Ana içeriğe geç
Sözlük

ni ile cümle

ni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kız kardeşim nişanlandı.My sister got engaged.
Kameram Nikon'dur.My camera is a Nikon.
Benim kamera bir Nikon'dur.My camera is a Nikon.
Ülkemdeki yiyecek İspanya'nınkinden çok farklı değil.The food in my country is not very different from that of Spain.
Kız kardeşim onunla nişanlıdır.My sister is engaged to him.
Oğlum sekreteri ile nişanlandı.My son is engaged to his secretary.
Doğum günüme bir ay var. Demek ki, 5 Nisan.My birthday is a month from today. That is to say, April 5th.
"Yıldız Savaşları"nı iki defa izledim.I have seen "Star Wars" twice.
Paul'ün dışarıda olduğunu ancak Mary'nin evde olduğunu söyledim.I said Paul was out, but that Mary was at home.
On dolar ödemeye niyetim yok.I am not about to pay ten dollars.
3 Nisan, 1950'de doğdum.I was born on April 3, 1950.
İşlerine burnumu sokmaya niyetim yok.I don't mean to poke my nose into your affairs.
Duygularınıza zarar vermiş olabilirim, ancak bu benim niyetim değildi.I may have hurt your feelings, but such was not my intention.
Ne olursa olsun seni rahatsız etmeye niyetim yok.I have no intention whatever of disturbing you.
Amerikada tıp eğitimi yapmaya niyetlendim.I intended to study medicine in America.
Ben Alan Tate, Terry Tate'nin oğlu.I'm Alan Tate, Terry Tate's son.
İngiltere'nin birçok kısımlarını ziyaret ettim.I visited many parts of England.
İngiltere'nin birçok kısmını ziyaret ettim.I visited many parts of England.
Christie'nin romanlarını Dickens'ınkilerden daha çok seviyorum.I like Christie's novels better than Dickens's.
Bu projeyi tamamlamak niyetindeyim.I intend to carry this project through to completion.
Bunu dün bitirmeye niyet ettim fakat bitiremedim.I had intended to finish this yesterday, but I couldn't.
Jane'nin tebessümle sınıfana girdiğini gördüm.I saw Jane go into her classroom with a smile.
Jim ve Mary'nin parkta el ele yürüdüklerini gördüm.I saw Jim and Mary taking a walk hand in hand in the park.
Ben Judy'nin evine uğradım.I called at Judy's house.
John ve Mary'nin el ele yürüyüşünü izledim.I watched John and Mary walking hand in hand.
Bunu gizli tutmak niyetinde değildim.I didn't mean to keep it secret.
Gece yarısı niçin senin evine gitmek zorundayım anlamıyorum.I don't see why I have to go to your house at midnight.
Nancy'nin evde kalmasını rica ettim.I asked Nancy to stay at home.
Nancy'nin bazı arkadaşlarını tanıyorum.I know some friends of Nancy's.
Kibarlığı için en çok Nick'e minnettarım.I was most grateful to Nick for his kindness.
Mary'nin söylediği kadar iyi şarkı söyleyemem.I can't sing as well as Mary did.
Mary'nin ciddi olarak hasta olduğundan kesinlikle eminim.I know for certain that Mary is seriously ill.
Mary'nin bir vitrine baktığını gördüm.I saw Mary looking into a show window.
Mary'nin annesi olduğunu düşündüğüm bir kadın gördüm.I saw a woman who I thought was Mary's mother.
Mary'nin yurtdışına gittiğini biliyorum.I know that Mary went abroad.
Delia'nın onlara allerjisi olduğu için bu yemek tarifinden fındıkları çıkarttım.I've left out the nuts in this recipe because Delia's allergic to them.
Juzo Itami'nin yönettiği tüm filmleri severim.I like all films that Juzo Itami directs.
Komite başkanı'nı tanıyorum.I am acquainted with the chairman of the committee.
Ne olursa olsun istifa etmeye niyetim yok.I have no intention whatever of resigning.
Geçen nisan ayında Kanada genelinde bir gezi yaptım.I took a trip across Canada last April.
Sana zarar vermek niyetinde değilim.I mean you no harm.
Kaplana nişan aldım ve ateş ettim fakat onu ıskaladım.I aimed at the tiger and fired, but missed him.
Gitmeye niyet ettim fakat unuttum.I intended to go, but forgot to.
Bu akşam orada olmaya niyetim var.I mean to be there this evening.
Dün Tony'nin evine uğradım.I called at Tony's house yesterday.
Özgürlük Anıtı'nı görmek istiyorum.I'd like to see the Statue of Liberty.
İstifa etmeye niyetim yok.I have no intention of resigning.
Ben kraliçeyi görme niyetindeyim.I intend seeing the queen.
Berbere gitmek niyetindeyim.I intend to go to the barbershop.
Başarılı olmak niyetindeydim.I intended to have succeeded.
Geçen hafta tapınağı ziyaret etmeye niyetlenmiştim.I had intended to visit the temple last week.
Geçen hafta Nikko'ya bir seyahat yaptım.I took a trip to Nikko last week.
Selefimin politikasını izlemeye niyetliyim.I intend to follow my predecessor's policy.
Şimdilik bir otelde kalmaya niyetliyim.For the time being, I intend to stay at a hotel.
Onu sana sır olarak söyledim, öyleyse niçin Jane'e ondan bahsettin?I told you that in confidence, so why did you tell Jane about it?
Nihayet onun aklı başına geldiğini gördüğüme sevindim.I was glad to see that he finally came to his senses.
Onun şirketten niçin ayrıldığını bilmiyorum.I don't know why he quit the company.
Onun niçin gelmediğini bilmiyorum.I don't know the reason why he was absent.
Onun niçin geç kaldığını bilmiyorum.I don't know why he was late.
Onunla gitmeye niyet ettim.I intended to go with him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod