nezaret ile cümle
nezaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Osmanlı ordusunun Alman askeri danışmanları nezaretinde modernize edilmesinde baş rolü oynadı.Он сыграл важную роль в модернизации Османской армии при помощи германских консультантов.
Posta ve Telgraf Nezareti Binası (Postahane-i Amire, Büyük Postane), 1903-1909.Сотрудник Яранской почтово-телеграфной конторы (на 1901-1904).
1836 yılında, Umur-ı Hâriciye Nezareti olmuştur.1843 год прошёл тревожно.
Nezaretin memur açığını kapadı.Личность этого офицера оспаривается.
Daha sonra Hariciye Nezareti hizmetine girdi.Спасло его то, что он прибыл позже назначенного времени.
Çeşitli polis karakolları arasında dolaştırıldı ve defalarca kez evi ve bürosunun aramasına nezaret ettirildi.Иногда он сам вынужден был скрываться, полиция несколько раз обыскивала его дом.
Çeşitli polis karakolları arasında dolaştırıldı ve defalarca kez evi ve bürosunun aramasına nezaret ettirildi.حيث تنقلت بين عدد من مراكز الشرطة وأجبرت على مرافقة الشرطة لتفتيش منزلها ومكتبها.
Maarif Nezareti Mektupçuluğunda bulundu.ووضعت صورته على طابع بريد.
2000’den fazla kişi sorguya çekilmiş, 300’den fazla kişi araştırılmış ve 80 kişi nezarethaneye alınmıştır.Mais de 2 mil pessoas foram entrevistadas, cerca de 300 investigadas e 80 detidas.
Babasının nezaretinde iyi bir eğitim aldı.Recebeu uma excelente educação sob a supervisão do seu pai.
1836 yılında, Umur-ı Hâriciye Nezareti olmuştur.No entanto, no final de 1832, ela ficou gravemente doente.
İdama Başpiskopos Laud nezaret etmiştir.No entanto, o Homem-Aranha conseguiu virar a mesa dos predadores.
Nezaretin adını Dahiliye Nezareti olarak değiştirtti .Como bispo, mudou seu nome para Prudêncio.
Dr. Bryce Varley'e nezaret ediyor.Ze is de supervisor van Dr. Bryce Varley.
Maarif Nezareti tarafından kendisine ısmanlarmıştır.Hij bood hen zelfs een silmaril aan.
64-66. ^ Dahiliye Nezareti Muhaberât-ı Umumiye İdaresi Belgeleri.96-101. - Bevat gedetailleerde werkenlijst.
Mülkiye’yi bitirdikten sonra Hariciye Nezareti'nde görev aldı.Na haar optreden (als allerlaatste) in de halve finale werd ze uitgejouwd.
Hikmet Bey, Selanik’te Hariciye Nezareti’nde memur idi.Seiyū: Aoi Yūki Sachiko Fujinuma (jap.
Başlangıçta Ticaret Nezareti’ne bağlı bir kurum idi.Początkowo nowa grupa zajmowała się głównie handlem.
1891'de Maarif Nezareti'nde görev yapmaya başladı.W 1891 roku w Samarze zaangażował się w walkę z głodem.
İsteyen öğrenci bu odalardan birine gidip bir gözetmen nezaretinde istediği çalışmayı yapabilir.Jeśli chcemy, możemy wynająć któregoś, by towarzyszył nam w wyprawach.
Maarif Nezareti tarafından kendisine ısmanlarmıştır.Han utlovade därför åt dem avlat.
1909'da üsteğmenliğe terfi etti ve Bahriye Nezareti Yaverliğine getirildi.1909-10 genomfördes en sänkning för att underlätta passagen till havet.
Darülfünun binası, 1864'te Maliye Nezaretine tahsis edildi.Fastigheten såldes på auktion år 1864.
Aynı yıl Posta ve Telgraf Nezareti Telgraf Kalemi (Fen Şubesi)'ne memur olarak atandı.Året efter skapades ministeriet för Posten och Telegrafen (Postes et Télégraphes).
Dr. Bryce Varley'e nezaret ediyor.Вона керує доктором Брюсом Варлі.
Mülkiye’yi bitirdikten sonra Hariciye Nezareti'nde görev aldı.Až po skončení výpravy uspořádali radu (duvan), na níž se kořist (jasir) rozdělila.
Hikmet Bey, Selanik’te Hariciye Nezareti’nde memur idi.Sciții erau un popor în răsăritul Daciei.
Mülkiye’yi bitirdikten sonra Hariciye Nezareti'nde görev aldı.El a stat la baza a ceea ce mai târziu a devenit laïkó (cântec din popor).
Bu rütbe ile "Bahriye Nezareti Kaymakamlık" görevine tayin edildi.Reprezentativă pentru această fază este lucrarea „Marina cu fluturi oranj”.
Başlangıçta Ticaret Nezareti’ne bağlı bir kurum idi.Grupul avea la început ca principală activitate comerțul exterior.
