Tom'un Mary'ye para vermeye hiç niyeti yoktu.Tom had no intention of giving Mary any money.
Tom'un Mary'nin hasta olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea Mary was sick.
Tom Mary'nin onunla birlikte akşam yemeği yemeği düşünebileceğini ummuştu.Tom had hoped that Mary might consider having dinner with him.
Tom Mary'nin evini bulmada biraz sorun yaşamıştı.Tom had a little trouble finding Mary's house.
Tom'un Mary'nin başka biriyle görüştüğüne dair bir önsezisi vardı.Tom had a hunch that Mary was seeing someone else.
Tom'un Mary'nin yalan söylediğine dair bir önsezisi vardı.Tom had a hunch that Mary was lying.
Tom'un Mary'nin çizgi roman okuyarak günü geçirdiğine dair bir önsezisi vardı.Tom had a hunch that Mary had spent the day reading comic books.
Tom, Mary'nin sevdiği tür müzikleri dinlemekten bıktı.Tom got tired of listening to the kind of music Mary liked.
Tom Mary'nin taşınmasına yardım etmeye ikna edildi.Tom got talked into helping Mary move.
Tom Mary'nin başını beladan kurtardıTom got Mary out of trouble.
Tom Mary'nin üvey babasıyla iyi anlaşır.Tom gets along fine with Mary's stepfather.
Tom Mary'nin yapmadığını varsaydı.Tom gave Mary the benefit of the doubt.
Tom Mary'ye bir nişan yüzüğü verdi.Tom gave Mary an engagement ring.
Tom Mary'nin omuzuna hafifçe vurdu.Tom gave Mary a pat on the shoulder.
Tom Mary'nin yazar kasadan para çaldığını öğrendi.Tom found out Mary was stealing from the cash register.
Tom Mary'nin ondan hiç hoşlanmadığına inanmayı zor buldu.Tom found it hard to believe that Mary didn't like him at all.
Tom Mary'nin talimatlarını izledi.Tom followed Mary's instructions.
Tom niçin geç kaldığını açıklaması gerektiğini hissetti.Tom felt that he needed to explain why he was late.
Tom Mary'nin kazası için sorumlu hissetti.Tom felt responsible for Mary's accident.
Tom, Mary'nin samimi olmadığını hissetti.Tom felt Mary wasn't being sincere.
Tom Mary'nin ona itaat etmesini bekliyor.Tom expects Mary to obey him.
Tom Mary'nin duvarında asılı resimlere bakmaktan hoşlandı.Tom enjoyed looking at the paintings hanging on Mary's wall.
Tom Mary'nin önüne koyduğu şeyi yer.Tom eats anything Mary puts in front of him.
Tom Mary'nin hikayesinin gerçek olduğundan şüphe ediyor.Tom doubts Mary's story is true.
Tom Mary'nin yarın gelip gelmeyeceğinden emin değil.Tom doubts if Mary will come tomorrow.
Tom Mary'nin bugün gelip gelmeyeceğinden emin değil.Tom doubts if Mary will come today.
Tom Mary'nin tekrar arayacağından emin değildi.Tom doubted that Mary would call back.
Tom Mary'nin incitildiğini görmek istemiyor.Tom doesn't want to see Mary get hurt.
Tom Mary'nin gitmesine izin vermek istemiyor.Tom doesn't want to let Mary go.
Tom Mary'nin yüzünü kara çıkarmak istemiyor.Tom doesn't want to let Mary down.
Tom Mary'nin çevresinde olmak istemiyor.Tom doesn't want to be around Mary.
Tom Mary'nin gitmesini istemiyor.Tom doesn't want Mary to go.
Tom Mary'nin çok heyecanlanmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to get too excited.
Tom Mary'nin karıştırılmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to get involved.
Tom yaptığını Mary'nin yapmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to do what he did.
Tom Mary'nin karışmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary butting in.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anlamıyor.Tom doesn't understand how Mary feels.
Tom Mary'nin söylediği bir şeye güvenmiyor.Tom doesn't trust a thing Mary says.
Tom Mary'nin planının uygulanabilir olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary's plan is feasible.
Tom Mary'nin Fransızca telaffuzunun çok iyi olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary's French pronunciation is very good.
Tom Mary'nin yaptı dediğin şeyi yaptığını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary would do what you said she did.
Tom içtiğinden dolayı Mary'nin eve götürmesi gerektiğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary should drive home since she's been drinking.
Tom, Mary'nin öğretmen olmak için biçilmiş kaftan olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is cut out to be a teacher.
Tom Mary'nin onsuz yaşayabileceğini sanmıyor.Tom doesn't think Mary can live without him.
Tom onun Mary'nin bir hatası olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think it was Mary's fault.
Tom Mary'nin niçin yeni bir bisiklete ihtiyacı olduğunu anlamıyor.Tom doesn't see why Mary needs a new bicycle.
Tom niçin gitmek zorunda olduğunun nedenini anlamıyor.Tom doesn't see any reason why he has to go.
Tom niçin kendisinin de gidemediğinin nedenini anlamıyor.Tom doesn't see any reason why he can't go, too.
Tom Mary'nin söylediğini dinlemiyor.Tom doesn't listen to what Mary says.
Tom, Mary'nin John'a davranma tarzından hoşlanmıyor.Tom doesn't like the way Mary treats John.
Tom Mary'nin ona davranma tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary treats him.
Tom Mary'nin ona bakma tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary looks at him.
Tom Mary'nin tutumunu sevmiyor.Tom doesn't like Mary's attitude.
Tom Mary'nin onu niçin aradığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary called him.
Tom onun niçin olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know why it happened.
Seni niçin aradığımı Tom bilmiyor.Tom doesn't know why I called you.
Tom Mary'nin ne demek istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary meant.
Tom Mary'nin ondan ne beklediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary expects from him.
Tom Mary'nin onu sevip sevmediğini bilmiyor.Tom doesn't know if Mary likes him.
Tom Mary'nin ölü mü ya da diri mi olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know if Mary is dead or alive.