nihayetinde ile cümle

nihayetinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Sau đó, tôi đã tới Los Angeles để giảng dạy tại Viện Luật đại học Nam California.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Schließlich kam ich als Juradozentin an die University of Southern California nach Los Angeles.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Till slut kom jag till Los Angeles för att undervisa vid University of Southern California Law School.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Végül eljöttem Los Angelesbe, hogy a Dél-Kaliforniai Egyetem jogi karán tanítsak.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.Τελικά, ήρθα στο Λος Άντζελες για να διδάξω στη Νομική Σχολή του Πανεπιστημίου της Νότιας Καλιφόρνια.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.В итоге, я прилетела в Лос-Анджелес, чтобы преподавать в школе права Университета Южной Калифорнии.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.В крайна сметка дойдох в Лос Анджелис да преподавам в правния факултет на Университета на Южна Калифорния.
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.בסופו של דבר הגעתי ללוס-אנג'לס כדי ללמד בפקולטה למשפטים של אונ' דרום-קליפורניה
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.في النهاية جئت إلى لوس انجلوس لأدرّس في كلية الحقوق بجامعة جنوب كاليفورنيا
Nihayetinde, University of Southern California Hukuk Fakültesi'nde ders vermek için Los Angeles'a geldim.教員としてロサンゼルスに来ることになりました 何年もの間 あらゆる努力をして
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.As criaturas acabam por lançar-se na exploração e colonização do Universo.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Ennen pitkää he menisivät avaruuteen ja aloittaisivat maailmankaikkeuden kansoittamisen ja tutkimisen.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Eventualmente saldrán al espacio y comenzarán a colonizar y explorar el universo.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Finiranno per andare nello spazio, e cominceranno a colonizzare e esplorare l'universo.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Ils pourraient se déplacer dans l'espace et commencer à explorer et coloniser l'univers.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Într-un final ei vor ajunge în spaţiu şi vor începe să colonizeze şi să exploreze universul.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.결국 이들은 우주로 나가서, 새로운 행성을 개척하기 시작합니다.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Sie würden schließlich ins All fliegen, Kolonien aufbauen und das Universum erforschen.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.W końcu zaczęłyby odkrywać wszechświat.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.В конце концов, они бы вышли в космос и начали колонизировать и исследовать Вселенную.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Одного разу вони вийдуть в космос і почнуть досліджувати та колонізувати всесвіт.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.След време ще отидат в космоса и ще започнат да колонизират и да изследват вселената.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.בסופו של דבר הם יגיעו לחלל, ויתחילו לאכלס ולחקור את היקום.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.سيذهبون للفضاء ويبدأون الاستعمار واستكشاف الكون.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Acum, ceva de genul acesta se foloseşte deoarece este vorba în cele din urmă şi despre desen.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Ahora, algo como esto se puede usar porque a fin de cuentas esta es también una charla sobre diseño.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Bây giờ, những thứ như vậy có thể được sử dụng vì đây cũng là buổi nói chuyện về thiết kế.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Mogę pokazać coś takiego, gdyż mówimy także o projektowaniu.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Nos, egy ilyen dolog használható, mert végeredményben ez egy dizájnról is szóló előadás.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Nyní můžeme použít něco takového, protože toto je konec konců rovněž přednáška o designu.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Ok, nånting sånt här kan vara användbart, för det här är trots allt ett föredrag om design också.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Podemos usar coisas como estas, porque, afinal, isto também trata de design.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Quelque chose comme ca peut être utilisé parce que, après tout, nous parlons aussi de design.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Sekarang, hal - hal seperti ini dapat digunakan karena sesungguhnya ini adalah percakapan tentang desain juga.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Si può usare anche qualcosa del genere perché in fin dei conti, si tratta comunque di disegno.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Takže, niečo takéto môže byť použité, pretože toto je koniec koncov reč o dizajne.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Τώρα, κάτι τέτοιο μπορεί να χρησιμοποιηθεί επειδή κι αυτή στο κάτω-κάτω είναι μια ομιλία για το σχέδιο.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Нечто подобное может быть применено на практике, ведь в конце концов речь идет о дизайне.
O halde, böyle bir şey kullanılabilir. Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.Нещо такова може да се използва, защото това също е и след всички разговори за дизайн.
O kararlar ve onlara bağlı kalmak, nihayetinde Olimpiyat oyunlarında yarışmak için gereken güveni bana verdi.Essas decisões e o facto de não as ter abandonado deram-me a confiança para participar nos Jogos Olímpicos.