İsteyen öğrenci bu odalardan birine gidip bir gözetmen nezaretinde istediği çalışmayı yapabilir.Orice om cred că și-ar dori să intre într-un studio, să vadă ce se întâmplă acolo.
Babasının nezaretinde iyi bir eğitim aldı.El a dobândit educația de bază de la tatăl său.
Ticaret mahkemelerini Adliye Nezaretine bağladı.Reușește să transfere judecătoriile comerciale la ministerul Justiției.
2000’den fazla kişi sorguya çekilmiş, 300’den fazla kişi araştırılmış ve 80 kişi nezarethaneye alınmıştır.Több mint kétezer embert kérdeztek ki, háromszáz ember után nyomoztak és nyolcvan embert vettek őrizetbe.
Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi'nde memurluğa başladı (1862).Távírászként kezdett foglalkozni a távíró tökéletesítésével (1868).
2000’den fazla kişi sorguya çekilmiş, 300’den fazla kişi araştırılmış ve 80 kişi nezarethaneye alınmıştır.Yli 2 000 ihmistä kuulusteltiin, reilua 300 henkilöä tutkittiin ja 80 ihmistä vangittiin.
Bellick nezarette bir avukat istediğini haykırır.Allilujeva kuitenkin ihmetteli miksi julkaisusopimukseen tarvitaan asianajajia.
Başlangıçta Ticaret Nezareti’ne bağlı bir kurum idi.Taidekauppa oli aluksi oli vaihtokauppaa.
Ayrıca aşağıdaki eserlerin yayınlanmasına nezaret etmiştir:Επίσης, επιμελήθηκε την έκδοση των παρακάτω έργων:
2000’den fazla kişi sorguya çekilmiş, 300’den fazla kişi araştırılmış ve 80 kişi nezarethaneye alınmıştır.Over 2000 folk blev afhørt, "op mod 300" mennesker blev undersøgt og 80 blev tilbageholdt.
1840 - Posta ve Telgraf Nezareti kuruldu.1845: Et pakkepostsystem blev etableret.
1909'da üsteğmenliğe terfi etti ve Bahriye Nezareti Yaverliğine getirildi.1909 anmodede Lagtinget staten om tilskud til havnebyggeri.
2000’den fazla kişi sorguya çekilmiş, 300’den fazla kişi araştırılmış ve 80 kişi nezarethaneye alınmıştır.Mer enn 2 000 personer ble intervjuet over 300 etterforsket og 80 funnet uten mistanke.
1788'de Paris'e dönerek Rus değişim öğrencilerinin nezaretinde bulundu.I 1788 vendte han tilbake til Paris som veileder for russiske studenter i utlandet.
1836 yılında, Umur-ı Hâriciye Nezareti olmuştur.Fra 1869 gikk den til Ose.
2000’den fazla kişi sorguya çekilmiş, 300’den fazla kişi araştırılmış ve 80 kişi nezarethaneye alınmıştır.Lebih dari 2.000 orang diwawancarai, "hampir 300 orang" diinvestigasi, dan 80 di antaranya ditahan.
1891'de Maarif Nezareti'nde görev yapmaya başladı.Pada tahun 1899 ia mulai bekerja di BASF.
1909'da üsteğmenliğe terfi etti ve Bahriye Nezareti Yaverliğine getirildi.Năm 1906, Labuan được giao cho Các khu định cư Eo biển.
Nezaretin memur açığını kapadı.Một nhóm sĩ quan phá cửa lao vào.
Babasının nezaretinde iyi bir eğitim aldı.彼女はこの叔父の庇護の元で良い教育を受けた。
Maarif Nezareti tarafından kendisine ısmanlarmıştır.だが慈念によって策謀がなされていた。
Maarif Nezareti tarafından kendisine ısmanlarmıştır.司蕃,桓範舉薦他为門候。
Maarif Nezareti Mektupçuluğunda bulundu.其尸坐于函中。
1912'de Osmanlı Maliye Nezareti kâğıt paraları tanıttı.1938年的《十二金钱镖》使白羽成名。
Tasfiye işlemlerine Türkiye İş Bankası nezaret etmiştir.타민영은행에 은행 업무를 제공한다.
Hariciye Nezareti Mektupçu Dairesi'ne girdi.그 이전에는 남양주시 지역을 구리소방서가 담당하였다.
Yolculuğun büyük kısmı Çeroki ulusunun nezareti altında gerçekleştirildi.רוב האוכלוסייה התיישבה במה שעתיד להיות העיר ז'רמי.
2000’den fazla kişi sorguya çekilmiş, 300’den fazla kişi araştırılmış ve 80 kişi nezarethaneye alınmıştır.בחקירה נגבו עדויות של למעלה מ-300 עדים ונחקרו כ-80 חשודים.
Bu mutasarrıflıklar Zaptiye Nezareti'ne bağlıydı.По всяка вероятност тези хранителни ритуали са заимствани от зороастризма.