Nitekim bu sebepten ötürü bazen kendisinin modern kimyanın babası olduğu da söylenir.Oleh karena hasilnya ini, ia sering disebut sebagai bapak kimia modern.
Nitekim o Avesta'da 'oğullar veren' (putro-da) olarak da bilinir.Kemudian, Sunahsepa diangkat sebagai anak oleh Wiswamitra.
Nitekim sağlık turizmi yıllık geliri bir milyar 200 milyon Amerika dolarını bulmaktadır.Sementara itu, elektor harus memiliki pendapatan tahunan paling tidak Rs 200$000.
Nitekim, öyleydi de.Sudah, begitu saja.
Nitekim bu çalışmaları dolayısıyla teori de Heckscher-Ohlin Teorisi diye iki yazarın ismiyle adlandırılmıştır.Karena itu teori ini dikenal dengan sebutan teori hore/huu.
Nitekim bu iki klan aynı dili konuşan aynı ataya sahip iki dağ aşiretiydi.Terdapat dua video klip yang menunjukkan dua bukit sama persis.
Nitekim 4 = {0,1,2,3} bir kümedir.Gặp nhau (Nhạc sĩ: Hoàng Thi Thơ) 4.
Nitekim bu esasın ismi de buradan doğmuştur.Cái tên Sinh Từ cũng ra đời vào thời điểm đó.
Nitekim Polonya ile görüşmeler bahar aylarında başarısız oldu.Tuy nhiên, các cuộc đàm phán giữa các phe nhóm chính trị đã thất bại vào mùa xuân năm 2012.
Nitekim kurtuldu ama hayatının 9 yılını kurt olarak yaşadı. "Chúng thường thọ khoảng 3 năm, tuy nhiên đã có con sống khoảng 9 năm khi bị giam cầm.
Nitekim, güneş battığı zaman, gündüzü geceden soyuyoruz ve ortalığı karanlık kaplıyor."夜は火(ほほ)の若(もろこ)に(火の粉の様に)喧響(おとな)い(喧しく)、晝は如五月蠅(さばえな)す沸き騰(あが)る」。
Nitekim kuşatmadan sonuç alınmadığına gören Safevîler, geri çekilmişlerdir.また物が壊れない鏡都でもアラタマで壊した物は戻らないという設定が付け加えられている。
Nitekim bu sebeple Zurvanizm olarak anılan inanca Zurvanit Zerdüştlük de denmiştir.したがって、これは外法として考えられることもある忌まれる信仰でもあった。
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.ある日彼は自らの痴漢の被害者と再会する。
Nitekim ismi de (dişi) "yiyici, (yiyerek) yok edici" anlamına gelmektedir.姓・諱を合わせ姒文命(じぶんめい)ともいう。
Nitekim cesaret edip konuşunca işler değişir.気持ちが昂ると話し方が変わる。
Nitekim hadisin ismi de meleğin isminden gelmektedir.機体名は主天使に由来する。
Nitekim ölümü de bir Abbâsî halifesinin eliyle olmuştur.まもなく紀瞻は死去した。
Nitekim Fransız mandası gelince bunu kendileri de dile getirmişlerdi.フランス語の ille も嘗てはこの音を表していた。
Babasından nefret eder ve nitekim sonradan onu öldürür.父親を嫌悪していたが、後に和解。
Nitekim bu dörtlü takımda kaldı.OVA4巻に登場。
Nitekim kardeşi Mustafa da padişah olmuştur.彼の兄弟グスタボ・A・マデロも殺された。
Nitekim Kürdistan terimi (Kürt terimiyle birlikte) siyasal olarak 20. yüzyıla kadar kullanılmamıştır.但しポリティカル・コレクトネスにより、20世紀後半以降はこの呼称は使われずforeignerとなる)。
Nitekim köye 1966 yılında traktör alınmıştır.1966年に急行列車化された。
Nitekim olaylar bu şekilde gelişecekti.といったようなことが成り立つ。
Nitekim Richard Leakey, bu tartışmayı çözmek için fosil kanıtların yetersiz olduğu görüşündedir.理查李基(英语:Richard Leakey)認為化石證據並不充足,無法解決這個爭論。
Nitekim, 1963 yılındaki başarılı bir darbenin ardından Diệm vurularak öldürüldü.」而事实上,在1963年南越政变后他确实被枪毙身亡。
Nitekim ölümü de bir Abbâsî halifesinin eliyle olmuştur.」竟無功,與偉同下獄論死。
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.可是,約翰對做生意實在沒有什麼興趣。
Nitekim servisin orijinal ismi HoTMaiL'dir.Outlook.com的前身是Hotmail。
Nitekim Mart 1890'da Şansölye ve Dışişleri Bakanı olarak atandı.选战使得他在1840年3月成为议会主席与外交部长。
Nitekim Fars'taki bu toplulukların Kürt olup olmadıkları da tartışmalıdır.许多法利赛——撒都该之间的争辩在于是否洁净。
Nitekim o Avesta'da 'oğullar veren' (putro-da) olarak da bilinir.알지(閼智)의 후손으로 이찬 대서지(大西知)의 아들이다.
Nitekim bu durum Avrupa'nın diğer büyük devletlerini rahatsız etmekteydi.그 놀라운 성공은 다른 유럽 국가의 가수들에게 영향을 미치게 되었다.
Nitekim hatır için gazetecilik yapmak sakıncalıdır.성문파열음 때문에 발음 표기가 어렵다.
Nitekim artık sona ermiş bulunuyor.어, 벌써 끝났네.
Nitekim, Yunan tiyatrosunda sadece iki tür oyun vardı: trajedi ve komedi.בתיאטרון היווני באתונה היו שני סוגי דרמה: טרגדיה, וקומדיה.
Nitekim bir süre sonra Osmanlı Ordusu, Avusturya topraklarında taarruzu başlattı.יום לאחר מכן, רוסיה גייסה את צבאה לאורך הגבול האוסטרי.
Nitekim birdenbire kartopu yağmuru başladı.התחיל ככל הנראה כריקוד גשם.
Nitekim artık sona ermiş bulunuyor.ידעתי כבר אז שזה הסתיים.
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.והוא (ג'ונסון) היה נחוש בדעתו למנוע זאת.
Nitekim bu durum Avrupa'nın diğer büyük devletlerini rahatsız etmekteydi.דברים אלו נאמרו כדי להדגיש את חשיבותן של מדינות אירופה על פני מדינות אחרות.
Nitekim I. Fransçois dönemi Fransız Rönesansı olarak da tanımlanmaktadır.באופן רשמי, נחשב הישג זה גם כיום להישג של המשלחת הצרפתית.
Nitekim hadisin ismi de meleğin isminden gelmektedir.הופיע גם בשם "המלאך נגד עולם הפשע".
1730 yılından itibaren yavaş yavaş yok olmaya başlamış ve nitekim de yok olmuştur.След 1924 започва все по рядко да се появява и като че изчезва.
Nitekim artık sona ermiş bulunuyor.Вашата се свърши вече.
Nitekim Montrö'den sonra Türk-İngiliz ilişkileri daha hızlı gelişmeye başladı.Руско-британските отношения ще се развиват нормално.
Nitekim bu ayrılık İslam'daki siyasi mezheplerin ortaya çıkışına neden olmuştur.Според мотивите това нарушавало равнопоставеността на религиите в Турция.
Nitekim sonuçta kazanan grup olmuştur.Например Той трябва да бъде победител.
Nitekim Mussolini son iki yıla ait fotoğraflarında çok zayıf görünmektedir.Поради това Хамърфол е бил разглеждан като страничен проект на тях двамата за няколко години.
Babasından nefret eder ve nitekim sonradan onu öldürür.Когато научава, баща му убива майката, а след това се самоубива.
Nitekim, Windows Vista'yı düzenli olarak kullanmak her zaman çoklu oturum ortamına neden olur.Ustvari, uobičajena poraba Windows Viste uvijek rezultira u višesesijskoj okolini.
Nitekim öyle olur.To je kao to.
Nitekim Fransız mandası gelince bunu kendileri de dile getirmişlerdi.Ponegdje se i Juru Francetića navodi kao jednog od njih.
Nitekim Medinet Habu’daki yazıtlarda “Hatti memleketinden hiç biri bunların saldırısına karşı duramadı.Podľa nariadenia Tretím hokagem, nikto nemohol hovoriť o tomto útoku.
Nitekim bu ayrılık İslam'daki siyasi mezheplerin ortaya çıkışına neden olmuştur.Výsledkom tohto štiepenia je politická rozpoltenosť v krajine.
Nitekim, Antik Mısır'da domuz da kurban edilen hayvanlar arasındaydı.Nakoniec v Egypte zomrelo všetko prvorodené medzi ľuďmi i medzi dobytkom.
Anlam sabit değildir, nitekim her yorumcunun belli bir eyleme farklı anlamlar vermesi bundandır.Ale nie je ani subjektívna v tom zmysle, že by ju každý subjekt prežíval inak.
Nitekim eserin sahibinin gerçekten Rublev olup olmadığı bile tartışılmıştır.Ruský vládca je civilizovaný, jeho ľud však nie.
Nitekim grup canlı bir gösteri sergiledi ve böylece yerel çevrenin en popüler gruplarından biri haline geldi.Skupina sa objavila aj na živom koncerte a stala sa jednou z najpopulárnejších v oblasti.