Tom Mary'nin onu düşünmesini istedi.Tom asked Mary to think it over.
Tom Mary'nin evine girmeden önce ayakkabılarını çıkarmasını istedi.Tom asked Mary to take off her shoes before she entered his house.
Tom Mary'nin kendi işiyle ilgilenmesini rica etti.Tom asked Mary to mind her own business.
Tom, Mary'nin John'a göz kulak olmasını rica etti.Tom asked Mary to keep an eye on John.
Tom Mary'nin John'a göz kulak olmasını rica etti.Tom asked Mary to keep an eye on John.
Tom Mary'nin uzaklaşmasını rica etti.Tom asked Mary to go away.
Tom Mary'nin desteğini takdir etti.Tom appreciated Mary's support.
Tom Mary'nin önerisini takdir etti.Tom appreciated Mary's offer.
Tom Mary'nin nezaketini takdir etti.Tom appreciated Mary's kindness.
Tom Mary'nin dürüstlüğünü takdir etti.Tom appreciated Mary's honesty.
Tom Mary'nin yardımını takdir etti.Tom appreciated Mary's help.
Tom görünüşe göre Mary'nin söylediğine inandı.Tom apparently believed what Mary said.
Tom Mary'nin ona sorduğu tüm soruları yanıtladı.Tom answered all the questions that Mary asked him.
Tom ve Mary'nin bu sabah köpeklerini veterinere götürmeleri gerekiyordu.Tom and Mary were supposed to take their dog to the vet this morning.
Tom ve Mary'nin bir kızı ve iki oğlu var.Tom and Mary have one daughter and two sons.
Tom ve Mary'nin çocukları yok.Tom and Mary have no children.
Tom ve Mary'nin bir anlayışı var.Tom and Mary have an understanding.
Tom ve Mary'nin olağanüstü mutlu bir evlilikleri var.Tom and Mary have an extraordinarily happy marriage.
Tom ve Mary'nin birçok ortak yanı var.Tom and Mary have a lot in common.
Tom ve Mary'nin hiç çocukları yok.Tom and Mary don't have any children.
Tom ve Mary'nin iyi bir ilişkisi yoktur.Tom and Mary don't have a good relationship.
Hem Tom'un hem de Mary'nin epeyce arkadaşları var.Tom and Mary both have quite a few friends.
Tom ve Mary'nin her ikisini de yeni bisikletleri vardı.Tom and Mary both had new bicycles.
Tom Mary'nin söylediklerinin çoğuyla aynı fikirde.Tom agrees with a lot of what Mary said.
Tom Mary'nin söylediğinin çoğu ile aynı fikirde.Tom agrees with a lot of what Mary said.
Tom Mary'nin söylediği her şeyle aynı fikirdeydi.Tom agreed with everything Mary said.
Tom Mary'nin mutfağı temizlemesine yardım etmeyi kabul etti.Tom agreed to help Mary clean the kitchen.
Tom Mary'nin cesaretine hayran oldu.Tom admired Mary's courage.
Sorun Tom'un Mary'nin yanında oturmak istememesidir.The problem is that Tom doesn't want to sit next to Mary.
Tom'un partiye gitmesinin tek nedeni Mary'nin orada olmasını beklemesiydi.The only reason Tom went to the party was that he expected Mary to be there.
Mary'nin beline kadar saçları var.Mary has hair down to her waist.
Arkadaşlarımın çoğu, Tom ve Mary'nin aşırı korumacı ebeveynler olduklarını düşünüyorlar.Many of my friends think that Tom and Mary are overprotective parents.
Tom'un biraz zamanını alacak, fakat sonunda Mary'nin üstesinden gelecek.It'll take Tom some time, but eventually he'll get over Mary.
Tom Mary'nin şarkı söylediğini ilk defa duymuyordu.It wasn't Tom's first time to hear Mary sing.
Tom'un Mary'nin sağlık problemleri ile ilgilenmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to deal with Mary's health problems.
Tom ve Mary'nin birbirlerine âşık olacaklarını asla tahmin etmezdim.I would never have guessed that Tom and Mary would fall in love with each other.
Tom'un niçin Mary ile herhangi bir zamanda evlenmek istediğini merak ediyorum.I wonder why Tom ever wanted to marry Mary.
Tom'un niçin konsere gitmediğini merak ediyorum.I wonder why Tom didn't go to the concert.
Tom'un planını Mary'nin planından daha çok seviyorum.I like Tom's plan better than Mary's plan.
Sanırım Tom sonunda Mary'nin onun arkasından konuştuğunu anlayacak.I imagine that Tom will eventually find out that Mary has been talking behind his back.
Sanırım sonunda Tom Mary'nin gerçekten ondan hoşlanmadığını anlayacak.I imagine that Tom will eventually figure out that Mary doesn't really like him.
Tom ve Mary'nin o evi satın almamaya karar vereceklerini hissediyordum.I had a feeling that Tom and Mary would decide not to buy that house.
Mary'nin söylediği için Tom'u suçlama.Don't blame Tom for what Mary did.
Tom'un bütün istediği Mary'nin ukelede bir çift melodi çalmasıydı.All Tom wanted was for Mary to play a couple of tunes on her ukulele.
Tom'un bütün istediği Mary'nin onu eskisi kadar çok sevmesiydi.All Tom wanted was for Mary to love him as much as he loved her.
Tom'un bütün istediği Mary'nin onu derhal terketmesiydi.All Tom wanted was for Mary to leave him alone.
Tom'un bütün istediği Mary'nin John'la geçinmeyi öğrenmesiydi.All Tom wanted was for Mary to learn to get along with John.
Buradan Fuji Dağı'nı göremezsiniz.You can't see Mt. Fuji from here.
Bazı insanlar, Japonya'nın erkek egemen bir toplum olduğunu söylüyorlar.Some people say Japan is a male-dominated society.
Niçin beni çağırdın?Why did you call me?
Beni niçin aradın?Why did you call me?
Son zamanlarda Tom muhtemelen Mary'nin davranma tarzından bıktı.Tom's probably sick and tired of the way Mary's been behaving lately.
Tom Mary'nin şiirini anlamış gibi yaptı.Tom pretended to understand Mary's poem.
Tom, Mary'nin onun yapmasını istediğini anlamamış gibi davrandı.Tom pretended he didn't understand what Mary wanted him to do.
Molly'nin büyük bir kol saati var.Molly has a big watch.
Tom nihayet uyandığında kuşluk vaktiydi.It was midmorning when Tom finally woke up.
Niçin cüzdanımda hiç para yok?Why isn't there any money in my wallet?
Tom Mary'nin ne karakterde bir kadın olduğunu biliyordu.Tom knew what kind of woman Mary was.
O niye burada?Why is she here?
Tom Mary'nin çok fazla makyaj yaptığını düşünüyor.Tom thinks that Mary wears too much makeup.