Daha sonraları bu dönemini "depresyon" olarak nitelendirdi.Lei lo ha definito come "deprimente".
Geçiş niteliğindeki alt katı giyinme odası olarak kullanılmış olabilir.In questo modo, lei potrà usare la loro stanza come guardaroba.
Biyolojik içerik fazla ise daha popüler bir şekilde toprak olarak nitelendirilir.Un volto umano ancora più largo è detta ipereuriprosopia.
Ancak bu türlerden hiçbiri insanlar tarafından tüketilebilecek nitelikte değildir.Comunque, questo tipo di distinzione non viene utilizzata da tutti.
50.000 km2'den daha küçük olan buz kütleleri Buz tabakası olarak nitelendirilir.Masse di ghiaccio che ricoprono una superficie inferiore ai 50.000 km² vengono definite cappa di ghiaccio.
Bu niteliğiyle önemli bir tarih ve kültür varlığıdır.Rimane un importante riferimento religioso e culturale nella zona.
Bu oyun, 2015'te çıkan Pillars of Eternity oyununun devamı niteliğindedir.Il gioco così realizzato, chiamato Pillars of Eternity, è uscito per pc nel 2015.
Yapılan bazı öneriler bu araçların kullanılabilirliğini arttıracak nitelikteydi.Queste misure ebbero importanza fondamentale tanto che è stato necessario inventare apparecchi adatti.
İlk yolcu otomobili olarak nitelendirilir.Per la prima volta si potrà andare in taxi come passeggero.
Bu arzu edilen nitelikler şunlardır: geçerlilik, optimallik ve değişmezlik.I requisiti richiesti a questo scopo sono quelli di compatibilità, performance e semplicità.
Hostel: Bölüm 2 Eli Roth'un Hostel isimli filminin devam niteliğindeki 2007 yapımı film.Nel 2007 diventa la protagonista di Hostel: Part II, un film di Eli Roth.
Nitelik (attributum kavramıysa, Tanrı'yı özünde ne ise o olarak gösteren şeydir.Quindi, siccome l'atto del peccare è un determinato ente, esso, come tale, deriva da Dio.
"Silence in the Library" adlı bölümün devamı niteliğindedir.È menzionato in un episodio di Doctor Who intitolato Silence in the Library.
Yalnız bir nitelik farkı vardır.Esistono nella sola variante singola.
Machiavelli, bu niteliklerin devlet işlerini yürütmede uygun olmayacağına inanıyordu.Makarios credeva che ciò avrebbe facilitato il funzionamento della macchina statale.
Bu, bir ticaret anlaşması ve dostluk ittifakı niteliği de taşıdı.Per questo occorre mantenere il rapporto su di un piano di rispetto e amicizia.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Ma qualcuno vuole trasformare il campeggio in una lussuoso villaggio vacanze.
2000 yılı yapımlı dizinin devamı niteliğindedir.La produzione superava le 2000 unità annue.
2'si 1 arada çıkarılabilir olarak nitelendirilebilen en eski cihaz, 2002'den itibaren Compaq TC1000'dir.Caratteristica principale del tc1100 è la sua forma, ripresa dal Compaq tc1000.
Bu adlandırma, ülkenin İspanyolcada kullanılan isminin çevirisi niteliği taşır.La designazione di “Diritto Mercantile” è usata nei paesi di lingua spagnola. ...
Bu öneriler henüz resmi bir nitelik taşımamaktadır.Ma per ora sono solo voci senza conferme ufficiali.
Bu kurallar milli ve milletlerarası nitelik taşırlar.È necessario distinguere tra i circuiti nazionali e internazionali.
Fakat hiçbiri dizinin devamı niteliğinde değildi.Anche se non tutti erano in servizio nello stesso momento.
Ancak bu cevabî mektup niteliğindedir.Ad un simbolo corrisponde una lettera.
Bina ilk ulusal mimari örneği olarak nitelendirir.L'edificio è classificato come monumento nazionale.
İran'ın dini entelektüel hareketinde en etkili figür olarak nitelenmiştir.È inoltre una figura ben nota del movimento religioso intellettuale in Iran.
Küçük Rus'un finalini "tüm Rus ekolunun en önemli eserlerinden biri" olarak nitelendirdi.Il più forte di loro è una sorta di "Capitan Russia".
Ben bunu bir ödül olarak nitelendiriyorum.Questa iniziativa è risultata vincitrice di un premio.
Sonraları bu davranışı "aptalca ve çocukça" olarak nitelendirdi.Per tale ragione a volte le sue azioni finiscono per sembrare un po' stupide o infantili.
Doğal hukuk, niteliği gereği hukuki pozitivizme karşıdır.Forte sostegno alla legge naturale e opposizione all'utilitarismo.
Chemik Police organizatör olarak nitelendirildi.Gioca nel ruolo di schiacciatrice nel Chemik Police.
2018 yapımı Avengers: Sonsuzluk Savaşı filminin devamı niteliğindedir.2 e nel 2018, nel film blockbuster Avengers: Infinity War.
