Marcus Nikaragua'dan. O, Nikaragualı.Marcus is from Nicaragua. He is Nicaraguan.
Niçin ölmek istiyorsun?Why do you want to die?
Öğretmen ona sordu, "256'nın karekökü nedir?"The teacher asked him, "What's the square root of 256?"
Öğrenci "256'nın karekökü on altıdır" diye yanıtladı.The student answered, "The square root of 256 is sixteen."
Sara'nın 31 kalemi var.Sara has 31 pens.
Müze yetkilileri, ETA'nın müzede daha çok Bask sanatı istediğini düşünüyorlar.Museum officials think that ETA wanted more Basque art in the museum.
Japonca'nın, öğrenmesi zor bir dil olduğu sık sık söylenir.It's often said that Japanese is a difficult language to learn.
Oreida'nın iki oğlu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether Oreida has two sons.
Niçin korkuyorsun?Why are you afraid?
Ninja gibi giyinmiş bir adam gördüm.I saw a man dressed like a ninja.
Tom'un hesabı niçin ödemediğinden emin değilim.I'm not sure why Tom didn't pay the bill.
Tom'un niçin Mary ile tanışmak istemediğinden emin değilim.I'm not sure why Tom didn't want to meet Mary.
Tom'un fikre niçin karşı olduğundan emin değilim.I'm not sure why Tom is against the idea.
O, Baba'nın sesi.It's Baba's voice.
Gözün niçin kırmızı?Why is your eye red?
Sana niye yalan söyleyeyim ki?Why would I lie to you?
Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça bildirdi.The government explicitly declared its intention to lower taxes.
Bir hediye almak niyetiyle büyük mağazaya gittim.I went to the department store with the intent of buying a gift.
Ninja Kaplumbağalar en sevdiğim oyundur.Ninja Turtles is my favorite game.
26 Eylül 1959'da, Japonya'nın kaydedilen tarihinde en güçlü tayfun Nagoya'yı vurdu.On September 26, 1959, the strongest typhoon in Japan's recorded history hit Nagoya.
Kahraman nihayetinde kötü bilim adamını yendi.The hero finally defeated the evil scientist.
Saksafonda Vivaldi'nin fagot konçertosunu çalmak çok zor.It's very hard to play Vivaldi's bassoon concerto on the saxophone.
Latin Amerika romanları zıtlıklarıyla nitelenir.Latin American novels are characterized by their contrast.
Bu CD'nin fiyatı on dolardır.This CD costs ten dollars.
Niçin gitmemeye karar verdiğinizi hâlâ bana söylemediniz.You still haven't told me why you decided not to go.
Ben bu işi yapmak için nitelikli değilim.I'm not qualified to do this job.
Nikahsız evliliklerin sayısının arttığını düşünüyorum.I think the number of common-law marriages is on the rise.
Tom, Mary'nin gitmesine izin vermeyecektir.Tom won't let Mary go.
Tom Mary'nin karar vermesine izin verecek.Tom will let Mary decide.
Tom Mary'nin söylediklerinden şoke oldu.Tom was shocked by what Mary said.
Tom Mary'nin söylediğinden rencide oldu.Tom was offended by what Mary said.
Tom Mary'nin kafasına takıldı.Tom was hung up on Mary.
Tom Mary'nin onu öpeceğini umuyordu.Tom was hoping that Mary would kiss him.
Tom Mary'nin söyledikleri tarafından derinden etkilendi.Tom was deeply moved by what Mary said.
Tom Mary'nin evine kadar yürüdü.Tom walked into Mary's house.
Tom Mary'nin John'la birlikte olduğunu düşündü.Tom thought Mary was with John.
Tom Mary'nin çok kaba olduğunu düşündü.Tom thought Mary was very rude.
Tom Mary'nin John'u yenebileceğini düşündü.Tom thought Mary could beat John.
Tom Mary'nin yalan söylediğini düşünüyor.Tom thinks Mary is lying.
Tom Mary'nin hazırladığı yemeği tattı.Tom tasted the food Mary had prepared.
Tom, Mary'nin kafasına bir silah dayadı.Tom stuck a gun to Mary's head.
Tom Mary'nin ayağına bastı.Tom stepped on Mary's foot.
Tom Mary'nin elini sıktı.Tom squeezed Mary's hand.
Tom Mary'nin ona verdiği dolmakalemle imzasını attı.Tom signed his name with the pen Mary had given him.
Tom, Mary'nin avukatının verdiği tüm belgeleri imzaladı.Tom signed all the documents Mary's lawyer gave him.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anladığını söylüyor.Tom says he understands how Mary feels.
Tom Mary'nin yüzüne yumruk attı.Tom punched Mary in the face.
Tom kesinlikle Mary'nin onun ne yapmasını istediğini bilir.Tom definitely knows what Mary wants him to do.
Tom Mary'nin evine girdi ve onun inci kolyesini çaldı.Tom broke into Mary's house and stole her pearl necklace.
Tom TV'nin önünde sessizce kestirdi.Tom snoozed quietly in front of the TV.
O şarkıda Debussy'nin eserlerinden biri için bir ima var.There's an allusion to one of Debussy's works in that song.
Andrey Tarkovski'nin son filmiyle ilgili.It's about Andrei Tarkovsky's last film.
Andrey Tarkovski'nin son filmi hakkında.It's about Andrei Tarkovsky's last film.
Bu, Linda'nın dün bahsettiği araba.This is the car Linda mentioned yesterday.
Kesinlikle on dolar ödemeye niyetim yok.I have absolutely no intention of paying ten dollars.
Lider olmak için nitelikli değilsin.You aren't qualified to be the leader.
Tom Mary'nin tavsiyesini almalıdır.Tom should take Mary's advice.
Tom Mary'nin acısını paylaştı.Tom shared Mary's pain.
Tom Mary'nin gözlerindeki gözyaşları gördü.Tom saw the tears in Mary's eyes.
Tom Mary'nin gözlerinde korku gördü.Tom saw fear in Mary's eyes.