Oğlan bize etrafı gösterecek nezakete sahipti.The boy had the kindness to show us around.
Bana güzel bir hediye vermeniz büyük nezaketti.It was very kind of you to give me a nice gift.
Nezaketin için teşekkür ederim.Thank you for your kindness.
Ben yaşadığım sürece, nezaketini asla unutmayacağım.I will never forget your kindness as long as I live.
Senin nezaketin için derin takdirimi ifade etmek istiyorum.I wish to express my deep appreciation for your kindness.
Ben nezaketin için teşekkür ederim.I appreciate your kindness.
Bu Japon nezaketi ve Amerikan nezaketi arasındaki farktan kaynaklanmaktadır..This is because of the difference between Japanese politeness and American politeness.
Ben senin nezaketini asla unutmayacağım.I will never forget your kindness.
Ben nezaketin için sana çok minnettarım.I am much obliged to you for your kindness.
Tavsiyen ve nezaketin için içten minnettarım.I deeply appreciate your advice and kindness.
Nezaketini asla unutmayacağız.We'll never forget your kindness.
Benim adıma ondan bahsetmen büyük nezaket.It is kind of you to talk about it for me.
Ben hastayken yemekleri yapman büyük nezaketti.It was very kind of you to make dishes while I was down.
Yaşadığım sürece nezaketini asla unutmayacağım.I will never forget your kindness so long as I live.
Nezaketin için teşekkür ederiz.We are thankful for your kindness.
Onun nezaketine güvenemezsin.We can not rely on her kindness.
Nezaketini asla unutmayacağım.I'll never forget your kindness.
Onun nezaketini unutamam.I can't forget his kindness.
Onun nezaketinin karşılığında ona bir hediye verdim.I gave her a present in return for her kindness.
Beni partiye davet etmeniz büyük nezaket.It is very kind of you to invite me to the party.
Özür dileme nezaketi vardı.She had the decency to apologize.
Nezaket bir erdemdir.Kindness is a virtue.
Japonya'da eğilmek yaygın bir nezakettir.In Japan, bowing is common courtesy.
Ona bir miktar ödünç para vermen büyük nezaketti.It was very kind of you to lend him some money.
O, ona nezaketi için teşekkür etti.She thanked him for his kindness.
Onun nezaketsiz şakaları Jane'i kızdırdı.His crude jokes made Jane angry.
O beni hastaneye götürme nezaketini gösterdi.He was kind enough to take me to the hospital.
Beni otobüs durağına götürme nezaketini gösterdi.He was kind enough to take me to the bus stop.
Bana yolu gösterecek nezaketi vardı.He had the kindness to show me the way.
Çalışmalarımda bana yardım etme nezaketini gösterdi.He was kind enough to help me with my studies.
O onu nezaketsiz olarak yaptı.He did it out of kindness.
O beni nezaketle eve götürdü.She kindly gave me a ride home.
O bana büyük nezaket gösterdi.She showed me great kindness.
Beni araman büyük nezaket.It is very courteous of you to call on me.
Kör bir adama yardım etmek bir nezaket eylemidir.Helping a blind man is an act of kindness.
Nezaketini her zaman hatırlayacağım.I'll always remember your kindness.
Ben nezaketiniz için çok teşekkür ederim.I thank you very much for your kindness.
Bu aile bana nezaket ve içtenlikle karşıladı.This family gave me a warm welcome.
Onun nezaket ve alçak gönüllülüğünden bahsetti.He talked of her kindness and humility.
Nezaket güçten doğar.Kindness is born out of strength.
O, onu soğuk nezaketle yanıtladı.She answered him with cold civility.
Tom hatalı olduğunu kabul edecek nezakete sahip değildi.Tom didn't have the decency to admit that he was wrong.
Tom üzgün olduğunu söyleme nezaketinde bile bulunmadı.Tom didn't even have the courtesy to say that he was sorry.
Tom Mary'nin nezaketini asla unutmayacak.Tom will never forget Mary's kindness.
Tom nezaketen Mary'nin ağlamasını görmemezlikten geldi.Tom politely pretended not to notice that Mary had been crying.
Tom Mary'nin nezaketini takdir etti.Tom appreciated Mary's kindness.
Ricamı nezaketle dinledi.She graciously listened to my request.
Bu şaka nezaketsiz.This joke is crude.
Nezaket gösterip onu ödünç almama izin verdi.He was kind enough to let me borrow it.
Nezaket sadece her toplumda farklı olan bir protokoldür.Politeness is just a protocol that is different in every society.
Tom'un bile özür dileme nezaketi yoktu.Tom didn't even have the decency to apologize.
Tom'un onun kendi hatası olduğunu söyleyecek nezaketi bile yoktu.Tom didn't even have the decency to say it was his fault.
Nezaketini takdir ediyorum.I appreciate the courtesy.
O çok nezaketsiz.He's very rude.
Tom nezaketsiz.Tom is unkind.
Sen nezaketsizsin.You're unkind.
Bu çok nezaketli.That's very kind.
Nezaketiniz için teşekkürler.Thank you for your courtesy.
Nezaketiniz için çok teşekkür ederim.Thank you very much for your kindness.
Onun nezaketini unutamıyorum.I can't forget her kindness.