Ana içeriğe geç
Sözlük

ni ile cümle

ni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, terfi için niteliklidir.He is qualified for promotion.
O bir keskin nişancıdır.He is a sharp-shooter.
O, Japonya'nın içişleri hakkında iyi bir bilgiye sahip.He has a good knowledge of the internal affairs of Japan.
Pazar günü çiftliği ziyaret etmeye niyet ediyor.He intends to visit the farm on Sunday.
O içeri girmeyeceğini söyledi, ancak nihayet içeriye girdi.He said he would not come in, but he came in after all.
Onun niçin gelmediğini merak etti.He wondered why she did not come.
O, nişanını ona ilan etti.He announced his engagement to her.
Onunla evlenmek niyetindeydi.He intended to marry her.
Ona niçin ağladığını sordum.He asked her why she was crying.
Mary'nin kendisiyle evlenmesini istedi, ve o kabul etti.He asked her to marry him, and she accepted.
Dün gece ona bir nişan yüzüğü verdi.He gave her an engagement ring last night.
O, bir avukat olmak için niteliklidir.He is qualified to be a lawyer.
O, beni yolcu etmek için Nikko'dan bütün yolu geldi.He came all the way from Nikko to see me off.
Onlar Afrika'nın batı kıyısı boyunca gittiler.They sailed along the west coast of Africa.
Onlar Fransa'nın güneyindendir.They come from the south of France.
Onlar petrol için sondaj yapmaya niyetlendiler.They intended to drill for oil.
Onlar nişanlarını iptal ettiler.They called off their engagement.
Kraliçe'nin ziyareti için bayrağı astılar.They hung out the flag for the Queen's visit.
Kızlarının nişanını duyurdular.They announced the engagement of their daughter.
Onun bu görev için nitelikli olması en az iki yılını alacak.It will take her at least two years to be qualified for that post.
Onun niçin çok endişeli olduğunu merak ediyorum.I wonder why she is so worried.
Onun kendini niçin öldürdüğü hâlâ sır.It is still a mystery why she killed herself.
O onun niçin kızdığını tam olarak anlamadı.He completely failed to understand why she got angry.
Tom çok iyi niyetli.She doesn't have a lazy bone in her body.
Niçin ona iki satır yazmıyorsun?Why don't you drop her a line?
Niçin onu hastanede görmeye gitmiyoruz?Why don't we go and see her in the hospital?
Onun teklifini kabul etmemem niçin hiçbir neden görmüyorum.I see no reason why I shouldn't accept her offer.
Otuzlu yaşlara kadar bir bebek sahibi olma niyetinin olmadığını söylüyor.She says she has no intention of having a baby until she's in her thirties.
O, otuzlu yaşlara kadar bir bebek sahibi olma niyetinin olmadığını söylüyor.She says she has no intention of having a baby until she's in her thirties.
O nispeten hızlı konuşur.She speaks relatively fast.
O, zengin bir adamla nişanlıdır.She is engaged to a rich man.
İskoçya'nın uzak bir bölgesinde yalnız yaşıyor.She lives a solitary life in a remote part of Scotland.
Onun, ona ondan niçin bahsetmediğini merak ediyorum.I wonder why she didn't tell him about it.
Onların niçin dövüştüklerini anlayamadı.She could not understand why they fought.
Niçin o öyle sessiz?Why is she so silent?
Niçin aceleyle dışarı çıktı?Why did she go out in a hurry?
Fransızca öğrenmeye niyetli.She is intent on mastering French.
O Laurie'nin evine bir ziyarette bulundu.She paid a visit to Laurie's house.
O, ona emekli olma niyetini bildirdi.She announced her intention to retire.
O Bay Uda'nın sekreteridir.She is secretary to Mr Uda.
O, bir hemşire olarak niteliklidir.She is qualified as a nurse.
O, geçen yıl Japonya'nın dışındaydı.She was out of Japan last year.
O nişanlandığında mutlu olacak.She will be happy when she gets engaged.
O, hedefe nişan aldı.She aimed at the target.
Ol öz yan yoldaşy bilen nikasyny bozdy.She divorced her husband.
O, nişanını avukat arkadaşına duyurdu.She announced her engagement to her lawyer friend.
Miyuki'nin bir kamerası var ama beğenmiyor.Miyuki has a camera, but she doesn't like it.
Fuji Dağı'nın yüksekliği nedir?How high is Mt. Fuji?
Babam elli yaşındayken nihayet araba sürmeyi öğrendi.My father finally learned to drive when he was fifty.
Babam önümüzdeki hafta yurt dışına gitmek niyetinde.Father intends to go to abroad next week.
Amerika Birleşik Devletleri'nin doğal kaynakları boldur.The United States is abundant in natural resources.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Başkanı şimdi Japonya'da .The President of the United States is now in Japan.
Duvarda Sir Anthony'nin piyanoda büyük bir resmi vardı.On the wall there was a big picture of Sir Anthony at the piano.
Duvarların kulakları vardır, shouji'nin gözleri vardır.Walls have ears, shouji have eyes.
Niçin kitapçıya yaya gitmiyoruz?Why don't we go to the bookstore on foot?
Hokkaido Sendai'nin kuzeyine doğrudur.Hokkaido is to the north of Sendai.
Niçin benimle sinemaya gelmiyorsun?Why don't you come to the movies with me?
Kurosawa'nın filmlerinden birkaçını izledim.I've seen a couple of Kurosawa's films.
Ben oraya gitmek için niyet etmiştim.I had intended to go there.
Bu gece onu dinlemeye niyetliyim.I intend to listen to it tonight.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod