nihayetinde ile cümle

nihayetinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.הרי למראית-עין ברור שכדור הארץ הוא גדול ונייח והשמש קטנה וניידת,
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.أليس يبدو واضحا أن الأرض كبيرة الحجم وبلا حراك، الشمس صغيرة الحجم ومتحركة. إلا أنه يجدر التذكير..
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.とても明白に思えます しかしこの主題に対するウィトゲンシュタインの見解を 思い起こすとよいでしょう
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Aber immer noch unsere Vorväter, nicht wahr?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Dar ei sunt părinții noștri, nu?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Icke desto mindre, våra förfäder.
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?여튼 이분들이 우리의 선조들이죠?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Ma comunque, i nostri padri fondatori, giusto?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Mindenesetre alapító atyáink, igaz?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Niettemin onze voorvaderen, toch?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?No obstante, nuestros predecesores, no es así?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Nos ancêtres, néanmoins, non ?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Přesto však naši předci, že?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Tak czy siak, nasi przodkowie, prawda?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Tuy nhiên, cha ông của chúng ta, đúng không?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Παρόλα αυτά, οι πρόγονοί μας, σωστά;
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Не по-малко това се отнася за предците ни, нали?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Тем не менее, это наши с вами отцы-основатели, не так ли?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?ובכל זאת, אבות האומה, נכון?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?ماعدا ذلك ، فهم أجدادُنا ، أليس كذلك ؟
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?彼らは全てを考えた上で 憲法を書いたと言われています
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Aparecen en la calle sólo con la bandera de Egipto.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Az utcákon már csak az egyiptomi zászlókkal jelennek meg.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Họ xuất hiện trên đường phố chỉ với lá cờ Ai Cập.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Ies în stradă doar cu drapelul Egiptului.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Ils sont allés dans les rues seulement avec le drapeau de l'Egypte.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.그들은 단 하나, 이집트 국기만을 들고 거리로 나섰습니다.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Sie gehen nur mit der Flagge Ägyptens auf die Straße.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Vanno per strada solo con la bandiera dell'Egitto.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Wychodzą na ulice jedynie z flagą Egiptu.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Ze verschenen alleen nog met de Egyptische vlag.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Εμφανίζονται στο δρόμο μόνο με τη σημαία της Αιγύπτου.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Вони з'являються на вулицях лише з прапором Єгипту.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Они выходят на улицы под единым флагом Египта.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Появяват се на улицата само със знамето на Египет.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.הם מופיעים ברחוב רק עם דגל מצרים.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.يظهرون في الشوارع فقط بالعلم المصري.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.対照的な例としては
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.전혀 그들의 관심의 대상이 아니었죠.
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.Starszy człowiek, mały meczet...
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.אדם זקן, מסגד קטן --
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.رجل عجوز، مسجد صغير --
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.突然 訪れるようになり
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Die Maus ist schlau, sie wird das Labyrinth irgendwann lösen, aber sie macht eine Brute-Force-Suche.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.쥐는 똑똑해서, 결국 미로를 나가게 되겠지만, 동물적으로 조사를 합니다.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Muizen zijn slim. Deze muis lost uiteindelijk het doolhof op, maar hij doet dat door gissen en missen.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Myš je chytrá a dostane se ven, ale tápe při tom.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Myszy są sprytne, więc w końcu jej się udaje, ale robi to metodą siłową.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Nos, az egerek okosak, ezért ő megoldja a labirintust végül, de végig próbálva az összes lehetőséget.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Ora i topi sono scaltri, e alla fine riescono nel loro intento, ma lo fanno in modo rozzo.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Os ratos são espertos, este rato vai sair deste labirinto, mas faz uma pesquisa exaustiva.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Tikus itu pintar, jadi dia akhirnya pasti menyelesaikan labirin ini, tapi dia mencari dengan membabi buta.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Τα ποντίκια είναι έξυπνα, έτσι αυτό το ποντίκι τελικά λύνει τον λαβύρινθο, αλλά κάνει εξαντλητική αναζήτηση.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Мышь сообразительна, поэтому в итоге находит выход, но она ищет его простым перебором.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Сега, мишките са умни, така че тази мишка евентуално решава лабиринта, но използва груба сила, за да търси.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.עכשיו, עכברים הם חכמים, כך שהעכבר יפתור את המבוך בסופו של דבר, אבל זה חיפוש של כוח גס.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.ان الفئران ذكية .. ويمكنها ان تحل المتاهة في النهاية وهي تقوم ببحث واسع
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.総当たりでやります 台にたどり着くまで全ての通路を泳ぎます
İşin nihayetinde, bu rakamlarda istediğiniz sonuca ulaşmak için, varsayımlarınızla da oynayabilirsiniz.Nakonec můžete vždycky tohle číslo ovlivnit na základě předpokladů, které děláte.
İşin nihayetinde, bu rakamlarda istediğiniz sonuca ulaşmak için, varsayımlarınızla da oynayabilirsiniz.Uiteindelijk kan dit nummer altijd naar de hand gezet worden, naargelang welke veronderstellingen je maakt.

İlgili Sayfalar