Tom Mary'nin hayatını kurtardı.Tom saved Mary's life.
Tom Mary'nin anladığını düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought Mary understood.
Tom Mary'nin koluna bandaj yapıştırdı.Tom put a bandage on Mary's arm.
Tom Mary'nin aksadığını fark etti.Tom noticed that Mary was limping.
Tom Mary'nin nereye gittiğini görmüş olmalı.Tom must have seen where Mary went.
Tom Mary'nin kamerasını çalmış olabilir.Tom might have stolen Mary's camera.
Tom Mary'nin gözüne baktı.Tom looked Mary in the eye.
Tom Mary'nin yeni saç modelini sevdi.Tom liked Mary's new hairstyle.
Tom Mary'nin kızgın olacağını biliyordu.Tom knew Mary would be angry.
Tom bu iş için nitelikli.Tom is qualified for this job.
Bugün niçin buraya geldin?Why did you come here today?
Niçin bugün beni görmek için geldin?Why did you come to see me today?
Mary'nin kocası tombul.Mary's hubby is chubby.
Tom uzman bir keskin nişancıdır.Tom is a proficient marksman.
Tom mükemmel bir nişancıdır.Tom is an excellent marksman.
Tom Mary'nin tüm yardımları için derinden minnettardır.Tom is deeply grateful for all Mary's help.
AMP'nin ne anlama geldiğini biliyor musunuz?Do you know what AMP means?
Tom Mary'nin etrafında biraz garip hissetti.Tom felt a tad awkward around Mary.
Mary'nin bir sorunu var.There's something wrong with Mary.
Tom bana Mary'nin onun tipi olduğunu söyledi.Tom told me that Mary was his type.
Bu akşam Mary'nin evinde yemek yiyeceğiz.This evening we are going to dine at Mary's house.
Nişasta bozulması bir Sirkadyen saate bağlıdır.Starch degradation is linked to a Circadian clock.
O iyi niyetlerle dolu.She is full of good intentions.
Niçin onun okula gelmediğini sana söyleyemem.I can't tell you why she was absent from school.
Ekvador, Güney Amerika'nın kuzeybatı kesiminde yer alan bir ülkedir.Ecuador is a country situated in the northwest part of South America.
2011 Bayanlar Futbol Dünya Kupası, Almanya'nın Frankfurt şehrinde sona erecek.The 2011 Women's Soccer World Cup will end in Frankfurt, Germany.
Andris Bērziņši, Letonya'nın yeni devlet başkanı olacak.Andris Bērziņš will become the new president of Latvia.
Benim yeni çizmelerim gerçek deriden yapılmış ve nispeten yüksek topuklara sahiptir.My new boots are made of real leather and have relatively high heels.
Sanırım Tom'un art niyeti yok.I think Tom has no ulterior motives.
Tom Mary'nin bir işi olduğunu duydu.Tom heard that Mary got a job.
Tom Mary'nin evlendiğini duydu.Tom heard that Mary got married.
Tom Mary'nin soğuk aldığını duydu.Tom heard that Mary had caught a cold.
Tom Mary'nin boğazına bir bıçak dayadı.Tom held a knife to Mary's throat.
Tom senin protestona niçin katılmadığını anlamanı umuyor.Tom hopes you understand why he can't take part in your protest.
Ben Haruhi Suzumiya'nın melankoli'sini okumak istemiyorum.I don't want to read the Melancholy of Haruhi Suzumiya.
Francis Crick DNA'nın yapısını keşfedenlerden biridir.Francis Crick was one of the discoverers of DNA's structure.
Fransa'nın şu andaki temsilcisi kim?Who is the current representative from France?
Şimdi nihayet kolay uyuyabilirim.Now I can finally sleep easy.
Birçok kişi DNA'nın % 95'inin önemsiz olduğu görüşünü savunur.Many people uphold the stance that 95% of DNA is junk.
TV'nin sesini kısabilir miyim?May I turn down the TV?
Tom Mary'nin hatır hutur havuç yediğini duyabiliyordu.Tom could hear Mary crunching on a carrot.
Maria'nın saçı uzundur.Maria's hair is long.
Tom küçük siyah defterine Mary'nin telefon numarasını yazdı.Tom wrote Mary's phone number in his little black book.
Tom Mary'nin ilk aşkı idi.Tom was Mary's first love.
Tom ve Mary'nin birlikte izlediği filmin mutlu bir sonu vardı.The movie that Tom and Mary watched together had a happy ending.
İş izin verirse, Nisan ayında sizi görmeye gitmek isterim.If work permits, I would like to go see you guys in April.
County Meath, İrlanda'nın tarihi başkentidir.County Meath is the historic capital of Ireland!
Tallinn, Estonya'nın başkentidir.Tallinn is the capital of Estonia.
Tom Mary'nin giyinme tarzı hakkında basit bir şey söyledi.Tom said something crude about the way Mary was dressed.
Tom Mary'nin ondan yapmasını istediğini yapmak için oldukça çok fazla sağduyuya sahiptir.Tom has way too much common sense to do what Mary's asking him to do.
Tom ve Mary'nin ellerinde oldukça çok fazla boş zamanı vardı.Tom and Mary had way too much free time on their hands.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyin çok riskli olduğunu düşündü.Tom thought what Mary asked him to do was way too risky.
Tom Mary'nin eteğinin çok fazla kısa olduğunu düşündü.Tom thought Mary's skirt was way too short.
Tanrı'nın benim işe gitmemi istediğini sanmıyorum!I don't think God wants me to go to work!
'Kabartma'nın bir zıddını bilmiyor musun?Don't you know an opposite of 'relief'?
Avrupa'nın Çin yemekleri, Çin'in Çin yemekleri gibi değildirler.Europe's Chinese food is nothing like China's Chinese food.
Niçin beni taklit ediyorsun?Why are you imitating me?
Yahuda'nın Yanması hala bazı Hristiyan toplumlarda yaygındır.The Burning of Judas is still common in some Christian communities.
Japonya'nın ekonomisi hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Japan's economy?
Ben hiç dindar değilim ama Latince Rabbin Duası'nı dinlemek beni ürpertir.I've never been religious, but hearing the Lord's Prayer in Latin makes me shudder.