neyse ile cümle
neyse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.Hvad end der er her skal være haldelen af dette i anden
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.여기가 무엇이든 간에 이것의 절반의 제곱이어야 합니다
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.O que estiver aqui deve ser o quadrado da metade disso.
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.Peu importe ce qui est ici doit être le carré de la moitié de ca.
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.Qualsiasi cosa sia qui dovrebbe essere il quadrato di metà di questo.
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.Sea aquí debe ser el cuadrado de la mitad de esto.
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.Vad är här bör kvadraten på hälften av detta.
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.Wat is hier het kwadraat van de helft van dit zou moeten zijn.
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.Все, что здесь должно быть площадь половины этой суммы.
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.לא משנה מה נמצא כאן, זה צריך להיות חצי מהריבוע של
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.مهما كان مربع نصف هذا
Burası her neyse, buranın yarısının karesi olacaktı.だから 4 です。この半分は 2 で
Bu şey her neyse, yakında olabilir.Ať je, kurva, ta věc cokoli, může být nablízku. Jdeme.
Bu şey her neyse, yakında olabilir. Hadi.Aťsi je kurva ta věc cokoli, může být nablízku.
Bu şey her neyse, yakında olabilir. Hadi.Cokolwiek to jest za cholerstwo, może być w pobliżu.
Bu şey her neyse, yakında olabilir. Hadi.Mitä ikinä se vitun asia on, se voi olla lähellä.
Bu şey her neyse, yakında olabilir. Hadi.Seja o que for esta merda, pode estar próximo.
Bu şey her neyse, yakında olabilir. Hadi.Was auch immer für ein Scheißvieh das ist, es könnte in der Nähe sein.
Bu şey her neyse, yakında olabilir. Hadi.Wat dat ding ook is, het kan dichtbij zijn.
Bu şey her neyse, yakında olabilir. Hadi. - Ya Tangles?Bármi is csinálta ezt, itt lehet a közelben.
Bu şey her neyse, yakında olabilir. Hadi.Ότι και να ήταν, μπορεί να'ναι κοντά.
Bu şey her neyse, yakında olabilir.Kom igen.
Bu şey her neyse, yakında olabilir.Lo que sea esa cosa, podría estar cerca. Vamos.
Bu şey her neyse, yakında olabilir.Mitä ikinä se vitun asia on, se voi olla lähellä. Mennään.
Bu şey her neyse, yakında olabilir.Seja o que for esta merda, pode estar próximo. Vamos.
Bu şey her neyse, yakında olabilir.Vad det jävla detta är, det kan vara i närheten.
Bu şey her neyse, yakında olabilir.Was auch immer für ein Scheißvieh das ist, es könnte in der Nähe sein. Kommt.
Bu şey her neyse, yakında olabilir.Wat dat ding ook was, het kan dichtbij zijn. Komaan.
Bu şey her neyse, yakında olabilir.Ότι και ναταν, μπορεί να'ναι κοντά. Έλα.
Bu şey her neyse, yakında olabilir.Шта год да је то створење, мора даје близу. Хајдемо.
Bu sorunun adaletsiz bir soru olduğunu düşündüm hep. Neysek o olamayacağımızı varsaymaktır bu.Я всегда думал, что это нечестный вопрос, ведь получается, мы не можем быть теми кем уже являемся.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.De högklackade skorna är väldigt obekväma. Som tur var tänkte jag inte ha dem på mig.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Deze schoenen zijn echt ongemakkelijk, goed dat ik ze niet moet blijven dragen.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Diese Absätze sind sehr unbequem, es ist gut, dass ich sie sowieso nicht tragen wollte.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Disse høje hæle er utrolig ukomfortable, så det er godt jeg ikke ville have dem på.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Đôi giày cao gót này thật là không thoải mái tí nào cả, tôi không định sẽ mang chúng.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Estos tacones son muy incómodos; menos mal que ya no tengo que usarlos.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Ez a magassarkú cipő nagyon kényelmetlen, még jó, hogy nem ebben tartom az előadásom.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.이 굽 높은 구두는 참 불편해요, 이런건 신지 않아도 되니 참 좋습니다.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Nem todos podem fazer isso.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Questi tacchi sono molto scomodi, quindi è un bene che io non li debba indossare.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Sepatu hak ini sangat tidak nyaman, untunglah saya tidak akan memakainya.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Te szpilki są bardzo niewygodne. Dobrze, że nie będę ich nosiła.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Te visoke pete so zelo neudobne; še dobro, da jih nisem nameravala nositi.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Tieto topánky sú veľmi nepohodlné, ešteže som sa rozhodla, že si ich neobujem.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Tocurile astea sunt foarte incomode, bine că nu trebuie să le port.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Tyhle podpatky jsou strašně nepohodlné, ještě, že jsem neměla v plánu v nich zůstat.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Αυτά τα τακούνια είναι πολύ άβολα, οπότε πάλι καλά που δεν επρόκειτο να τα φορέσω.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Тези токчета са много неудобни, така че всъщност е хубаво, че ще ги махна.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Ці підбори дуже незручні, як добре, що я не збираюся їх носити.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.Эти каблуки такие неудобные... Хорошо, что я не собиралась в них ходить.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.עקבים אלה מאוד לא נוחים, אז טוב שאני לא מתכוונת לנעול אותן. החלק הגרוע ביותר
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.هذه الكعوب غير مريحة جداً، لذا من الجيد أنني لن أقوم بارتدائهم.
Bu topuklular oldukça rahatsız edici. neyse ki onları giymeyeceğim.このヒールは疲れるので 別の靴を持ってきて良かったわ セーターをかぶる時
Bütün olanların dışında. yani neyse, işte olay, bu bana bu işareti hatırlattı,그 외에도 여러 가지가 있었지만. 어쨌든, 중요한 건 이 일 덕분에 이걸 떠올리게 됐습니다.
Bütün olanların dışında. yani neyse, işte olay, bu bana bu işareti hatırlattı,Med drugimi stvarmi.
Bütün olanların dışında. yani neyse, işte olay, bu bana bu işareti hatırlattı,Mimo jiné. No nic, jde mi o tohle. Připomíná mi to tohle.
Bütün olanların dışında. yani neyse, işte olay, bu bana bu işareti hatırlattı,Poza innymi rzeczami. Jest taka rzecz, którą przypomina mi znak zauważany na każdej ulicy w Amsterdamie.
Bütün olanların dışında. yani neyse, işte olay, bu bana bu işareti hatırlattı,Unter anderem. Wie auch immer, die Sache ist die: Es erinnert mich daran.
Bütün olanların dışında. yani neyse, işte olay, bu bana bu işareti hatırlattı,Среди всего прочего. Но не суть. А дело вот в чем: все это напоминает мне одну картинку.