O kararlar ve onlara bağlı kalmak, nihayetinde Olimpiyat oyunlarında yarışmak için gereken güveni bana verdi.그렇게 결심하고 꿋꿋이 견뎌낸 것이 결국 제게 올림픽에 출전할 자신감을 준거죠.
O kararlar ve onlara bağlı kalmak, nihayetinde Olimpiyat oyunlarında yarışmak için gereken güveni bana verdi.Sono state quelle decisioni e mantenerle che mi hanno dato la fiducia per affrontare le Olimpiadi.
O kararlar ve onlara bağlı kalmak, nihayetinde Olimpiyat oyunlarında yarışmak için gereken güveni bana verdi.Thế còn bạn, đâu là hai quyết định và quyết tâm theo đuổi nó đến cùng để thay đổi cuộc đời bạn mãi mãi?
O kararlar ve onlara bağlı kalmak, nihayetinde Olimpiyat oyunlarında yarışmak için gereken güveni bana verdi.Это были именно те решения, которые дали мне уверенность для участия в Олимпиаде.
O kararlar ve onlara bağlı kalmak, nihayetinde Olimpiyat oyunlarında yarışmak için gereken güveni bana verdi.אלו היו ההחלטות האלו ועמידה בהן שבסופו של דבר נתנו לי את הבטחון להשתתף במשחקים האולימפיים.
O kararlar ve onlara bağlı kalmak, nihayetinde Olimpiyat oyunlarında yarışmak için gereken güveni bana verdi.كانت تلك القرارات و الاستعداد لها هو في النهاية ما أعطاني الثقة لكي أشارك بالألعاب الأولمبية.
O kararlar ve onlara bağlı kalmak, nihayetinde Olimpiyat oyunlarında yarışmak için gereken güveni bana verdi.僕はついにオリンピックを戦うための 自信を手にしたんだ 君は人生を変えるために
Ram öldüğünde Krishna doğar. Krishna öldüğünde, nihayetinde Ram olarak geri dönecektir.Cuando termina el Ramayana, comienza el Mahabharata.
Ram öldüğünde Krishna doğar. Krishna öldüğünde, nihayetinde Ram olarak geri dönecektir.Quando Krishna morre, ele volta como Ram.
Tüm bu olanlardan sonra, en nihayetinde anlayacağım şey şuydu:이 모든 과정을 지나, 궁극적으로 깨달은 것은
Tüm bu olanlardan sonra, en nihayetinde anlayacağım şey şuydu:Trải qua tất cả chuyện này, điều tôi cuối cùng nhận ra
Tüm bu olanlardan sonra, en nihayetinde anlayacağım şey şuydu:בכל התהליך הזה, מה שבסוף גיליתי היה
Tüm bu olanlardan sonra, en nihayetinde anlayacağım şey şuydu:عبر كل ذلك، ما يمكن أن ندركه في نهاية المطاف
Tüm bu olanlardan sonra, en nihayetinde anlayacağım şey şuydu:私と親密に関係している
Tüm tanımlar en nihayetinde şu noktada birleşir: iyi bir şey olacak beklentisi.Alles komt neer op het idee van een verwachting van iets goeds dat zou moeten gebeuren.
Tüm tanımlar en nihayetinde şu noktada birleşir: iyi bir şey olacak beklentisi.Es kommt alles zusammen bei der Idee einer Erwartung, dass etwas gutes geschehen wird.
Tüm tanımlar en nihayetinde şu noktada birleşir: iyi bir şey olacak beklentisi.그것들은 모두 뭔가 좋은일이 막 일어날거라는 기대에 대한 발상으로 귀결됩니다.
Tüm tanımlar en nihayetinde şu noktada birleşir: iyi bir şey olacak beklentisi.Nhìn chung, đó là một sự kỳ vọng về một điều gì đó tốt đẹp sắp xảy đến.
Tüm tanımlar en nihayetinde şu noktada birleşir: iyi bir şey olacak beklentisi.Todas apuntan a la idea de expectativa de que algo bueno ocurrirá.
Tüm tanımlar en nihayetinde şu noktada birleşir: iyi bir şey olacak beklentisi.Toutes ces définitions se résument à l'idée d'attente de quelque chose de bon qui doit arriver.

İlgili Sayfalar