Ana içeriğe geç
Sözlük

nihayet ile cümle

nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Nihayet bunun bir darbe olduğu artık açık..עכשיו ברור שזוהי הפיכה
Nihayet bunun bir darbe olduğu artık açık.大統領は辞任を拒否しています
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Alla fine cominciai a scrivere il mio libro, con l'intento di illustrare la portata del problema nel mondo.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Con el tiempo, me dispuse a escribir un libro para mostrar el alcance del problema a escala mundial.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.În cele din urmă, am început să scriu o carte, pentru a demonstra într-adevăr mărimea acestei probleme
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.그래서 결국, 책을 쓰기 시작했습니다, 전세계적으로 이 문제를 알리기 위해서 말입니다.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Mijn boek toonde de echte omvang van dit probleem op wereldwijde schaal.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Nakonec jsem začal psát knihu, vlastně proto, abych ukázal jak velký je tento problém v globálním měřítku.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Nakoniec som sa pustil do písania knihy, aby som poukázal na mieru tohto problému na celosvetovom meradle.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Par la suite, j'ai décidé d'écrire mon livre, pour démontrer l'étendue de ce problème à l'échelle mondiale.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Schließlich fing ich an, mein Buch zu schreiben, um das weltweite Ausmaß dieses Problems darzustellen.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Till slut började jag skriva min bok för att visa på omfattningen av det här problemet på en global skala.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Végül nekiálltam megírni egy könyvet, hogy bemutassam, mekkora méreteket ölt ez a probléma globális szinten.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.В конце концов, я стал писать книгу, чтобы показать размах этой проблемы во всём мире.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Накрая се наканих да напиша книга, в която наистина да покажа размерите на този проблем в световен мащаб.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.בסופו של דבר התחלתי לכתוב את הספר שלי, כדי באמת להראות את היקף הבעיה הזו
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.في النهاية، قررت أن أكتب كتابي، للتدليل على حجم هذه المشكلة
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.この問題が世界的にどれだけの規模で 起きているかを明らかにするためです
Nihayet deli gibi olacaksınız, sokaklara döküleceksiniz. Çağıracaksınız ki bu yük çok ağır geldi.وبالنهاية ستصاب بالجنون ، تهرع الى الطرقات وتنادي :
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Cuối cùng tôi cũng rời ghế sofa, bắt đầu lên kế hoạch chuyến hành trình khác.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Eu acabei por sair do sofá, e comecei a planear outra expedição.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Eventualmente sí me levanté del sofá y empecé a planear otra expedición.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Finalmente sono sceso da quel divano, ed ho cominciato a pianificare un'altra spedizione.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Ich habe mich irgendwann vom Sofa erhoben und angefangen, eine andere Expedition zu planen.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.M-am dat până la urmă jos de pe canapea, şi am început să planific încă o expediţie.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Saya akhirnya bangkit dari sofa, dan mulai merencanakan ekspedisi selanjutnya.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Uiteindelijk kwam ik van de sofa af en plande ik een nieuwe expeditie.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Végül felálltam a szófáról, és elkezdtem tervezni egy új expedíciót.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.В крайна сметка станах от дивана и започнах планирането на друга експедиция.
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.Я всё-таки встал с дивана и начал планировать новую экспедицию.
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Akhirnya Dodo berkata, 'SEMUA ORANG telah menang, dan semua harus memiliki hadiah. "
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Äntligen Dodo sa: "alla har vunnit, och alla måste ha priser."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Cuối cùng, Dodo cho biết, "tất cả mọi người đã giành được, và tất cả phải có giải thưởng."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Eindelijk de Dodo zei: 'Iedereen heeft gewonnen, en ze moeten allemaal hebben prijzen.'
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Endlich war der Dodo sagte: "Jeder hat gewonnen, und alle sollen Preise haben."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Enfin, le Dodo a dit, "tout le monde a gagné, et tous doivent avoir des prix."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Finalmente il Dodo disse: 'TUTTI ha vinto, e tutti devono avere premi.'
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.마침내 도도는 '모두가 원 가지고 있으며, 모든 상품이 있어야합니다.'라고
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Konečne Dodo povedal: "Každý má vyhrala, a všetci musia mať ceny."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Konečně Dodo řekl: "Každý má vyhrála, a všichni musí mít ceny."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.La ultima Dodo a spus, "Toată lumea are câştigat, şi toţi trebuie să aibă premii."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Na zadnji Dodo rekel: 'Vsak ima zmagal, in vsi morajo imeti nagrade. "
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Por fim, o Dodo disse, 'TODOS ganhou, e todos devem ganhar prêmios. "
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Por fin el Dodo dijo: "Todo el mundo ha ganado, y todos deben tener premios.
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Til sidst Dodo sagde: "Alle har vundet, og alle skal have præmier.
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Végre a Dodo azt mondta, "mindenki nyert, és minden kell díjat."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Viimein Dodo sanoi, "Kaikki on voittanut, ja kaikki on palkintoja."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.W końcu Dodo powiedział: "Każdy ma wygrać, i wszystko musi być nagrody."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Επιτέλους Διδώ είπε, "ο καθένας έχει κερδίσει, και όλοι πρέπει να έχουν τα βραβεία".
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Най-накрая каза Додо: "всеки е спечелил, и всички трябва да има награди."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Наконец Дронт сказал: "Каждый имеет победил, и все должны иметь призы.
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.Нарешті Дронт сказав: "Кожен має переміг, і всі повинні мати призи.
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.סוף סוף דודו אמר, "כולם ניצחו, וכל חייב להיות פרסים."
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi.في الماضي وقال دودو ، 'الجميع قد فاز ، ويجب ان يكون جميع الجوائز.'
Nihayet Dodo 'HERKES kazandı ve tüm ödüller sahip olmanız gerekir.' Dedi."しかし、誰が賞品を提供することです?"声のかなりコーラスは尋ねた。
Nihayet eski şeyler kurtulmak edelim.Cuối cùng cũng có được thoát khỏi những điều cũ.
Nihayet eski şeyler kurtulmak edelim.Diamo finalmente liberarsi di cose vecchie.
Nihayet eski şeyler kurtulmak edelim.Faisons enfin se débarrasser de vieilles choses.
Nihayet eski şeyler kurtulmak edelim.Katsotaanpa vihdoin päästä eroon vanhoista asioista.
Nihayet eski şeyler kurtulmak edelim.Lad os endelig slippe af med gamle ting.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
nihayet ile cümle - Sayfa 40 - nihayet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App