Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.Vieme, že môcť prísť na pódium a hrať hudbu je požehnanie.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.Víme, že to, že můžeme přijít na pódium a hrát hudbu, je požehnání.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.We weten dat de mogelijkheid om in de band te spelen een zegen is.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.Wiemy, że możliwość wejścia na scenę i grania, jest błogosławieństwem.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.Wir wissen, dass es ein Segen ist, auf die Bühne kommen zu dürfen und zu musizieren.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.Для нас быть на сцене и исполнять музыку — это благословение.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.Знаем, че да можем да се качим на естрадата и да свирим музика е благословия.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.Ми знаємо, що мати можливість вийти на сцену і грати музику - це велике благо.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.אנו יודעים שהיכולת לבוא, לעלות על הבמה ולנגן מוסיקה זו ברכה.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.نعرف أن مجيئك إلى منصة الفرقة وعزفك الموسيقى، هو نعمة.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.さて これが行動ファイナンスとどう関係するのでしょうか?
Doğa -- bir nimet.A natureza é uma dádiva.
Doğa -- bir nimet.A természet az - nos, ez egy áldás.
Doğa -- bir nimet.De natuur is -- het is een Godsgeschenk.
Doğa -- bir nimet.Die Natur ist -- ein Geschenk des Himmels.
Doğa -- bir nimet.La Natura, beh la Natura è un dono di Dio.
Doğa -- bir nimet.La Naturaleza, pues, es un obsequio de Dios.
Doğa -- bir nimet.La nature est -- et bien, c'est un don du ciel.
Doğa -- bir nimet.Natura este... e un dar ceresc.
Doğa -- bir nimet.Natura - to dar od Boga.
Doğa -- bir nimet.Thiên nhiên là -- vâng, nó là món quà của Thượng Đế.
Doğa -- bir nimet.Η Φύση είναι -- είναι θεόσταλτο γεγονός.
Doğa -- bir nimet.Природата е... ами тя е дар от Бога.
Doğa -- bir nimet.Природа -- это от Бога.
Dördüncü olarak su her zaman bir nimet değildirIn quarto luogo, l'acqua non è sempre una benedizione.
Dördüncü olarak su her zaman bir nimet değildirQuarto: água não é sempre uma bênção.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var. Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Všetci zdieľame rovnakú potrebu darov Zeme -- rovnaké želanie rásť a stať sa lepšími.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.Chúng ta cùng có chung đòi hỏi với món quà của trái đất.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.우리는 지구의 선물에 같은 필요를 가집니다.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.les cultures sont toujours les activités principales des hommes.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.Mindannyiunknak ugyanúgy szüksége van a Föld ajándékaira.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.Noi tutti condividiamo lo stesso bisogno per i doni della terra.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.We delen de behoefte aan de geschenken van de aarde.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.Wir haben alle den gleichen Bedarf an die Geschenke der Erde.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.Wszyscy potrzebujemy Matki Ziemi.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.Μοιραζόμαστε όλοι την ίδια ανάγκη για τα δώρα της Γης.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.У нас у всех одна потребность в дарах природы.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.על סרט זה לא יחולו זכויות יוצרים.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.نتقاسم كلنا نفس الحوجة من عطايا الأرض.
Dunyanin nimetlerine hepimizin ihtiyaci var.生活を良くしたいという
Dünyanın maddi nimetlerine değer vermediği görsel olarak yansıtılmış.Dr. Harris: Takže dává smysl, že ve vizuálním zobrazování kolem Františka--a prezentování Františka
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Chcem vedieť, ako sa spoliehajú na štedrosť vôd, keď chcú zarobiť.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Chcę wiedzieć w jakim stopniu polegają oni na darach wody w swoim życiu.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Chci vědět, jak na štědrosti moře závisí jejich životy.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Ik wil weten hoe zij afhankelijk zijn van de overvloed van de zee voor hun bestaan.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Jag vill veta hur de förlitar sig på havets frikostighet för att tjäna sitt levebröd.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Je veux savoir comment ils exploitent la générosité de la mer pour gagner leurs revenus.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.그들이 생계를 위해 어떻게 물의 풍족함에 의존하고 있는지 알고 싶습니다.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Quero saber até que ponto confiam na generosidade dos oceanos para ganharem a vida.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Quiero conocer la forma en que confían en la generosidad del agua para ganarse la vida.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Saya ingin tahu bagaimana mereka bergantung kepada karunia lautan untuk hidup mereka.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Tôi muốn biết họ phụ thuộc thế nào vào tài nguyên của biển cho cuộc sống của họ.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Tudni szeretném, milyen szerepet játszanak a megélhetésükben a vizek adományai.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Voglio sapere come si affidano a ciò che trovano in acqua per il loro sostentamento.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Vreau să ştiu cum se bazează pe darul apei pentru traiul lor.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Θέλω να ξέρω πόσο βασίζονται στην γενναιοδωρία της θάλασσας για να ζήσουν.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.И мне интересно, почему они считают, что богатство океанов должно обеспечивать средства к их существованию.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Искам да знам отношението им към морските дарове и прехраната си.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.ברצוני לדעת איך הם מסתמכים על השפע שבמים לפרנסתם.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.أريد أن أعرف كيفية إعتمادهم على سخاء المياه في حياتهم.