Rusya, yeni hükümeti tanımamıştır ve darbe girişimi olarak nitelendirmiştir.Buurland Rusland erkende de nieuwe regering niet en betitelde deze als illegaal.
Nitekim bu durum Avrupa'nın diğer büyük devletlerini rahatsız etmekteydi.Hiervan ging een belangrijke invloed uit naar andere Europese landen.
Nitekim o yıllardan kalma kalıntılar bunu açıkça belli etmektedir.Muurankers met dit jaartal herinneren hier duidelijk aan.
Kendisi son süreçte Fransa'nın Che Guevara'sı olarak nitelenmektedir.Hij wordt dan ook weleens gezien als de Afrikaanse Che Guevara.
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.Om naar Cuzco te komen, waar de tempel gebouwd zou worden, reisden ze door ondergrondse gangen.
Nitekim Abelardus, asıl tartışmayı başlatan kişi olarak anılmaktadır.Voorstanders vinden dat het goed is dat er een discussie op gang getrokken wordt.
Bir eylem sonucunda oluşan Karma’nın niteliğini, o eylemi yapmanın temelindeki amaç (Cetana) belirler.Karma wordt vooral bepaald door de intentie die de actie motiveert.
Söz konusu karar Macaristan için bu alanda bir ilk niteliğindedir.Deze valse orde week daarop uit naar Hongarije.
Meclis İslami nitelikte bir partinin kurulmasını yasakladı.De graaf gaf toestemming om op een bepaalde aangewezen plaats een godsdiensthuis te stichten.
Rourke'un yüzü daha sonraları "neredeyse tanınmaz" olarak nitelendirildi..De onervaren Monroe kreeg later bijna spijt.
Devam filmi niteliğinde olan Hannibal, 2001 yılında Ridley Scott tarafından filme çekilmiştir.Hannibal is een film uit 2001 geregisseerd door Ridley Scott.
Emniyet yetkilileri hâlen Mafya'yı ABD'nin en büyük organize suç grubu olarak nitelendirir.De Amerikaanse maffia is de belangrijkste misdaadorganisatie van de Verenigde Staten.
Real, The Movie ismindeki yarı belgesel niteliğindeki film ise tamamen Real Madrid'i konu almaktadır.Het woord Real in de clubnaam verwijst min of meer naar Real Madrid.
Dizi, eski dizinin devamı niteliğindedir ve ülkesinde altın saatler kuşağında yayınlanır.De oude vrouw blijft de jaargetijden prijzen en gouden munten vallen uit haar mond.
Windows Mobile sistemli HTC HD2'nin devamı niteliğindedir.Het toestel heeft nagenoeg dezelfde hardware als de HTC HD2.
Yalnız bir nitelik farkı vardır.Er is maar één differentieel nodig.
Tekkenin günümüze ulaşan bölümlerinin mimari özellikleri de bu kayıtları destekler niteliktedir.De diepte waarop de bouwwerken zich bevinden, helpt bij hun datering.
Nitekim bu zırh yaklaşık 250 yıllık bir süre için kullanılmış ve Hamata asıl zırh olarak kalmıştır.Vanaf die datum werd het ongeveer 2,5 kilometer lange en 25 ha grote terrein gebruikt als stapelplaats.
5 mg’dan az ‘düşük’, 10 mg’dan fazla ‘yüksek’ doz olarak nitelendirilir.Een dosis van meer dan 15 mg, wordt als hoog beschouwd.
Ayrıca çağın gereksinimlerine cevap verecek nitelikleri taşıdığı için talep edilmektedir.Daarnaast vergeten zij ook dat hun daden die zij stellen voor een geruime tijd opvraagbaar zijn.
Bu bölüm "The Magician's Apprentice" adlı bölümün devamı niteliğindedir.Op de Punt is het "hoofdkwartier" van de Magiër.
Sinüs taşikardisi, kalbin dakikada 100'den çok atmasıyla nitelendirilen bir bozukluktur.Een tachycardie is een hartritme waarbij het hart klopt met een frequentie van meer dan 100 slagen per minuut.
Bu yüzden "kadınsı nitelikleri" ni vurguladılar.En men hechtte aan de ‘kwaliteit’ van die leden.
Bu, bir ticaret anlaşması ve dostluk ittifakı niteliği de taşıdı.Hij sloot daarom een eed van vriendschap en steun.
Üçüncül nitelikler eklendi.De top drie kwalificeerde zich.
Elde bulunan kaynaklar ancak bazı krallar için aynı kişiyi nitelendirmektedir.Andere bronnen spreken alleen van een door de leden van het Koninklijk Kapittel gedragen kruis.
Sırbistan ve Rusya kararı yasa dışı olarak nitelemişlerdir.De compagnie en het Verenigd Koninkrijk verklaren de opzegging als onwettig te beschouwen.
Kendini şöyle nitelendirir: Çirkin, kaba, kibarlıktan hiç hoşlanmayan bir öğrenciydim.Hij wordt vooral omschreven als een plat, onbeschoft, onbeleefd en ongemanierd persoon.
Nitekim ölümü de bir Abbâsî halifesinin eliyle olmuştur.Tot aan haar dood behoudt zij het vruchtgebruik over de erfenis.
Bunun da çeşitli topluluklarda adı değişmiş ve çeşitli nitelikler kazanmıştır.Daarin benoemde hij verschillende geslachten en soorten.
Roger Ebert filmi şimdiye dek yapılmış en güçlü savaş karşıtı filmlerden biri olarak nitelendirir.Sommige critici, waaronder Roger Ebert, beschouwen de film als een van de sterkste oorlogsfilms ooit gemaakt.
Spin'den Rob Harvilla şarkıyı "nefis" olarak niteledi.Als afscheid zong Harrison het lied 'Imagine'.
Ermeniler de bu nitelemeden nasiplerini almışlardır.Ook de Ernestijnen sloten een dergelijk verbond.
Bu dizi Eyvah Babam'ın devamı niteliğinde çekildi.Dit beleid verhardde toen Hunerik zijn vader opvolgde.
Oostende "Belçika plaj - deniz tatili şehirlerini kraliçesi" olarak nitelendirildi.Het schip werd vernoemd naar de Belgische "Koningin der Badsteden": Ostend Spirit.
Somut nitelemeler pek fazla yapılmamış ancak soyut yönü üzerinde daha çok durulmuştur.Voor hen die er geen beschikking over hadden werd het zakendoen een stuk moeilijker.
Bu cemiyetlerin bazıları hayır kurumu niteliğindeydi.Sommige bewoners zeggen blij te zijn geweest met dit plaatsingsbeleid.
Fakat, bu faaliyet, bahsi geçen düşüncenin bir parçası olarak nitelendirilmez.Toch wordt deze niet-werkwoordelijke rest als een deel van het werkwoordelijk gezegde beschouwd.
Bu proje günümüzde kullanılan internetin başlangıcı niteliğindeydi.Deze zogenaamde Internetsoftware was het eerste begin van het Internettijdperk.
Pablo Picasso, kendisini “kendi eserlerinin en büyük koleksiyoneri” olarak nitelendirilmişti.Bacon noemde het schilderij zelf: 'mijn ultieme meesterwerk'.
Sistem her öğrenciye uyum sağlayacak nitelikte olmalıdır.Verder geldt er ook nog een minimumtempo waar iedere leerling aan moet voldoen.
Bu sınıfların nitelikleri ve görevleri şunlardır: Brahman’lar: Kutsal yazıları olan Veda’ları incelerler.De brahmanen bestudeerden de Veda's, de geschriften waarin die rituelen beschreven waren.
Benim bu iş için nitelikli olduğumu düşünüyor musunuz?Denkt u dat ik geschikt ben voor dat werk?
Sizce bu iş için nitelikli miyim?Ben ik geschikt voor dat werk volgens u?
Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.Inni w tym dniu robili im kawały i nazywali ich „kwietniowymi głupcami”.
Sarmallar dönüş yönlerine göre sağ elli veya sol elli olarak nitelendirilirler.Przewodnik pociągał ich na stronę śmierci (w lewo) lub na stronę życia (na prawo).
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.Pewnego dnia ich losy krzyżują się ze sobą.
Fakat onun en sevdiği ve en fazla öne çıkan niteliği kaşiflikti.Jej ulubionym i najmocniejszym uderzeniem jest forehand.
İtalyan Ceza Kanunu'nun 530. maddesi gereğince suçlamalar "oluşmamış fiil" olarak nitelendi.Więc na podstawie art. 530 Kodeksu karnego oskarżenie mogło zostać uznane za "nieistniejące".
Deus Ex: Human Revolution'un devamı niteliğindedir.Deus Ex: Human Revolution (ang.).
"Harika Çocuk" olarak nitelendirildi.Była tak zwanym „cudownym dzieckiem”.
Fate/stay night görsel romanının devamı niteliğindedir.Powieści te są prequelem Fate/stay night.
Jar hedefi compile hedefini bir bağımlılık olarak nitelendirmektedir.Target jar ma opisany cel compile jako zależność.
Parti ayrıca kendisini yurtsever ve enternasyonalist olarak nitelendirmektedir.Partia ta jednocześnie określa się jako patriotyczna i internacjonalistyczna.
Nitekim sonuçta kazanan grup olmuştur.Czuję się jak prawdziwa zwyciężczyni.
Ancak şekil nitelikleri azlık ve çokluk kabul etmezler.Dopływy Osymu są nieliczne i niewielkie.
(Bu sözler Türkiye’ye doğrudan bir tehdit niteliği taşıyordu.)(Dlaczego UE wprowadziła nowe sankcje wobec Rosji?)
Belirli bir konuda tecrübe sahibi olan kişiler o alanda uzman olarak nitelendirilir.Osoba ze znacznym doświadczeniem w pewnej dziedzinie może zyskać reputację specjalisty.
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.John nie miał wyboru.
Şirketin adını, niteliğini ve merkezini değiştirdi.Spółka zmieniła m.in. nazwę, zarząd i adres siedziby.