Onlar teklifini niçin geri çevirdiler?Why did they turn down your proposal?
O niçin Molly'den nefret ediyor?How come he hates Molly?
Niçin öyle bir şey hakkında kızgın?Why is he angry about something like that?
Onun, niçin gerçeği söylemediğini anlayamıyorum.I can't figure out why he didn't tell the truth.
Niçin saçını kurutuyorsun?Why are you drying your hair?
Niçin içeriye gelmiyorsun?Why don't you come in?
İnsanların bana niçin baktıklarını merak ettim.I wondered why people were staring at me.
Taro niçin çok iyi şekilde İngilizce konuşabilmektedir?Why can Taro speak English so well?
Niçin kaçtın?Why did you run away?
Niçin bir beyefendi gibi davranmaya çalışmıyorsun?Why don't you try to behave like a gentleman?
Niçin ellerimi tutuyorsun?Why are you holding my hands?
Onu niçin yapmamam gerektiğini anlamıyorum.I don't see why I should not do that.
Niçin dün gece beni aramadın.How come you didn't call me last night?
Bugün burasının niçin çok kalabalık olduğunu merak ediyorum.I wonder why it's so crowded here today.
Biz gitmeden önce niçin bir tane almadın?Why didn't you get one before we left?
Niçin eve çok geç geldin?Why did you come home so late?
İsmimi niçin listede tutmadıklarını merak ediyorum.I wonder why they left my name off the list.
Niçin bir şey söylemedin?Why didn't you say anything?
Niçin böyle bir risk alıyorsun?Why do you take such a risk?
Clara bana niçin o kadar çok çalıştığımı sordu.Clara asked me why I worked so hard.
Niçin öylesine eski bir arabayı istiyorsun?What do you want such an old car for?
O niçin bir özür gerektiriyor?Why does that require an apology?
Avukat savunmada niçin kaybetti?Why did the lawyer lose in the argument?
Niçin İspanyolca öğreniyorsun?What do you learn Spanish for?
James'in hatayı niçin her zaman eşinde bulduğunu anlayamıyorum.I can't understand why James always finds fault with his wife.
Niçin beni bu uygunsuz saatte aradın?Why did you call me at this unearthly hour?
Karaokenin niçin çok popüler olduğunu merak ediyorum.I wonder why karaoke is so popular.
Niçin nedeni dinlemiyorsun?Why will you not listen to reason?
Niçin tavsiyemi yapmadın?Why didn't you follow my advice?
Niçin size özür dilemeliyim?Why should I apologize to you?
Onlar sana niçin yaşamak için İngilizce öğrenmek zorundasın diyorlar?Why do they say you have to learn English to survive?
Niçin partiye gelmedin?How come you didn't come to the party?
Almanya Fransa'nın sınır komşusudur.Germany borders on France.
Almanya'nın nüfusu Amerika'nın nüfusunun yarısından daha azdır.The population of Germany is less than half that of the United States.
Almanya'nın nüfusu Amerika'nınkinin yarısından daha azdır.The population of Germany is less than half that of the United States.
TV'nin icadı günlük hayatımızda köklü bir değişime neden oldu.The invention of TV caused a drastic change in our daily life.
TV'nin sesini aç.Turn up the TV.
TV'nin sesini kıs.Turn down the TV.
TV'nin toplum üzerindeki etkisi büyüktür.The influence of TV on society is great.
Niçin tenisi denemiyorsun?Why don't you give tennis a try?
Teksas neredeyse Japonya'nın iki katı kadar büyüktür.Texas is nearly twice as large as Japan.
Tsubasa'nın kaç arabası var?How many cars does the Tsubasa have?
Nihayet, çalışmayı sona erdirdiler.At last, they ceased working.
Nihayet, onlar kanla özgürlüğü satın aldı.At last, they purchased freedom with blood.
Nihayet, ben testi geçtim.At last, I passed the test.
Niçin biraz dinlenmiyorsun?Why don't you rest a bit?
Charlie'nin babası ona bir öğretmen olmasını tavsiye etti.Charlie's father advised him to become a teacher.
Niçin benimle dans etmeye gelmiyorsun?Why don't you come dancing with me?
Kasabayı niçin terk ettiğini kimse bilmiyor.Nobody knows why he left the town.
Sigaraları azaltmaktansa, bayım, niçin onları bırakmıyorsun.Rather than cutting down on cigarettes, sir, why don't you just give them up?
Tatsuya'nın New York'ta yaşayan bazı arkadaşları var.Tatsuya has some friends who live in New York.
Niçin bir taksiye binmiyoruz?Why don't we take a taxi?
O Pochi'nin yiyeceğidir..It is Pochi's food.
Onun tam olarak niyet ettiği oydu.That was exactly what she intended.
Sir Anthony'nin sekseninci doğum günü konseriydi ve herkes bir bilet istedi.It was Sir Anthony's eightieth birthday concert and everybody wanted a ticket.
O, kapının niçin açık olduğunu açıklıyor.That accounts for why the door was open.
Sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Washington, DC'yi ziyaret ettik.Then we visited Washington, D.C., the capital of the United States of America.
Sekiz ay sonra, nihayet gene kızlarla çıkmaya başladı.After eight months, he eventually started dating girls again.
Avcı kuşa nişan aldı fakat ıskaladı.The hunter aimed at the bird, but missed.
Sorunu niçin kendin araştırmıyorsun? O senin sorumluluğun.Why don't you look into the problem yourself? It's your responsibility.