Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Pasados algunos días, el rey Agripa y Berenice fueron a Cesarea para saludar a Festo
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Passados alguns dias, o rei Agripa e Berenice vieram a Cesaréia em visita de saudação a Festo.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Quelques jours après, le roi Agrippa et Bérénice arrivèrent à Césarée, pour saluer Festus.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Через несколько дней царь Агриппа и Вереника прибыли в Кесарию поздравить Феста.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Як же минуло днїв кілька, Агриппа цар та Верникия прибули в Кесарию витати Феста.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.ויהי אחרי ימים וירדו המלך אגרפס וברניקה אל קסרין לשאל לשלום פסטוס׃
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.وبعدما مضت ايام اقبل اغريباس الملك وبرنيكي الى قيصرية ليسلما على فستوس.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.過 了 些 日 子 、 亞 基 帕 王 、 和 百 尼 基 氏 、 來 到 該 撒 利 亞 、 問 非 斯 都 安
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.過 了 些 日子 、 亞基 帕王 、 和 百 尼基 氏 、 來到 該撒利亞 、 問非斯 都安
Bütün kibarlığım ve nezaketim benden çalındı. Artık nasıl özür dileyeceğim?Maintenant que j'ai perdu ma politesse, comment pourrai-je leur demander pardon ?
Bütün kibarlığım ve nezaketim benden çalındı.Ukradziono mi całą moją uprzejmość.
Bütün kibarlığım ve nezaketim benden çalındı.Μου κλάπηκε όλη η ευγένειά μου.
Bu varlıkların nezaketini, zekasını, cömertliğini ve barışçıllıklarını biliyorum.Ich bin eine der Glücklichen. Ich kenne unsere Galaktische Familie.
Bu varlıkların nezaketini, zekasını, cömertliğini ve barışçıllıklarını biliyorum.Ik ben een van die gelukkigen Ik ken onze galactische familie.
Bu varlıkların nezaketini, zekasını, cömertliğini ve barışçıllıklarını biliyorum.Šì"Ñ AŠ'ŽÓ Aˆ¤"ð"à"Á"Ä A "æ"¤"±"¢"ç"Á"µ"á"¢ A ˆê "É lŠÔ"Æ"n‹..."É"Î"·"é ƒT [ƒrƒX"ðŽÀ s"µ"Ü"µ"å"¤ A
Bu varlıkların nezaketini, zekasını, cömertliğini ve barışçıllıklarını biliyorum.Я знаю, что эти существа являются добрыми, разумными, великодушными и мирными.
Bu varlıkların nezaketini, zekasını, cömertliğini ve barışçıllıklarını biliyorum.,אני יודעת שישויות אלה הן טובות .אינטליגנטיות, נדיבות ושלוות
Craigslist'in temsil ettiği insani nezaket ve paylaşımı canlandırabilirsiniz.사람들의 친절과 공유정신을 실제로 다시 들여올 수 있습니다. Craiglist의 이 게시판이 보여주는 이런 것 말이죠.
Craigslist'in temsil ettiği insani nezaket ve paylaşımı canlandırabilirsiniz.lo que representa el Craigslist.
Craigslist'in temsil ettiği insani nezaket ve paylaşımı canlandırabilirsiniz.בעצם ניתן לחדש את הנחמדות האנושית והשיתוף שמשהו כזה ב craigslist מייצג.
Craigslist'in temsil ettiği insani nezaket ve paylaşımı canlandırabilirsiniz.يمكنك في الواقع إعادة تلطيف نوعية اللطف الإنساني والتقاسم الذي يمثله شئ مثل قوائم كريغ.
Craigslist'in temsil ettiği insani nezaket ve paylaşımı canlandırabilirsiniz.再び活気を得るものなのです そしてこれは
- Evet, nezaket icabı.Din politeţe.
- Evet, nezaket icabı.Igen, pontosan.
- Evet, nezaket icabı.- Ja, dat is respectvol.
- Evet, nezaket icabı.Oui, c'est ça, par courtoisie.
- Evet, nezaket icabı.Sim, exactamente, por respeito.