Lumia 620'nin devamı niteliğindedir.È basato sullo standard TIS 620.
The Observer gazetesinden Kitty Empire, albümü "görkemli bir şekilde harmanlanmış" olarak niteledi.Kitty Empire del The Observer disse che l'EP è «splendidamente squilibrato».
Bu modellerde uyarıların ünlü Landau (roton) spektrumu nitel olarak yeniden üretilmiştir.Con questo modello viene riprodotta la relazione di dispersione famosa di Landau con i rotoni.
Kitabın adı ise Alman yazar Goethe'nin Genç Werther'in Acıları'na bir gönderme niteliğindedir.È la cittadina tedesca in cui Goethe ambientò il romanzo epistolare: I dolori del giovane Werther.
Halk müziği, klasik ve arabesk niteliktedir.Significati musicali, classici e popular.
Bu terimin eskiden küçültücü bir nitelik taşıdığı düşünülmüştür, fakat artık öyle algılanmamaktadır.Precedentemente, il ritardo mentale è stato considerato un sintomo principale, ma non è ora non lo è più.
Bu düşünce, bireyin özgüven değerlerini sarsacak nitelikte olabilir.Un'altra causa potrebbe essere dipesa dal suo coraggio personale.
Alman edebiyatının “klasik” çağı olarak da nitelendirilebilmektedir.In particolar modo, paiono significative le esperienze «costituzionali» degli ordinamenti tedesco e spagnolo.
Kayıtlar bittilten sonra bu işi Duff Mükemmel bir iş olarak nitelendirmiştir.Parlando in seguito del suo scritto, Dylan lo ha definito un'opera incompiuta.
"Stratosferik sülfat aerosol örtü" olarak nitelendirilmektedir.Essa può essere definita anche come una "bomba termonucleare sporca".
İleriki günlerde bu tecrübelerini kâbus olarak nitelendirdi.Quella notte, tuttavia, ha un incubo sulla memoria.
İtiyadi suçlar basit itiyadi suçlar ve nitelikli itiyadi suçlar olmak üzere iki çeşittir.Quindi, è chiaro che i due gruppi sono diventati disuguali nel perseguire un giusto ed equo risarcimento.
Bu nitelik , termal dinamik ısının bir etiketlenme sistem olarak kullanımı doğrulamak kullanılır.Per realizzare questo spostamento, quindi, si usa un sistema che sfrutta la dilatazione termica dei metalli.
Bugün Bahreyn'deki Yahudiler ile Müslümanlar arasındaki ilişkiler genellikle iyi olarak nitelendirilmektedir.Le relazioni tra ebrei e musulmani erano, nel complesso, buone.
Girişim önceki Dünyanın Yeni Yedi Harikası kampanyasının devamı niteliğindedir.La stagione incomincia sotto il segno delle sette vittorie consecutive della precedente.
Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir.Questo titolo lo porterà a sedersi tra i più grandi di sempre della lotta.
Peter Steinfels de bu Komployu dini terörün dikkate değer bir örneği olarak nitelendiriyor.Peter Steinfels definiscie questo evento come un "caso notevole di terrorismo religioso".
Bu onların son saldırısı olacak nitelikte bir girişimdir.Sarà questo il suo ultimo impegno scaligero.
Bu koridorlar üst orta ve alt koridor olarak nitelendirilir.Questo frenulo si estende verso l'alto e all'indietro attraverso l'ilo.
Sosyaldemokrat Halkçı Parti Merkez Yönetim Kurulu da, olayı yargısız infaz olarak nitelendirdi.Un dirigente del Consiglio centrale ebraico tedesco definì il confronto inaccettabile.
Fakat, çok nitelik gerektiren bilgisayar uygulamalarında yaygın olarak kullanılır. (örneğin, ISO 8601'de).Ciò è ancora evidente poiché quasi tutti gli esemplari sono ancora utilizzati nei servizi di linea. ^ 408
Bu görüntü gölün "Dünyanın Nazar Boncuğu" olarak nitelendirilmesine neden olmuştur.Nella leggenda, questo pozzo divenne noto come il "Pozzo del riflesso del viso".
Aren Oportünizminin Niteliği .Logica del negazionismo.
Sen niteliklisin.Ты квалифицированный.
Mekkeliler İbrahim'in dinini Sâbiîlik olarak nitelerdi.Ибрахим Ибрахим — исламский пророк, аналог ветхозаветного Авраама.
John Norwich kısaca Herakleios'u "çok uzun yaşadı" olarak nitelendirir.Джон Норвич кратко охарактеризовал Ираклия как «жившего слишком долго».
Deniz kaptanı olarak nitelense de gerçek bir kaptan değildir ve denizden nefret etmektedir.Обычно его называют Морской Капитан, хотя он и признал, что он не настоящий капитан и ненавидит море.
1: The Miracle And The Sleeper"ın devamı niteliğindedir.1: The Miracle and the Sleeper» с симфоническим оркестром.