu “mücevher Lotus çiçeği” olarak nitelendirilir.De oversættes direkte som 'OM juvelen i lotusen HUM'.
Kendisini "tam bir Anadolulu" olarak nitelendirir.Han beskrev det selv som noget «ganske vilt».
"Harika Çocuk" olarak nitelendirildi.Han havde tilnavnet "Vidunderbarnet".
Film dizinin devamı niteliğindedir.Cirkus film når det er bedst!
Günümüzde siyahları tarif ederken bu küçümseyici-aşağılayıcı niteleme pek kullanılmamaktadır.Disse betegnelsers brug af order "neger" anses dog i dag for gammeldags og/eller diskriminerende.
Public Enemy ve EPMD gibi gruplarda bu anlatılanlara örnek niteliğindedir.Organisationer som IMF er et eksempel på sådanne ønsker.
Kendini "anarşist" olarak adlandıran ilk kişidir ve ilk anarşist düşünür olarak nitelenir.("Qu'est-ce que la propriété?") var den første som havde betegnet sig selv som anarkist.
Bu kurallar milli ve milletlerarası nitelik taşırlar.Denne sammensætning skaber national og politisk ligevægt.
Görev süresince reform niteliğinde yenilikler yapmıştır.Det blev i forbindelse med reformen lagt under amterne.
Diğer yandan diğer adlandırmalar bu kültürün tüm niteliklerini ortaya koymaktan uzaktır.Ud over hvad billederne viser, ved man ikke meget andet om denne kultur.
Nitelikli oyuncu Salto Nazad tarafından yapıldı.Skuespilleren Cole Sprouse er opkaldt efter ham.
Zira bir nesneye ait olan nitelik farklı nesnelere ait olabilir.The Shape of Things to Come kan betyde flere ting.
İnsan ticareti, uluslararası sözleşmeler tarafından insan hakları ihlali olarak nitelendirilmektedir.Retten til kollektive forhandlinger er anerkendt via internationale menneskerettighedskonventioner.
Ormanın bu niteliği, farklı bitki türlerinin aynı alanda iç içe büyümesine olanak sağlamaktadır.Men denne nye skov giver helt andre betingelser for planterne i skoven.
Lars Larsson şu kişileri niteleyebilir: Lars Larsson (d.Der er flere personer med dette navn, se Lars Larsen (flertydig).
Ancak, stadyumun yarışmaya ev sahipliği yapabilmesi için uygun bir niteliğe sahip değildir.Fordi sentrum ikke var dyktige nok til å ta opp konkurransen.
Ben bunu bir ödül olarak nitelendiriyorum.Det var belønningen for at tro.
Bazı araştırmacılar bu iddiaları sözdebilim olarak nitelemişlerdir.Der er stadig mormoner, som tror på disse påstande.
Yılı dolayısıyla yayımlanan 100 Yılın 100 Yönetmeni kitabının devamı niteliğindedir.Sidenhen er der hvert år blevet sendt en Årets Top 100.
Şirketin 100. yıl imzası niteliğindedir.Samme år som virksomheden fyldte 100 år.
Onlar sermayeci kültürün iktisadi erdemlerini insanlığın esasiyel niteliklerinden saymışlardır.Han ser religionerne som personlige livsstadier i menneskehedens levnedsløb.
Daha önce de değinildiği şekli ile güç iktidardan farklı olarak kurucu nitelikler taşımaktadır.Drivkraften skaffes som nævnt til dels efter kontravægtsprincippet.
Devrim ertesinde yaşanan üç yıl, devrim öncesinin bir devamı niteliğindedir.De tre personer sætter sig for at finde ud af, om der virkelig var en revolution i byen for 16 år siden.
Bu tür göller aynı zamanda Çanak Göl olarak da nitelendirilmektedir.Den form for tåge betegnes også som havgus.
Bu dönem sanatı belirgin bir askeri nitelik arz eder.Denne hær er kendetegnet ved en høj grad af tilfældighed.
