nişanlı ile cümle

nişanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.Če kdo zapelje devico, ki ni še zaročena, in leži ž njo, mora plačati doto in si jo vzeti za ženo.
‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.Dacă un om înşală pe o fată nelogodită, şi se culcă cu ea, îi va plăti zestrea şi o va lua de nevastă.
‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.Jeźliby żadną miarą ojciec jej nie chciał mu jej dać, odważy srebra według zwyczaju wiana panieóskiego.
‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.사람이 정혼하지 아니한 처녀를 꾀어 동침하였으면 빙폐를 드려 아내로 삼을 것이요
‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.Ако някой излъсти несгодена девица и легне с нея, непременно ще даде вено за нея и ще я вземе за жена.
‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.Если обольстит кто девицу необрученную и переспит с нею, пусть даст ей вено и возьмет ее себе в жену;
‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.וכי יפתה איש בתולה אשר לא ארשה ושכב עמה מהר ימהרנה לו לאשה׃
‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.واذا راود رجل عذراء لم تخطب فاضطجع معها يمهرها لنفسه زوجة.
‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.人 若 引 誘 沒 有 受 聘 的 處 女 、 與 他 行 淫 、 他 總 要 交 出 聘 禮 娶 他 為 妻
‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.人 若 引誘沒 有 受聘 的 處女 、 與他 行淫 、 他 總要 交出 聘禮 娶 他 為妻
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?Dacă nu cer prea mult, vrei să-mi aduci logodnicul acasă cu tine?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?En als 't even kan... ...breng je m'n verloofde mee?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?Ha nem túl nagy kérés, a vőlegényemet is visszahoznád?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?In če ne bo pretežko, pripelji domov še mojega zaročenca.
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?Jestli tě to nebude obtěžovat, přivez mi zpátky mého snoubence.
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?Jika tak menyusahkan, Tolong bawa pulang tunangku ?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?Nếu bố không phiền...bố nhớ đưa người yêu con về nữa nhé?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?Si no es mucha molestia... ...¿puedes traer a mi prometido de regreso contigo?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen? Tanrım.Hvis det ikke er for meget forlangt, tager du så min forlovede med hjem?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen? Tanrım.I jeśli możesz... ...przywieź mi z powrotem narzeczonego.
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen? Tanrım.Jos siitä ei ole liikaa vaivaa, voisitko tuoda myös sulhaseni takaisin?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen? Tanrım.Om det inte är för mycket begärt, kan du få med dig min fästman hem också?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen? Tanrım.Se não for pedir muito... ...podes trazer o meu noivo quando voltares?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen? Tanrım.Se non ti dispiace, potresti riportare a casa anche il mio fiidanzato?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen? Tanrım.Αν δεν σου κάνει κόπο... ...μπορείς να φέρεις πίσω και τον αρραβωνιαστικό μου;
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen? Tanrım.Ако не те затруднявам, би ли върнал обратно и годеника ми?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen? Tanrım.Ако не те затруднявам, би ли върнал обратно и годеника ми?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?Und könntest du bitte dafür sorgen, daß auch mein Verlobter wieder mit zurückkommt?
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?لو لم يكن هناك مشكلة هل يمكنك إحضار خطيبى معك ؟
Eski, büyüleyici ve harka bir Barselona manzarası vardı. Nişanlına neden aşık olduğunu anlıyorum.Înţeleg de ce-ţi iubeşti logodnicul.
Eski nişanlısı Jeremy mi?Cái tên hôn phu cũ Jeremy ấy hả?
Hem artık bir nişanlım var.Ho altri programmi, ho un fidanzato.
Hem artık bir nişanlım var.Ich bin jetzt in festen Händen.
Hem artık bir nişanlım var.-Jag har annat, ser du.
Hem artık bir nişanlım var.Mám vážnou známost.
Hem artık bir nişanlım var.- Δε γίνεται. Έχω κάτι μόνιμο.
Herşeyi CCTVden kontrol edeceğim. Siz Lee Tae Ik'in nişanlısısınız, değil mi?Będę sprawdzał na monitoringu!<br />Jak wyjdzie, już jest wyrzucony!
Hukuk fakültesini bıraktın, nişanlından ayrıldın ve şehre taşındın.Em bỏ trường Luật, em phá vỡ cuộc đính hôn. và em chuyển vào thành phố.
Hukuk fakültesini bıraktın, nişanlından ayrıldın ve şehre taşındın.Je bent gestopt met rechten studeren, je brak je verloving en je verhuisde naar de stad.
Hukuk fakültesini bıraktın, nişanlından ayrıldın ve şehre taşındın.To všechno byly tvé volby předtím, než jsi poznala mě.
Jang Man Ok, Kang Hwi 'yi nişanlından daha fazla önemsiyor gibisinJang Man Ok,ai mai multa grija de Kang Hwi decat logodnicul tau.
Jang Man Ok, Kang Hwi 'yi nişanlından daha fazla önemsiyor gibisinJang Man Ok, il semblerait que tu prennes plus soin de Kang Hwi que ton fiancé.
Jang Man Ok, Kang Hwi 'yi nişanlından daha fazla önemsiyor gibisinJang Man Ok, sepertinya kau lebih perhatian pada Kang Hwi dari pada tunanganmu.
Jang Man Ok, Kang Hwi 'yi nişanlından daha fazla önemsiyor gibisinJang Man Ok, wygląda na to, że dbasz bardziej o Kang Hwi'ego niż o swojego narzeczonego.
Jang Man Ok, Kang Hwi 'yi nişanlından daha fazla önemsiyor gibisinΤζανγκ Μαν Οκ, φαίνεται πως προσέχεις περισσότερο τον Κανγκ Χουί από τον αρραβωνιαστικό σου.
Jang Man Ok, Kang Hwi 'yi nişanlından daha fazla önemsiyor gibisinЧжан Ман Ок, создается впечатление, что ты больше заботишься о Kang Hwi, чем о своем женихе.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Ainsi, celui qui marie sa fille fait bien, et celui qui ne la marie pas fait mieux.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Alltså: den som gifter bort sin dotter, han gör väl; och den som icke gifter bort henne, han gör ännu bättre.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Altså, både den, som bortgifter sin Datter, gør vel, og den, som ikke bortgifter hende, gør bedre.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Astfel, cine îşi mărită fata, bine face, şi cine n'o mărită, mai bine face.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.A tak i ten, kdož vdává pannu svou, dobře činí, ale kdo nevdává, lépe činí.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.A tak tedy i ten, kto vydáva svoju pannu, dobre robí, i ten, kto nevydáva, lepšie robí.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.A tak ten, kto daje za mąż, dobrze czyni; ale który nie daje za mąż, lepiej czyni.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Azért, a ki férjhez adja, az is jól cselekszi, de a ki nem adja férjhez, még jobban cselekszi.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Demnach, welcher verheiratet, der tut wohl; welcher aber nicht verheiratet, der tut besser.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.De modo que aquele que dá em casamento a sua filha donzela, faz bem; mas o que não a der, fará melhor.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.De modo que el que se casa con su virgen hace bien; y de igual manera, el que no se casa hace mejor
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Dus is het goed uw dochter te laten trouwen, maar beter om haar niet te laten trouwen.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.In conclusione, colui che sposa la sua vergine fa bene e chi non la sposa fa meglio
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.그러므로 처녀 딸을 시집 보내는 자도 잘하거니와 시집 보내지 아니하는 자가 더 잘하는 것이니라

İlgili Sayfalar