nihayetinde ile cümle
nihayetinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Nihayetinde Derek, sanırım ikimiz birlikte piyano çalarken eğlenebileceğimize sen de ikna oldun.В конце концов, Дерек, думаю, ты согласился, что вообще-то мы можем веселиться, играя на фортепиано вместе.
Nihayetinde Derek, sanırım ikimiz birlikte piyano çalarken eğlenebileceğimize sen de ikna oldun.І врешті, Дереку, думаю, ти погодився, що ми можемо весело проводити час, граючи разом.
Nihayetinde Derek, sanırım ikimiz birlikte piyano çalarken eğlenebileceğimize sen de ikna oldun.ובסופו של דבר, דרק, אני חושב שהסכמת שאנחנו באמת יכולים ליהנות מהנגינה יחד על הפסנתר.
Nihayetinde Derek, sanırım ikimiz birlikte piyano çalarken eğlenebileceğimize sen de ikna oldun.وفي النهاية، أعتقد بأنك توافقني الرأي يا دِيرِيك، بأننا حظينا ببعض المرح بالعزف على البيانو معا.
Nihayetinde Derek, sanırım ikimiz birlikte piyano çalarken eğlenebileceğimize sen de ikna oldun.一緒に演奏する楽しさに気づいてくれました この写真に写っているのは
Nihayetinde, doga bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermis ki hissetmemeleri lazim.la Natura ha dotato questi meravigliosi animali delle fonti del sentimento perché non sentano?
Nihayetinde, doga bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermis ki hissetmemeleri lazim.Εν τέλει, προίκισε η φύση αυτά τα υπέροχα ζώα με πηγές συναισθημάτων ώστε να μη νιώθουν;
Nihayetinde, doga bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermis ki hissetmemeleri lazim.אחרי הכל, האם הטבע העניק לחיות הנפלאות הללו מעיינות בלתי נדלים של חישה ?בכדי שהם לא יוכלו להרגיש
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Al final, na naturaleza les dió una fuente de sentimientos, ¿Para que no sientan nada?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Dopotutto la Natura ha dotato questi meravigliosi animali delle fonti del sentimento perché non sentano?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Konec koncev, ali je narava dala tem čudovitim živalim izvire čustev, zato da naj ne bi čutile?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Proč by jinak příroda obdařila tyto nádherné tvory smysly? Proto, aby necítili?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Setelah semua, telah dianugerahi alam ini hewan indah dengan udara baik-mata sentimen
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Εν τέλει, προίκισε η φύση αυτά τα υπέροχα ζώα με πηγές συναισθημάτων ώστε να μη νιώθουν;
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...אחרי הכל, האם הטבע העניק לחיות הנפלאות הללו מעיינות בלתי נדלים של חישה בכדי שהם לא יוכלו להרגיש?
Nihayetinde en doğru cevap yurttaşların kararıdır.Igaz is, a végső döntés a polgárok kezében van.
Nihayetinde en doğru cevap yurttaşların kararıdır.Il est normal que le choix final revienne aux citoyens.
Nihayetinde en doğru cevap yurttaşların kararıdır.Τελικά, η σωστή απάντηση είναι η απόφαση των πολιτών.
Nihayetinde en doğru cevap yurttaşların kararıdır.وفي الاخير الاجابة الصحيحة في يد المواطنين
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...Das Schiff sinkt und der Kapitän hat alles verloren, bis auf eine Schwimmweste.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...E la nave affonda, e il capitano perse tutto, tranne che il giubbotto di salvataggio.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...És a hajó elsüllyed, és a kapitány elveszített mindent, kivéve a mentőmellényt.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...I statek zatonął, kapitan stracił wszystko, prócz swej kamizelki ratunkowej.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...Loď sa potopila a kapitán stratil úplne všetko až na záchrannú vestu.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...Loď se potopila a kapitán přišel o všechno kromě záchranné vesty.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...Și corabia se scufundă, și căpitanul a pierdut tot, în afara unei veste de salvare.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...Skibet synker, og kaptajnen har mistet alt, bortset fra en redningsvest.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...Và chiếc tàu chìm, và thuyền trưởng mất tất cả, ngoại trừ cái áo phao.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...Και το πλοίο βυθίζεται, και ο καπετάνιος έχει χάσει τα πάντα, εκτός από ένα σωσίβιο.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder. Can yeleği hariç...И корабът потънал, а капитана изгубил всичко, освен спасителната си жилетка.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder.Het schip zinkt.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder.그래서 그 배는 가라앉았고, 그 선장은 모든걸 잃었습니다
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder.Le bateau était en train de couler, et le capitaine avait tout perdu.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder.O navio estava a afundar-se e o capitão perdera tudo, menos o colete salva-vidas.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder.Y el barco se fue a pique.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder.Корабель пішов на дно.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder.Корабль пошел ко дну.
