Roger Ebert filmi şimdiye dek yapılmış en güçlü savaş karşıtı filmlerden biri olarak nitelendirir.Sommige critici, waaronder Roger Ebert, beschouwen de film als een van de sterkste oorlogsfilms ooit gemaakt.
Spin'den Rob Harvilla şarkıyı "nefis" olarak niteledi.Als afscheid zong Harrison het lied 'Imagine'.
Ermeniler de bu nitelemeden nasiplerini almışlardır.Ook de Ernestijnen sloten een dergelijk verbond.
Bu dizi Eyvah Babam'ın devamı niteliğinde çekildi.Dit beleid verhardde toen Hunerik zijn vader opvolgde.
Oostende "Belçika plaj - deniz tatili şehirlerini kraliçesi" olarak nitelendirildi.Het schip werd vernoemd naar de Belgische "Koningin der Badsteden": Ostend Spirit.
Somut nitelemeler pek fazla yapılmamış ancak soyut yönü üzerinde daha çok durulmuştur.Voor hen die er geen beschikking over hadden werd het zakendoen een stuk moeilijker.
Bu cemiyetlerin bazıları hayır kurumu niteliğindeydi.Sommige bewoners zeggen blij te zijn geweest met dit plaatsingsbeleid.
Fakat, bu faaliyet, bahsi geçen düşüncenin bir parçası olarak nitelendirilmez.Toch wordt deze niet-werkwoordelijke rest als een deel van het werkwoordelijk gezegde beschouwd.
Bu proje günümüzde kullanılan internetin başlangıcı niteliğindeydi.Deze zogenaamde Internetsoftware was het eerste begin van het Internettijdperk.
Pablo Picasso, kendisini “kendi eserlerinin en büyük koleksiyoneri” olarak nitelendirilmişti.Bacon noemde het schilderij zelf: 'mijn ultieme meesterwerk'.
Sistem her öğrenciye uyum sağlayacak nitelikte olmalıdır.Verder geldt er ook nog een minimumtempo waar iedere leerling aan moet voldoen.
Bu sınıfların nitelikleri ve görevleri şunlardır: Brahman’lar: Kutsal yazıları olan Veda’ları incelerler.De brahmanen bestudeerden de Veda's, de geschriften waarin die rituelen beschreven waren.
Benim bu iş için nitelikli olduğumu düşünüyor musunuz?Denkt u dat ik geschikt ben voor dat werk?
Sizce bu iş için nitelikli miyim?Ben ik geschikt voor dat werk volgens u?
Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.Inni w tym dniu robili im kawały i nazywali ich „kwietniowymi głupcami”.
Sarmallar dönüş yönlerine göre sağ elli veya sol elli olarak nitelendirilirler.Przewodnik pociągał ich na stronę śmierci (w lewo) lub na stronę życia (na prawo).
Fakat onun en sevdiği ve en fazla öne çıkan niteliği kaşiflikti.Jej ulubionym i najmocniejszym uderzeniem jest forehand.
İtalyan Ceza Kanunu'nun 530. maddesi gereğince suçlamalar "oluşmamış fiil" olarak nitelendi.Więc na podstawie art. 530 Kodeksu karnego oskarżenie mogło zostać uznane za "nieistniejące".
Deus Ex: Human Revolution'un devamı niteliğindedir.Deus Ex: Human Revolution (ang.).
"Harika Çocuk" olarak nitelendirildi.Była tak zwanym „cudownym dzieckiem”.
Fate/stay night görsel romanının devamı niteliğindedir.Powieści te są prequelem Fate/stay night.
Jar hedefi compile hedefini bir bağımlılık olarak nitelendirmektedir.Target jar ma opisany cel compile jako zależność.
Parti ayrıca kendisini yurtsever ve enternasyonalist olarak nitelendirmektedir.Partia ta jednocześnie określa się jako patriotyczna i internacjonalistyczna.
Ancak şekil nitelikleri azlık ve çokluk kabul etmezler.Dopływy Osymu są nieliczne i niewielkie.
(Bu sözler Türkiye’ye doğrudan bir tehdit niteliği taşıyordu.)(Dlaczego UE wprowadziła nowe sankcje wobec Rosji?)
Belirli bir konuda tecrübe sahibi olan kişiler o alanda uzman olarak nitelendirilir.Osoba ze znacznym doświadczeniem w pewnej dziedzinie może zyskać reputację specjalisty.
Şirketin adını, niteliğini ve merkezini değiştirdi.Spółka zmieniła m.in. nazwę, zarząd i adres siedziby.
Aynı zamanda, LucasArts'ın üç boyutlu grafikler kullanan ilk macera oyunu olma niteliğini de taşımaktadır.Jest to pierwsza przygodowa gra firmy LucasArts korzystająca z grafiki trójwymiarowej.
Van Gogh köylü evlerini "insan yuvaları" olarak nitelendirdi.Van Gogh był zafascynowany takimi wiejskimi domostwami, które nazywał „ludzkimi gniazdami”.
The New York Times'dan A.O. Scott ise filmi "berbat" olarak nitelendirdi.A. O. Scott z The New York Times stwierdził, że jest to: „całkiem dobra zabawa”.
