nihayet ile cümle

nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Jamen, jeg ville gøre dette, jeg ville gøre dette, men, men, jamen, jeg er, trods alt, ikke mærkelig.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."나는 이걸 할거야, 이것도 할거야, 그런데.. 그런데.. 그런데 나는 이상한 놈은 아니잖아.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Nos, megtenném ezt, megtenném ezt, de, de, hát, elvégre, én nem vagyok furcsa.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."No, tekisin niin, mutta, mutta, no, kaiken kaikkiaan, en ole outo."
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Nun, ich würde es tun, wirklich tun, aber nun, nach allen Überlegungen, ich bin doch nicht seltsam."
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Saya ingin melakukannya, namun bagaimanapun, saya orang biasa
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Udělal bych to, zvládl bych to, ale, ale, no ale jsem přece normální.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Vâng, tôi sẽ làm, tôi sẽ làm, nhưng mà --- rốt cuộc thì, tôi không cá biệt.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Veď ja by som to urobil, vážne, ale, ale, no, veď... nie som predsa divný.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Zrobiłbym to, ale... cóż, przecież nie jestem dziwakiem".
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Θα έκανα αυτό, θα έκανα εκείνο, αλλά, αλλά, καλά, τελικά, δεν είμαι παράξενος.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Е, бих го направил, бих го направил, но... но... е, в края на краищата, аз не съм чудак.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Ладно, я сделаю это, я сделаю это, но, но, да ладно, всё-таки, я ж не чокнутый.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Так, я б зробив це, зробив це, але, але, ну, зрештою, я ж не якийсь пришелепкуватий.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."הייתי הולך על זה, אבל, אבל, אני הרי לא טיפוס מוזר.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."حسناً، كنت لأقوم بذلك، كنت لأقوم بذلك، لكن ، لكن حسناً في النهاية لست غريب الأطوار
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim.結局のところ 俺は変人じゃない 情熱を追い求めるやつらは
Charles Darwin'in kitabı, "Türlerin Kökeni" nihayet yayımlandıDarwinův "Původ druhů" byl konečně vydán.
Charles Darwin'in kitabı, "Türlerin Kökeni" nihayet yayımlandıNăm 1859, 24 năm sau khi rời khỏi Galapagos
Charles Darwin'in kitabı, "Türlerin Kökeni" nihayet yayımlandı" Originea speciilor " a lui Charles Darwin a fost publicată în sfârşit.
Charles Darwin'in kitabı, "Türlerin Kökeni" nihayet yayımlandıΤο 1859, 24 χρόνια αφού έφυγε από τα Γκαλαπάγκος... δημοσιεύτηκε τελικά η Προέλευση των Ειδών του Δαρβίνου.
Charles Darwin'in kitabı, "Türlerin Kökeni" nihayet yayımlandıДарвин издал книгу "О происхождении видов".
Charles Darwin'in kitabı, "Türlerin Kökeni" nihayet yayımlandıמוצא המינים של צ'ארלס דארווין .פורסם לבסוף
Charles Darwin'in kitabı, "Türlerin Kökeni" nihayet yayımlandıتشارلز داروين ' أصل النوع ' نشر أخيرا
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Bởi vì cuối cùng, hầu hết những gì chúng ta làm diễn ra ở đây, bên trong chiếc hộp, với nguồn lực hạn chế.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Denn was wir letztendlich schaffen, findet mitten im Leben statt, mit den Einschränkungen.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Fordi i sidste ende, det meste af det vi gør sker her, indenfor kassen, med begrænsede ressourcer.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.궁극적으로 우리가 하는 모든 일은 어떤 틀 안에서 발생하게 되고, 항상 한계에 맞닥뜨리게 됩니다.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Omdat het meeste wat we doen uiteindelijk hier plaatsvindt, binnen de box, met begrensde middelen.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Ostatecznie większość tego, co robimy, jest ograniczona i ma ograniczone zasoby.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Parce qu'en fin de compte, la plupart de nos actions sont routinières, avec des ressources limitées.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Perché alla fine, la maggior parte di quel che facciamo accade qui, dentro uno schema, con risorse limitate.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Porque, en definitiva, gran parte de lo que hacemos ocurre aquí, dentro del molde, con recursos limitados.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Protože nakonec většina z toho, co děláme, se odehrává tady, v rámci limitů, s omezenými prostředky.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Végső soron ugyanis, amit teszünk, azt adott korlátok között, adott erőforrásokkal kell tennünk.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Γιατί εν τέλει τα περισσότερα από αυτά που κάνουμε συμβαίνουν εδώ, μέσα στα όρια, με περιορισμένους πόρους.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Адже насправді, більшість з того, що ми робимо відбувається тут, у зоні обмеження з обмеженими ресурсами.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Ведь большая часть того, что мы делаем, мы делаем здесь, в ординарном мире, используя ограниченные ресурсы.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.Защото в крайна сметка, повечето от това, което правим, се случва тук, вътре в кутията, с ограничени ресурси.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.כי בסופו של דבר, רוב הדברים שאנחנו עושים, מתרחשים כאן, בתוך הקופסה, עם משאבים מוגבלים.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.لأنه في نهاية المطاف ، معظم ما نقوم به يحدث هنا ، داخل الصندوق ، مع محدودية الموارد.