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder.והספינה שוקעת, ורב-החובל איבד הכל,
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder.فتغرق السفينة، ويفقد القبطان كل شيء،
Nihayetinde gemi batar ve kaptan her şeyini kaybeder.キャプテンは全てを失いましたが 救命ジャケットだけが残りました
Nihayetinde hangi çocuk uçmayı hayal etmemiştir ki?Après tout, quel enfant n'a pas rêvé de voler ?
Nihayetinde hangi çocuk uçmayı hayal etmemiştir ki?Después de todo, ¿qué niño no ha soñado con volar?
Nihayetinde hangi çocuk uçmayı hayal etmemiştir ki?어쨋거나 날고 싶지 않은 아이들이 있을까요?
Nihayetinde hangi çocuk uçmayı hayal etmemiştir ki?La urma urmei, ce copil nu a visat să zboare?
Nihayetinde hangi çocuk uçmayı hayal etmemiştir ki?W końcu które dziecko nie marzy o lataniu?
Nihayetinde hangi çocuk uçmayı hayal etmemiştir ki?Ведь какой ребёнок не мечтал летать?
Nihayetinde hangi çocuk uçmayı hayal etmemiştir ki?אחרי הכל, איזה ילד לא חולם לעוף?
Nihayetinde kendilerini toprağa kadar zincirliyorlar서로 자기 몸들을 이어 이어 바닥까지 닿을 거에요
Nihayetinde kendilerini toprağa kadar zincirliyorlarLas pueden ver gradualmente agregándose a la estructura.
Nihayetinde kendilerini toprağa kadar zincirliyorlarLe puteți vedea cum se alătură gradual la structura respectivă.
Nihayetinde kendilerini toprağa kadar zincirliyorlarVous pouvez les voir peu à peu s'assembler pour former la structure.
Nihayetinde kendilerini toprağa kadar zincirliyorlarثم يشكلون في النهاية سلسلة لتصل كل الطريق الى الأرض.
Nihayetinde, kitabın bir diğer başkahramanı olan bu kişinin yardımını aldı.Dia akhirnya meminta bantuan dari tokoh lain yang luar biasa yang merupakan tokoh baik dari buku ini.
Nihayetinde, kitabın bir diğer başkahramanı olan bu kişinin yardımını aldı.E poi "arruolò" questo altro incredibile personaggio che è per così dire il coprotagonista del libro.
Nihayetinde, kitabın bir diğer başkahramanı olan bu kişinin yardımını aldı.Hij schakelde de hulp in van een andere opzienbarende persoon, de andere hoofdpersoon in het boek,
Nihayetinde, kitabın bir diğer başkahramanı olan bu kişinin yardımını aldı.마침내 그는 다른 뛰어난 인물에게 도움을 요청했어요. 그는 이 책의 또 다른 주인공입니다.
Nihayetinde, kitabın bir diğer başkahramanı olan bu kişinin yardımını aldı.Ostatecznie zyskał pomoc niesamowitej osoby, która jest niejako drugim głównym bohaterem książki.
Nihayetinde, kitabın bir diğer başkahramanı olan bu kişinin yardımını aldı.Până la urmă a recrutat ajutorul acestei persoane uimitoare, care e celălalt protagonist al cărţii.
Nihayetinde, kitabın bir diğer başkahramanı olan bu kişinin yardımını aldı.Priskrbel si je tudi pomoč še ene izjemne osebnosti, nekako drugega protagonista knjige -
Nihayetinde, kitabın bir diğer başkahramanı olan bu kişinin yardımını aldı.Végül megnyert egy másik különös alakot is az ügy számára, aki ennek a könyvnek a másik főszereplője.