Ben bunu bir ödül olarak nitelendiriyorum.Potocznie nazywane jest nagrodą.
Uzman olanlar endüstriyel tesislere nitelikli işçi olarak gönderildi.Specjaliści trafiali do zakładów przemysłowych jako wykwalifikowani robotnicy.
Film, Teksas Katliamı serisinin yedinci filmidir ve 1974 tarihli ilk filmin devam bölümü niteliğindedir.Jest to szósta część z cyklu Życzenie śmierci oraz remake pierwszego filmu z 1974 roku o tym samym tytule.
Sahne adı olarak "Rebeca"yı seçmiş, bu ismi "kısa ve öz" olarak nitelendirmiştir.Do swojego pseudonimu artystycznego wybrała imię Rebeca z jednym „C”, gdyż „było krótkie i bardzo mocne”.
Yorum niteliğindedir.W referacie Ł.
İkilinin 2010 yılında yayınladığı Fan of a Fan adlı mixtape'in devam albümü niteliğindedir.Album był kontynuacją mixtape'u Fan of a Fan z 2010 roku.
Aynı alan hastalığın zamanla yayılmasını nitelendirmek amacı ile tekrar tekrar ziyaret edilmektedir.Ten sam obszar wizytuje się powtórnie, by scharakteryzować szybkość rozprzestrzeniania się choroby.
Kendisini ateist olarak nitelendirdi.Określał się on jako ateista.
Vatikan, bikini giymeyi habis bir günah olarak nitelendirdi.Wpuszczenie kosoworotki w spodnie uważano za grzech.
İspanya Veraset Savaşları bir dünya savaşı olarak da nitelendirilebilir.Korea jest znana na świecie także dzięki sztukom walki.
Daha sonra partinin askeri nitelikli organizasyonu olan Reichsbanner Schwarz-Rot-Gold’da boy gösterdi.Należał do założycieli organizacji Reichsbanner Schwarz-Rot-Gold.
İleriki günlerde bu tecrübelerini kâbus olarak nitelendirdi.Później opisał to doświadczenie jako "koszmar".
Lumia 620'nin devamı niteliğindedir.Następcą tego modelu jest Lumia 620.
Köyün başhekimi Doktor Toshio Ozaki bu ölümler zincirini ilk önce salgın olarak niteler.Toshio Ozaki, dyrektor jedynego szpitala w wiosce, podejrzewa, że może to być epidemia.
Aslında bir silah aracı olarak nitelendirilebilir.Można go używać jako broni.
How You Remind Me adlı teklileri, grubun en iyi şarkısı olarak nitelendirilmektedir.Utwór jest uznawany za jedną z najlepszych piosenek zespołu.
Bir bakıma Greatest Flix ve Greatest Flix II'nin devamı niteliğindedir.W zestawie tym znalazły się dwie wideokasety grupy: Greatest Flix i Greatest Flix II.
Nitelik Sınıf SınıflamaGłówna Drabinka Drabinka Kwalifikacji
Ve onu bir daha bu şekilde nitelendirmemi istememişti.".Mówiłem, ci abyś nigdy tu nie przychodził.”.
Adana'nın merkezi niteliğindedir.Siedzibą było miasto Adana.
Bu görüntü gölün "Dünyanın Nazar Boncuğu" olarak nitelendirilmesine neden olmuştur.Zastanawia się czy można to zjawisko wykorzystać do pomiaru „falowania skorupy ziemskiej”.
Sırbistan ve Rusya kararı yasa dışı olarak nitelemişlerdir.Rosja i separatyści działają nielegalnie.
Poe'yu zaman zaman eleştiren William Butler Yeats bir keresinde Poe'yu "iğrenç" diye nitelendirmiştir.William Butler Yeats był okazjonalnie krytykiem Poego i określił go raz „wulgarnym”.
Yetkilendirici ad sunucularına ait nitelikli alan adları o bölgedeki ad sunucusunun kayıtlarında bulunur.Siły obronne dopuszczone w każdym sektorze są określone w Aneksie II do niniejszej Umowy.
Rusya Savunma Bakanlığı bu söylemleri yalanladı ve absürt olarak nitelendirdi.Serwis prasowy partii zaprzeczył zarzutowi rosyjskiego finansowania i nazwał to absurdem.
Teknik ekip tarafından 'uçağın kalbi' olarak nitelendirilir.Menedżerowie zespołu tłumaczyli to problemami technicznymi samolotu.
Ancak, sivilleri hedef alan eylemlerini terör olarak nitelendiriyoruz.Za ataki na cywilów obarczono terrorystów.
Şarkı ilk açıklandığı zamandan itibaren otoriteler tarafından berbat olarak nitelendirilmiştir.Piosenka traktuje o tym, że od dzisiejszego wieczora otrzymaliśmy odpowiedzialność.
İkinci İspanya Cumhuriyeti'nin bir devamı niteliğindeydi.Proklamowano Drugą Republikę Hiszpańską.
E. T. A. Hoffmann senfoniyi "zamanının en önemli çalışması" olarak nitelemektedir.E.T.A. Hoffmann określił ją mianem „jednego z najważniejszych dzieł epoki”.