Ana içeriğe geç
Sözlük

nitekim ile cümle

nitekim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.und dachte, Gott kann auch wohl von den Toten auferwecken; daher er auch ihn zum Vorbilde wiederbekam.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.Uważając to, iż Bóg może i od umarłych wzbudzić; skąd go też w podobieństwie zmartwychwstania przyjął.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.συλλογισθεις οτι ο Θεος δυναται και εκ νεκρων να ανεγειρη εξ ων και ελαβεν αυτον οπισω παραβολικως.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.Ибо он думал, что Бог силен и из мертвых воскресить, почему и получил его в предзнаменование.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.подумавши, що і з мертвих силен Бог воскресити; тим і прийняв його в образі (воскресення).
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.С вяра установи пасхата и поръсването с кръвта, за да се не допре до тях този, които погубваше първородните.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.ויחשב בלבו כי יכול יוכל אלהים להחיות גם את המתים על כן גם הושב אליו להיות למשל׃
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.اذ حسب ان الله قادر على الاقامة من الاموات ايضا الذين منهم اخذه ايضا في مثال.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.他 以 為 神 還 能 叫 人 從 死 裡 復 活 . 他 也 彷 彿 從 死 中 得 回 他 的 兒 子 來
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.他 以 為神還 能 叫人 從死裡復活 . 他 也彷彿從 死 中 得回 他 的 兒子來
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Aber an ihrer vielen hatte Gott kein Wohlgefallen; denn sie wurden niedergeschlagen in der Wüste.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Ale ne ve mnohých z nich zalíbilo se Bohu, nebo zhynuli na poušti.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Ale vo väčšine z nich sa nezaľúbilo Bohu, lebo boli pobití a rozmetaní na púšti.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Alligevel fandt Gud ikke Behag i de fleste af dem; thi de bleve slagne ned i Ørkenen.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.allikevel hadde Gud ikke behag i de fleste av dem; for de blev slått ned i ørkenen.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.De azoknak többségét nem kedvelé az Isten, mert elhullának a pusztában.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.그러나 저희의 다수를 하나님이 기뻐하지 아니하신고로 저희가 광야에서 멸망을 받았느니라
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Lecz większej części z nich nie upodobał sobie Bóg; albowiem polegli na puszczy.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Ma della maggior parte di loro Dio non si compiacque e perciò furono abbattuti nel deserto
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mais la plupart d`entre eux ne furent point agréables à Dieu, puisqu`ils périrent dans le désert.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mas Deus não se agradou da maior parte deles; pelo que foram prostrados no deserto.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Men de flesta av dem hade Gud icke behag till; de blevo ju nedgjorda i öknen.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mutta useimpiin heistä Jumala ei mielistynyt, koskapa he hukkuivat erämaassa.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Sin embargo, Dios no se agradó de la mayoría de ellos; pues quedaron postrados en el desierto
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Song phần nhiều trong vòng họ không đẹp lòng Ðức Chúa Trời, nên đã ngã chết nơi đồng vắng.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Song phần_nhiều trong vòng họ không đẹp_lòng Ðức_Chúa_Trời , nên đã ngã chết nơi đồng vắng .
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Toch was God niet tevreden over de meesten van hen; Hij sloeg hen neer in de woestijn.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Toda večina njih ni bila po volji Bogu; zakaj pobiti so bili v puščavi.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Totuş cei mai mulţi dintre ei, n'au fost plăcuţi lui Dumnezeu, căci au pierit în pustie.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.αλλα δεν ευηρεστηθη ο Θεος εις τους πλειοτερους εξ αυτων διοτι κατεστρωθησαν εν τη ερημω.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Но не о многих из них благоволил Бог, ибо они поражены были в пустыне.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Та многих з них не вподобав Бог, бо поражені були в пустині.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.אבל ברבם לא רצה האלהים ופגריהם נפלו במדבר׃
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.لكن باكثرهم لم يسرّ الله لانهم طرحوا في القفر.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.但 他 們 中 間 、 多 半 是 神 不 喜 歡 的 人 . 所 以 在 曠 野 倒 斃
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.但 他 們中間 、 多半 是 神不喜歡 的 人 . 所以 在 曠野 倒斃
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.1945 fick USA:s högsta domstol en möjlighet att behandla den frågan.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.1945년, 대법원이 그러한 질문에 답을 줄 기회가 있었습니다.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.A Legfelsőbb Bíróságnak 1945-ben nyílt alkalma e kérdéssel foglalkozni.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.Bene, nel 1945 la Corte Suprema ebbe modo di occuparsi della cosa.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.Bien, en 1945, la Corte Suprema de Justicia tuvo la oportunidad de abordar esa pregunta.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.Ei bine, în 1945, Curtea Supremă de Justiție a avut șansa să răspundă la această întrebare.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.Em 1945, o Supremo Tribunal teve oportunidade de responder a essa questão.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.Hé bien en 1945, la Cour Suprême trancha la question.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.Im Jahr 1945 konnte der Supreme Court diese Frage klarstellen.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.In 1945 kreeg het Hooggerechtshof de kans die vraag te beantwoorden.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.V roce 1945 dostal Nejvyšší soud možnost tuto otázku zodpovědět.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.W roku 1945 Sąd Najwyższy stanął przed tym właśnie problemem.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.Το 1945 λοιπόν, το Ανώτατο Δικαστήριο είχε την ευκαιρία να αντιμετωπίσει το ζήτημα.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.Е, през 1945 г. на Върховния съд се отдава възможност да разреши този казус.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.Ну, в 1945 году Верховному суду посчастливилось заняться этим вопросом.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.ובכן, ב-1945 הזדמן לבית הדין העליון לטפל בשאלה זו.
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.حسناً .. في عام 1945 حصلت المحكمة العليا على فرصة للإجابة على هذا التساؤل
Nitekim 1945'de, anayasa mahkemesi bu soruya hitap etme fırsatı yakaladı.養鶏を営む2人の農家、トーマス・リーとティニー・コスビーが、
Nitekim başınızdaki bütün saçlar bile sayılıdır. Korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.Ale aj vlasy vašej hlavy všetky sú spočítané. Nebojte sa teda! Vy ste drahší nad mnoho vrabcov.
Nitekim başınızdaki bütün saçlar bile sayılıdır. Korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.Anche i capelli del vostro capo sono tutti contati. Non temete, voi valete più di molti passeri
Nitekim başınızdaki bütün saçlar bile sayılıdır. Korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.A vam so tudi lasje na vsi glavi prešteti. Ne bojte se torej; boljši ste od mnogo vrabcev.
Nitekim başınızdaki bütün saçlar bile sayılıdır. Korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.Dầu đến tóc trên đầu các ngươi cũng đã đếm cả rồi . Ðừng sợ chi , vì các ngươi trọng hơn nhiều chim_sẻ .
Nitekim başınızdaki bütün saçlar bile sayılıdır. Korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.Dầu đến tóc trên đầu các ngươi cũng đã đếm cả rồi. Ðừng sợ chi, vì các ngươi trọng hơn nhiều chim sẻ.
Nitekim başınızdaki bütün saçlar bile sayılıdır. Korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.De néktek a fejetek hajszálai is mind számon vannak. Ne féljetek azért, sok verébnél drágábbak vagytok.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
nitekim ile cümle - Sayfa 9 - nitekim kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App