Ana içeriğe geç
Sözlük

nine ile cümle

nine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Nine, Winry. Te,sekkürler. -Her ,sey için sag ol, nine.Isoäiti ja Winry, kiitos.
Nine, Winry.Το ξέρουμε. Γιαγιά, Γουίνρι...
Nine, Winry.Бабушка, Винри...
Nineyi mutlaka ara!¡Acuérdate de llamar a la abuela!
Nineyi mutlaka ara!Mi raccomando di chiamare la nonna!
Nineyi mutlaka ara!Muista soittaa isoäidille!
Nineyi mutlaka ara!Não te esqueças de ligar à avó!
Nineyi mutlaka ara!Pamiętaj zadzwonić do babci!
Nineyi mutlaka ara!Ring farmor!
Nineyi mutlaka ara!Ring til farmor!
Nineyi mutlaka ara!Να πάρεις τη γιαγιά!
Nineyi mutlaka ara!И обязательно позвони бабушке!
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Coge a Granny y a Denny, y escápate a otro país.
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Flygt udenlands med mormor og Denny.
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Leva a avó e o Denny e foge para um país estrangeiro.
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Pakene isoäidin ja Dennyn kanssa ulkomaille.
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Prendi la nonna e Denny, e scappa all'estero.
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Ta mormor och Denny och fly utomlands.
Nineyi ve Denny'yi al, yabancı bir ülkeye kaç.Забирай бабушку и Дэнни, и бегите куда-нибудь за границу.
Oturma odalarına çok büyük bir ekran kurmuşlardı. Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Eles tinham instalado um grande ecrã na sala de estar e todas as manhãs tomavam o pequeno almoço com a avó.
Oturma odalarına çok büyük bir ekran kurmuşlardı. Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Mereka memasang layar besar di ruang keluarga dan setiap pagi mereka sarapan bersama nenek mereka.
Oturma odalarına çok büyük bir ekran kurmuşlardı. Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Ők egy nagy képernyőt állítottak a nappalijukba, és minden nap együtt reggeliztek a nagymamával.
Oturma odalarına çok büyük bir ekran kurmuşlardı. Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Они установили в своей жилой комнате большой экран и каждое утро завтракали вместе с бабушкой.
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.A un certo punto, ho dovuto fare la storia tutta intera.
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.Dan pada suatu saat, saya harus membuat "9 Yard (Pekarangan)."
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.Egyszer pedig el kellett készítenem "Mind a kilenc yardot." [átvitt jelentés: az egész cókmókot]
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.En op een zeker moment moest ik wel 'De volle 9 yards' doen.
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.En un momento tuve que hacer "la historia larga"
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.Et à un moment donné, j'ai eu à faire "The Whole Nine Yards" ["Le grand jeu"].
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.Pak jsem jednou udělala "Celých devět yardů".
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.Şi, la un moment-dat, a trebuit să fac "Toţi cei nouă iarzi".
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.V istom momente som musela spraviť "Celých deväť yardov."
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.W pewnym momencie musiałam zrobić "Całe Dziewięć Jardów."
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.Σε κάποια φάση, έπρεπε να κάνω "Τα Πάντα Όλα".
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.А однажды мне пришлось делать "Целые Девять Ярдов".
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.А одного разу мені довелося робити "Цілих Дев'ять Ярд."
Öyle bir noktaya geldim ki "The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.И в един момент трябваше да направя "Всичките 9 Ярда"
"Peki nineciğim." dedim.「1つめの約束は かあさんをずっと
"Peki nineciğim." dedim.Am zis, "Bine, mamă."
"Peki nineciğim." dedim.Azt mondtam: "Igen nagyi,"
"Peki nineciğim." dedim.Ich sagte: "Okay, Oma."
"Peki nineciğim." dedim.Ik zei: "Oké, oma."
"Peki nineciğim." dedim.Jag sa, "Ok, Mama."
"Peki nineciğim." dedim.J'ai dit : " D'accord, Mamie. "
"Peki nineciğim." dedim.Já na to: "Ano babi."
"Peki nineciğim." dedim.라고 그러셔서 "네, 할머니" 그랬죠.
"Peki nineciğim." dedim.Le dije: "Seguro, Mama".
"Peki nineciğim." dedim.Odparłem: "Oczywiście".
"Peki nineciğim." dedim."Ok, nonna."
"Peki nineciğim." dedim. "Senden ilk isteğim, anneni hep sevmen."Está bem, Mamã." " A primeira coisa que quero que me prometas
"Peki nineciğim." dedim.Tôi nói " dạ được ạ"
"Peki nineciğim." dedim.Είπα, "Εντάξει, Μαμά."
"Peki nineciğim." dedim.Аз казах, "Добре, Мама."
"Peki nineciğim." dedim.Я ответил: "Хорошо, мам".
"Peki nineciğim." dedim.אני אמרתי: "בסדר, סבתא."
"Peki nineciğim." dedim.فقلت : " حسناً ، جدتي"
Pinako nine, sana anneden bir mesaj iletmemi istedi.A avó Pinako pediu-me para te dar um recado da mãe.
Pinako nine, sana anneden bir mesaj iletmemi istedi.Babcia Pinako prosiła, żebym ci przekazał wiadomość od mamy.
Pinako nine, sana anneden bir mesaj iletmemi istedi.Granny Pinako me pidió que te diera un mensaje de mamá.
Pinako nine, sana anneden bir mesaj iletmemi istedi.Nonna Pinako mi ha chiesto di darti un messaggio da parte della mamma.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod