Sakura'nın konuşma tarzı beni sinirlendiriyor.Sakura's way of speaking gets on my nerves.
Bilgisayar nispeten yeni bir buluş.The computer is a relatively recent invention.
Bu kitaplar Kenji'nin mi?Are these books Kenji's?
Bu yaklaşık ABD' nin sahip olduğu kadar çok sayıdadır.This is about as many as the United States has.
Bu, Japonya'nın en yüksek kulesi.This is the tallest tower in Japan.
Bu Japonya'nın ikinci en uzun nehri.This is the second longest river in Japan.
Bu Mary'nin yaptığı resim.This is the picture that Mary painted.
Bu Mary'nin köpeği.This is Mary's dog.
Bu Tony'nin kitabı.This is Tony's book.
Bu Jane'nin çantasıdır.This is Jane's bag.
Bu Kenji'nin sandalyesi.This is Kenji's chair.
Ben çok üzgünüm. Niyetim sana tekme atmak değildi.I'm so sorry. I didn't mean to kick you.
Kopernik sayesinde Dünya'nın Güneş'in etrafında döndüğünü biliyoruz.Copernicus taught that the earth moves around the sun.
Bu teori Japonya'nın gerçeğidir.This theory is true of Japan.
Bu kitap Tony'nindir.This book is Tony's.
Bu kitap Amerika'nın görgü ve gelenekleri üzerinedir.This book is on the manners and customs of America.
Bazen buralarda nisan ayında bile kar yağar.At times, it snows even in April around here.
Niçin bu bezle ayakkabıları parlatmıyorsun?Why don't you polish the shoes with this cloth?
Bu savaş Napolyon'u Avrupa'nin efendisi bıraktı.This battle left Napoleon master of Europe.
Niçin bu sıcakta Londra'da kalmak zorundasın?Why do you have to stay in London in this heat?
Bu ülkenin nüfusu ABD'ninkinden daha büyük.The population of this country is smaller than that of the United States.
Ben bu fikri öğrencilerin kafalarına işlemek niyetindeyim.I intend to hammer this idea into the student's heads.
Bazıları Nessie'nin bu gölde yaşadığına inanıyor.Some believe Nessie lives in this lake.
Bu masa Patty'nin kaldırması için çok ağırdı.This desk was too heavy for Patty to lift.
Biz bu yaz tatili sırasında Nikko'yu ziyaret etmek istiyoruz.We would like to visit Nikko during this summer vacation.
Nihayet bu Yaz İngiltere'ye gittim.I finally went to England this summer.
Bu sarı kazağı niçin denemiyorsun?Why don't you try on this yellow sweater?
Bu otel bu şehir için nispeten pahalı.This hotel is relatively expensive for this town.
Bu kahve Java ve Brezilya'nın bir karışımıdır.This coffee is a blend of Java and Brazil.
Bu nisanda seni görmeye can atıyorum.I'm looking forward to seeing you this April.
Burada iklim İngiltere'ninkinden daha hafif.The climate here is milder than that of England.
İşte Almanya'nın büyük bir haritası.Here's a big map of Germany.
Bu Mika'nın doğduğu şehir mi?Is this the town where Mika was born?
Kahve, Brezilya'nın ana ürünlerinden biridir.Coffee is one of the staples of Brazil.
Kahve, Brezilya'nın ana ürünüdür.Coffee is Brazil's main product.
Kelly'nin son kitabı geçen hafta çıktı.Kelly's latest book appeared last week.
Ninem bu sabah mektubu yolladı.My grandmother posted the letter this morning.
Kate her zaman nişanlısından aldığı büyük elmas yüzükle hava atar.Kate always shows off the big diamond ring she got from her fiance.
Chris'in açıkça parayı getirmeye niyeti olmadığı için Brian çıldırdı.Brian is mad because Chris obviously does not intend to return the money.
Cookie'nin evi ahşaptan yapılmıştır.Cookie's house is made of wood.
Cookie'nin evi onarımdadır.Cookie's house is under repair.
Cookie'nin annesi kanserden öldü.Cookie's mother died of cancer.
Cookie Kate'nin üzerinden atladı.Cookie jumped over Kate.
Cathy'nin öfkesi var.Cathy has a hot temper.
Kathy'nin partide ne giydiğini hatırlıyor musunuz?Do you remember what Kathy had on at the party?
Kim gelecekte bir diplomat olmaya niyet ediyor.Kim means to be a diplomat in the future.
Niçin Jazzdan hoşlanmadığınızı anlayamıyorum.I can't figure out why you don't like jazz.
Onlar Gandhi'nin anısına bir heykel diktiler.They erected a statue in memory of Gandhi.
Kanada, Amerika'nın kuzey tarafındadır.Canada is on the north side of America.
Kanada'nın alanı Amerika birleşik Devletleri'nkinden daha büyüktür.The area of Canada is greater than that of the United States.
Kanada'nın nüfusu yaklaşık 26 milyondur.The population of Canada is about 26 million.
Kanada'nın iklimi Japonya'nınkinden daha soğuktur.The climate of Canada is cooler than that of Japan.
Fransızca Kanada'nın bir bölümünde konuşulur.French is spoken in a part of Canada.
Niçin kiraz çiçeklerini görmeye gitmiyoruz?Why don't we go and see the cherry blossoms?
Ottawa, Kanada'nın başkentidir.Ottawa is the capital of Canada.
Avustralya’yı ziyaret edene kadar, Japonya’nın ne kadar küçük olduğunu anladım.It was not until I visited Australia that I realized how small Japan was.
Japonya'nın ne kadar küçük olduğunu Avustralya'yı ziyaret edinceye kadar fark etmedim.I didn't realize till I visited Australia how small Japan really is.
Eri'nin çantası ağır gözükmesine rağmen, aslında oldukça hafiftir.Although Eri's suitcase looks heavy, it's actually very light.
Emi'nin yakında ortaya çıkacağını umuyorum. Onu beklemekten usandım.I hope that Emi will appear soon. I'm tired of waiting for her.
Ace araba kiralama'nın bürosu nerede?Where's the office for Ace rental car?