- Evet, nezaket icabı.نعم، بالضبط مجاملة
Ev sahipleri onu nezaketen çağırmışlar, Çünkü, kızcağız Avustralya'dan daha yeni gelmiş,Los anfitriones nos han puesto juntos debido a un favor porque esta chica acababa de llegar de Australia
Ev sahipleri onu nezaketen çağırmışlar,המארחת חיברה אותנו יחד לחברותא
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekA tak se zdá, že jediné, co ještě zbývá říci, je poděkovat vám za vaši laskavost.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekDas Einzige, was mir noch wichtig erscheint, ist, mich bei Ihnen allen für Ihre Freundlichkeit zu bedanken.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekEt il semble que la seule chose qu'il me reste à dire est de vous remercier tous pour votre gentillesse.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekHet enige wat me rest is jullie te danken voor jullie vriendelijkheid.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekIn zdi se, da je edino kar mi ostane, da se zahvalim za vašo ljubeznivost.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekI zdaje się, że jedyne, co mi pozostało, to podziękować wam wszystkim za waszą dobroć.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmek그래서 제가 말할 수 있는 것은 단지 여러분의 친절함에 감사하다는 것뿐입니다.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekParece que a única coisa que me resta dizer é agradecer a todos pela vossa bondade.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekSembra che l'unica cosa che mi è rimasta da dire è grazie a tutti per la vostra cortesia.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekŞi îmi pare că singurul lucru care mi-a rămas de spus este să vă mulţumesc pentru amabilitate.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekÚgy tűnik, számomra már csak az maradt, hogy megköszönjem a jóindulatotokat.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekVà dường như điều duy nhất còn lại để tôi nói đó là cảm ơn sự quan tâm của tất cả các bạn.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekY parece que lo único que me queda por decir es gracias a todos por su amabilidad.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekΚαι απ' ότι φαίνεται το μόνο που μένει για μένα να πω είναι ένα ευχαριστώ για την καλοσύνη σας.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekИ изглежда, че единственото нещо, което ми остава да кажа е да благодаря на всички за вашата доброта.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekИ, наверное, единственное, что я могу добавить - поблагодарить вас всех за вашу доброту.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekІ мені здається, що єдине, що залишилось мені, це висловити подяку за вашу сердечність.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekונראה שהדבר היחיד שנותר לי לומר הוא תודה רבה על אדיבותכם.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmekو يبدو ان الشئ الوحيد الذي تبقى لي لقوله هو شكرا لكم جميعاً للطفكم.
Görünen o ki bana kalan tek şey hepinize nezaketiniz için teşekkür etmek皆さんの優しさに感謝することでしょう
Gülümsedi. Ben nezaketliyim.Csak udvarias voltam.
Gülümsedi. Ben nezaketliyim.Hij lachte Ik ben alleen maar beleefd.
Gülümsedi. Ben nezaketliyim.Ich lächle nur höflich.
Gülümsedi. Ben nezaketliyim.Мне улыбаются; я вежливая.
Herhalde ilk önce nineye ve ustaya nezaket ziyaretinde bulunupA primeira coisa que vou fazer é uns telefonemas à avó e à professora, e dizer-lhes:
Herhalde ilk önce nineye ve ustaya nezaket ziyaretinde bulunupEnsin taidan vierailla isoäidin ja opettajan luona.
Herhalde ilk önce nineye ve ustaya nezaket ziyaretinde bulunupFörst borde jag avlägga en visit hos Farmor och Läraren-
Herhalde ilk önce nineye ve ustaya nezaket ziyaretinde bulunupFørst ville jeg nok besøge farmor og vores lærer -
Herhalde ilk önce nineye ve ustaya nezaket ziyaretinde bulunup "Geri döndük!" derim.Chyba najpierw pojadę odwiedzić babcię i nauczycielkę, żeby im powiedzieć:
Herhalde ilk önce nineye ve ustaya nezaket ziyaretinde bulunup "Geri döndük!" derim.Puede que lo primero que haga sea visitar a Granny y a la profesora y decirles: "¡Hemos vuelto!".