Çünkü en nihayetinde, yaptığımız çoğu şey burada, kutunun içinde, sınırlı kaynaklarla oluyor.手段が限られた 枠の範囲内で行われるからです 制約の中で 創造性を 発揮する術を学ぶことが
Çünkü nihayetinde cerrahın hastaya yaptığı bir şey, eğer rızası alınmadan yapılmışsa, suç sayılır.Car, après tout, ce qu'un chirurgien fait à un patient, si c'était fait sans consentement, serait un crime.
Çünkü nihayetinde cerrahın hastaya yaptığı bir şey, eğer rızası alınmadan yapılmışsa, suç sayılır.이런 말을 왜 하냐면, 일단 외과의가 환자에게 행하는 일은 그것이 환자 모르게 한 일일 경우 중범죄에 해당하거든요.
Çünkü nihayetinde cerrahın hastaya yaptığı bir şey, eğer rızası alınmadan yapılmışsa, suç sayılır.Perchè dopo tutto ciò che un chirurgo fa ad un paziente, se fosse fatto senza consenso, sarebbe un crimine.
Çünkü nihayetinde cerrahın hastaya yaptığı bir şey, eğer rızası alınmadan yapılmışsa, suç sayılır.Przecież, to co chirurg robi pacjentowi byłoby zbrodnią gdyby było wykonywane bez zgody pacjenta.
Çünkü nihayetinde cerrahın hastaya yaptığı bir şey, eğer rızası alınmadan yapılmışsa, suç sayılır.Εξάλλου, αυτό που κάνει ο χειρουργός στον ασθενή εάν γινόταν χωρίς τη συγκατάθεσή του, θα ήταν ένα κακούργημα.
Çünkü nihayetinde cerrahın hastaya yaptığı bir şey, eğer rızası alınmadan yapılmışsa, suç sayılır.В конце концов, то, что хирург делает с пациентом, будь оно сделано без согласия, было бы преступлением.
Çünkü nihayetinde cerrahın hastaya yaptığı bir şey, eğer rızası alınmadan yapılmışsa, suç sayılır.כי אחרי הכל, מה שמנתח עושה לחולה, אם זה היה נעשה ללא הסכמה, היה עבירה על החוק.
Çünkü nihayetinde cerrahın hastaya yaptığı bir şey, eğer rızası alınmadan yapılmışsa, suç sayılır.لأنه و في الأخر كلّ ما يفعله الجراح من اجل المريض, اذا تم من دون موافقته سَيُعتبر جريمة
Çünkü nihayetinde cerrahın hastaya yaptığı bir şey, eğer rızası alınmadan yapılmışsa, suç sayılır.もし同意なしに行えば 重罪だからです 外科医は仕立屋であり、配管工であり
Çünkü, nihayetinde, eğer bulamazsak, ilköğretimi terk eden erkek öğrenciler şöyle şeyler söylecektir,Bởi vì, xét đến cùng, nếu chúng ta không chấp nhận, thì sẽ có những cậu bé rời bỏ trường tiểu học mà nói rằng,
Çünkü, nihayetinde, eğer bulamazsak, ilköğretimi terk eden erkek öğrenciler şöyle şeyler söylecektir,Eftersom, till sist, om vi inte gör det, då kommer vi att har pojkar som lämnar grundskolan och säger,
Çünkü, nihayetinde, eğer bulamazsak, ilköğretimi terk eden erkek öğrenciler şöyle şeyler söylecektir,Fiindcă, în final, dacă ei nu fac asta, atunci vom avea băieți care părăsesc școala elementară spunând:
Çünkü, nihayetinde, eğer bulamazsak, ilköğretimi terk eden erkek öğrenciler şöyle şeyler söylecektir,Fordi i sidste ende, hvis vi ikke gør noget så ender vi med drenge der forlader folkeskolen og siger,
Çünkü, nihayetinde, eğer bulamazsak, ilköğretimi terk eden erkek öğrenciler şöyle şeyler söylecektir,In caso contrario, i maschi lasceranno le elementari pensando:
Çünkü, nihayetinde, eğer bulamazsak, ilköğretimi terk eden erkek öğrenciler şöyle şeyler söylecektir,왜냐하면 궁극적으로 교사들이 바뀌지 않으면 남자아이들은 초등학교를 떠나면서 이렇게 말할 겁니다.
Çünkü, nihayetinde, eğer bulamazsak, ilköğretimi terk eden erkek öğrenciler şöyle şeyler söylecektir,Mert ha nem tesszük, akkor ott lesz a sok fiú általános iskola után, evvel a gondolattal:
Çünkü, nihayetinde, eğer bulamazsak, ilköğretimi terk eden erkek öğrenciler şöyle şeyler söylecektir,Nie robiąc tego będziemy mieli chłopców, którzy opuszczają podstawówkę mówiąc:
Çünkü, nihayetinde, eğer bulamazsak, ilköğretimi terk eden erkek öğrenciler şöyle şeyler söylecektir,Porque, en última instancia, si no lo hacemos vamos a tener niños que dejen la escuela primaria diciendo:

İlgili Sayfalar