nihayet ile cümle
nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.فقلت : ياللهول
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.行って席に付きました
Ben de nihayet bedenini geri kazanabilecegimizi sanmı,stım.Jag trodde att vi skulle få tillbaka din kropp.
Ben de nihayet bedenini geri kazanabilecegimizi sanmı,stım.Jeg troede, vi ville få din krop tilbage.
Ben de nihayet bedenini geri kazanabilecegimizi sanmı,stım.Luulin, että saisimme ruumiisi takaisin.
Ben de nihayet bedenini geri kazanabilecegimizi sanmı,stım.Myślałem, że wreszcie odzyskasz swoje ciało.
Ben de nihayet bedenini geri kazanabilecegimizi sanmı,stım.Pensavo che avremmo riportato indietro il tuo corpo.
Ben de nihayet bedenini geri kazanabilecegimizi sanmı,stım.Pensei que íamos finalmente devolver-te o teu corpo.
Ben de nihayet bedenini geri kazanabilecegimizi sanmı,stım.También pensé que por fin recuperaríamos tu cuerpo.
Ben de nihayet bedenini geri kazanabilecegimizi sanmı,stım.Νόμιζα ότι θα επαναφέραμε το σώμα σου.
Ben de nihayet bedenini geri kazanabilecegimizi sanmı,stım.Я тоже думал, что мы сможем, наконец, вернуть твоё тело.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Afinal de contas, se não resultar, há sempre o amanhã.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Anda tahu, setelah itu, jika tidak berhasil, masih ada hari esok.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Bạn biết đó, sau tất cả, Nếu nó không hiệu quả, thì sẽ vẫn luôn còn ngày mai để làm.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Dopotutto, se non funziona, domani è un altro giorno.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Falls es nicht klappen sollte, gibt es ja immer noch den nächsten Tag.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Je weet dat als er niets van komt, er morgen een nieuwe dag is.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.결국에, 뭔가 해결이 안되면 항상 내일이라는 것이 있습니다.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Ştiţi, până la urmă, dacă nu ne iese, mereu mai vine o altă zi.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Végül is, ha nem lesz sikeres, még mindig ott a holnap.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Vous savez, après tout, si ça ne marche pas, demain est un autre jour.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.W końcu jak się nie uda, zawsze jest następny dzień.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Εξάλλου, αν δε πετύχουν, υπάρχει πάντα το αύριο.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Знаете, в края на краищата, че ако не проработи, винаги ще има утре.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Знаєте, зрештою, якщо це не спрацює, завжди залишається завтра.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Мы знаем, что, в конце концов, если что-то не получится, завтра можно начать всё сначала.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.הרי ככל הכל, אם זה לא יצליח, תמיד יהיה מחר.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.لأنه في النهاية، إن لم ينجح الأمر اليوم؛ هناك دائما غدا.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.うまくいかなくても いつでも明日という日はあるのですから 50歳以上の人々は
Bir dua mırıldanıyor ve operasyona başlıyor. Nihayetinde, ağrısı azalan hasta onu ellerinden öpüyor.Wyszeptała modlitwę i rozpoczęła zabieg. po wszystkim wyleczona pacjentka całowała ją po rękach
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.A jednou, když dostal svoji krabici cereálií Frosted Flakes zpět, hemžila se žábami.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Einmal bekam er seine Cornflakes zurück, aber die Schachtel war voller Kakerlaken.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.En gång när han slutligen fick tillbaka sitt paket med flingor var det fullt av kackerlackor.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.E quando ele conseguia de volta a sua embalagem de flocos, ela estava cheia de baratas.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.És egyszer, mire végre visszakapta a Frosted Flakes dobozát, tele volt csótányokkal.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.한번은 브라이언이 저당잡혔던 프로스티(Frosted Flakes) 시리얼을 되찾고 보니 시리얼 상자 안에 바퀴 벌레들이 우글거리고 있었대요.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Kun hän sai vihdoin takaisin muropakettinsa, se oli täynnä torakoita.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Một lần, khi ông cuối cùng được nhận lại hộp bánh ngũ cốc, bên trong toàn là gián bò lúc nhúc.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Og engang, da han endelig fik sin pakke med cornflakes tilbage, var den fyldt med kakerlakker.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Raz, kiedy dostał z powrotem płatki śniadaniowe, w pudełku roiło się od karaluchów.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Și odată, când în sfârșit și-a luat cutia de Frosted Flakes înapoi, era plină de gândaci.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Suatu kali, ketika ia akhirnya mendapat kembali Frosted Flakes nya, makanan itu telah dikerumuni kecoa.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Toen hij eindelijk zijn doos cornflakes terugkreeg, zat ie vol met kakkerlakken.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Una volta, quando finalmente gli hanno restituito la sua scatola di cereali, era piena di scarafaggi.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Une fois, alors qu'il a pu enfin récupérer sa boîte de céréales, il l'a trouvée pleine de cafards.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Y una vez, cuando finalmente llegó su caja de Frosted Flakes, estaba llena de cucarachas.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Κάποια φορά, όταν επιτέλους πήρε πίσω το δικό του κουτί... δημητριακών, ήταν γεμάτο κατσαρίδες.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.А одного разу, коли він нарешті отримав свій ящик заморожених пластівців назад, на них повзали таргани.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Веднъж Браян получил кутия мюсли, пълна с хлебарки.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.И однажды, когда он наконец заполучил коробку сухих завтраков "Фростед Флэйкс", из неё поползли тараканы.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.ופעם אחת, כשהוא סוף סוף קיבל את קופסת דגני הבוקר שלו בחזרה, היא שרצה מקקים.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.وفي مرة، حينما حصل على أول علبة رقائق محمصة له، كانت تعج بالصراصير.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.コーンフレークの箱を取り戻すと 中にはゴキブリがウジャウジャ そんな中 彼が大切にしてるものがあったの
Bir suikast girişiminden kurtulduktan sonra Jackson, nihayet 1836 yılında bankayı yenmiş.Après avoir survécu à une tentative d'assassinat, Jackson a enfin réussi à faire sortir les banquiers en 1836
Bir suikast girişiminden kurtulduktan sonra Jackson, nihayet 1836 yılında bankayı yenmiş.Efter overlevelsen af drabsforsøget, Jackson endlig besejrede den nye central bank i 1836.
Bir suikast girişiminden kurtulduktan sonra Jackson, nihayet 1836 yılında bankayı yenmiş.Po przeżytej próbie zamachu na jego życie, Jackson ostatecznie pokonał bank w 1836.
Bir suikast girişiminden kurtulduktan sonra Jackson, nihayet 1836 yılında bankayı yenmiş.Túlélve egy gyilkossági kísérlet, Jackson végül sikerült a bankárok 1836-ban
Bir suikast girişiminden kurtulduktan sonra Jackson, nihayet 1836 yılında bankayı yenmiş.Αφού κατάφερε να επιζήσει από μια δολοφονική απόπειρα, ο Τζάκσον νίκησε τελικά την τράπεζα το 1836.
Bir suikast girişiminden kurtulduktan sonra Jackson, nihayet 1836 yılında bankayı yenmiş.След като оцелява опит за убийство Джаксън накрая победил банката през 1836 г.
-Bir vücut... -Bir vücudum var... Nihayet bir vücudum var...-Ruumis... -Sain vihdoin ruumiin.