Yasa 1 Nisan'dan itibaren geçerli olacak.The law will be effective from the 1st of April.
Satın almadan önce niçin elbiseyi denemedin?Why didn't you try the dress on before you bought it?
Ben bütün akşamı Kenji Miyazawa'nın şiirini okuyarak geçirdim.I spent the whole evening reading the poetry of Kenji Miyazawa.
Ada Japonya'nın güneyine doğrudur.The island is to the south of Japan.
Ada Japonya'nın batısında yer alır.The island lies to the west of Japan.
Ada Japonya'nın batısına doğru uzanır.The island lies to the west of Japan.
Kasaba Japonya'nın en uç kuzeyindedir.The town is located in the extreme north of Japan.
Şehir Londra'nın elli mil kuzeyindedir.The city is fifty miles above London.
Şehir Londra'nın elli mil yukarısındadır.The city is fifty miles above London.
Kasaba, Londra'nın hemen yukarısında yer alır.The town lies just above London.
Kasaba, Londra'nın hemen kuzeyinde yer alır.The town lies just above London.
Heykeltıraş ahşabı Buda'nın görüntüsü şeklinde oydu.The sculptor carved wood into an image of Buddha.
Adam onu öldürmek niyeti ile ona saldırdı.The man attacked her with the intention of killing her.
Milyoner, maliyeti ne olursa olsun başyapıtı satın almaya niyetlendi.The millionaire intended to purchase the masterpiece regardless of cost.
Bilet 29 Nisan tarihine kadar geçerlidir.The ticket is valid to April 29.
Yeni ulus, Japonya'nın ekonomik etkisi altında.The new nation is under the economic influence of Japan.
Uygun nitelikler pozisyon için gereklidir.Proper qualifications are required for the position.
Çocuk bana niçin ağladığını söyledi.The boy told me why he was crying.
Kadın oyuncu, bir bankerle nişanlandığını söyledi.The actress said that she was engaged to a banker.
Mektup, kraliçe'nin kendi eliyle yazılmış.The letter was written in the Queen's own hand.
Mektup 1 Nisan, 1987 tarihli.The letter is dated April 1, 1987.
Şehir Londra'nın doğusuna uzanmaktadır.The city lies east of London.
O meseleyi soruşturmaya niyetliyiz.We intend to look into that matter.
Karar nihai değildir.The decision is not final.
Bankanın şubeleri Japonya'nın her yerinde bulunmaktadır.The branch offices of the bank are located all over Japan.
Makinenin niçin çalışmadığını anladım.I figured out why the machine wouldn't work.
Şirket Osaka'nın banliyölerinde bulunmaktadır.The company is located in the suburbs of Osaka.
Konferans mart için planlandı fakat nisana kadar ertelendi.The conference was scheduled for March, but it has been put off till April.
Müzisyen Japonya'nın yanı sıra yurtdışında da ünlüdür.The musician is famous abroad as well as in Japan.
Bu tv'nin üreticisi bir Japon şirketidir.The manufacturer of the television set is a Japanese company.
Sonra, nihayet, o, ağzını açtı.Then, finally, she opened her mouth.
Sonra, nihayet polis kolunu indirdi.Then, at last, the policeman lowered his arm.
Oraya gitmek niyetindeyim.I intend to go there.
İsa'nın annesi oradaydı.Jesus' mother was there.
Niçin görüşmeye katılamadığımın sebebi bu.That's the reason why I couldn't attend the meeting.
İspanya'nın nüfusu Japonya'nınkinin yaklaşık üçte biri kadar büyüktür.The population of Spain is about one-third as large as that of Japan.
Derhal başlamaya niyet ettim.I intended to start at once.
Susie'nin güzel bir gülümsemesi var.Susie has a nice smile.
Susie'nin saçı çok uzun.Susie's hair is very long.
Silvia'nın onu övmeyen sert bir babası vardı.Silvia had a stern father who never praised her.
Jill Jack'le nişanlıdır.Jill is engaged to Jack.
John'un her zaman okula niçin geç kaldığını merak ediyorum.I wonder why John is always late for school.
John'un o kadar iyi bir işi niçin geri çevirdiğini anlayamıyorum.I can't understand why John turned down a job as good as that.
Jones iş için iyi nitelikli.Jones is well qualified for the job.
Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk Cumhurbaşkanı George Washington idi.George Washington was the first President of the United States of America.
Julia'nın ana dili İtalyanca'dır.Julia's native language is Italian.
Sanırım Jack Mary'nin ikinci kuzeni.Jack is Mary's second cousin, I believe.
Partide Jack ve Mary'nin yanındaki kimdi?Who was at the party beside Jack and Mary?
Niçin kurabiyelerini Jim'le paylaşmıyorsun?Why don't you share your cookies with Jim?
Jim ve Nancy'nin nerede olduklarını biliyor musunuz?Do you know where Jim and Nancy are?
Jimmy'nin resimleri diğer insanlarınkinden farklıydılar.Jimmy's pictures were different from other people's.
Jane bana Wendy'nin verdiği aynı hediyeyi verdi.Jane gave me the same present as Wendy did.
Jane daha önce Kar Ülkesi'ni okudu.Jane has read "Snow Country" before.
Jane'nin babasına benzediğini düşünmüyor musun?Don't you think Jane takes after her father?
Jane'nin konuşmasında söylediğini neredeyse izleyemedim.I could hardly follow what Jane said in her speech.
Jane'nin hayali kendine yaşlı ve zengin bir sevgili bulmaktı.Jane's dream was to find herself a sugar daddy.
Jane'nin iyi İngilizce konuşan Japon bir arkadaşı var.Jane has a Japanese friend who speaks English well.
Shakespear, İngiltere'nin şimdiye kadar ürettiği en büyük şairdir.Shakespeare is the greatest poet that England has ever produced.
Beth, Sally'nin yalnızca suçsuz numarası yaptığını iddia etti.Beth argued that Sally was only pretending to be innocent.
Sally'nin sınıf arkadaşları her zaman onu aptal yerine koyuyor.Sally's classmates are always making a fool of her.