Epistemoloji: bilginin niteliklerini anlamada yardımcı olur.Nociception er evnen til at opfatte smerte.
Yüzde 70'in üzerindeki oranlar yüksek oran olarak nitelendirilir.70 % af disse børn fortsætter til højere niveauer.
Nitelik, nicelikten önemlidir.Kvalitet er vigtigere end kvantitet.
Ernst Mayr onu Charles Darwin'den sonra 19. yüzyılın en önemli evrim kuramcısı olarak nitelemiştir.Ernst Mayr rangerte ham som den nest mest notable evolusjonsteoriker i det 19. århundre, etter Charles Darwin.
Deus Ex: Human Revolution'un devamı niteliğindedir.Deus Ex: Mankind Divided er oppfølgeren til Deus Ex: Human Revolution.
Bu oturum adeta Tiberius'un tüm saltanatının niteliğini belirlemiş gibidir.Denne sammenkomsten synes å ha satt tonen for hele styret til Tiberius.
Bu ışık olarak nitelenir.Dette er lys slik vi oppfatter det.
Bütün Bizans İmparatorları kendilerini Roma İmparatoru olarak görüp nitelendirmişlerdir.Alle bysantinske keisere så på seg selv som romerske keisere.
Aynı zamanda nitelikli bir hemşiredir.Hun er også utdannet sykepleier.
Fakat hiçbiri dizinin devamı niteliğinde değildi.(Ingen av dem var tilstede da det skjedde).
The Who’nun gitaristi Pete Townshend albümü “esrarengiz bir başyapıt” olarak niteler.The Who's Pete Townshend skal ha sagt at albumet var «et helt forbløffende mesterverk».
Ad, bir kişiyi niteleyen ve ona ait olan sözdür.AD vil etter hvert gi smerter og forkalkninger (artroser).
İlk olarak şunu belirtmek gerekir ki; statüko kavramının net olarak olumlu veya olumsuz bir niteliği yoktur.Hans ettermæle er, kanskje urettferdig, at han verken hadde mot eller talent som feltherre.
PopMatters, şarkıyı "tümüyle güzel" ve "bir modern rap klasiği" olarak nitelendirdi.Massey kaller sangen for "simpelthen nydelig" og "en klassiker innen moderne rap".
Eğer kişi sisteme erişemezse - kullanıcının bakış açısından - sistem erişilebilir değil olarak nitelendirilir.Hvis en bruker ikke kan aksessere systemet, kalles det for utilgjengelig.
Belirli bir konuda tecrübe sahibi olan kişiler o alanda uzman olarak nitelendirilir.Det vil si at de som besitter en viss type kunnskap fungerer som spesialister i denne fasen.
2006 yapımı The Da Vinci Code filminin prequeli niteliğindedir.I 2006 ble filmen Da Vinci-koden lansert.
Bunların yanı sıra farklı nitelikte yiyeceklerin birlikte tüketilmemesine çok büyük özen gösterilirdi.Det var også svært viktig at mat med ulike egenskaper ikke ble blandet tilfeldig.
İlk besteleri, 12-ton alıştırmaları niteliğindeydi.Den siste perioden var preget av tolvtoneteknikk.
Atkuyrukları "yaşayan fosil" olarak nitelendirilir.Denne omtales av den grunn som et levende fossil.
Bunları suç örgütü olarak nitelendirebiliriz.Dette kan eventuelt brukes i en kriminalsak.
Bu durum çoğunlukla Meiji oligarşisi olarak nitelendirilecek ve kurumsallaşacaktır.De sistnevnte var for det meste å finne i meiji-oligarkiet.
Kara olarak nitelendirilmeleri kötü olmakla ilgili olarak kendilerine verilmiş bir yakıştırma değildi.Men det var ingen lov mellom dem, og stammer reiste seg mot stammer.
Kendisini ateist olarak nitelendirdi.Han var kjent som en ateist.
Alınan mal veya hizmetin niteliğine göre çeşitli vade uygulamaları vardır.Varighet og antall følgesveiner var slått fast ved lov eller sedvane.