Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.Maar gelukkig is er een bepaalde grootte die je wel kunt zien, en die kennen we als de Schwarzschildradius.
Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.Ma fortunatamente esiste una dimensione finita osservabile nota come il raggio di Schwarzschild.
Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.Mas felizmente existe uma dimensão finita visível conhecida como o raio de Schwarzschild.
Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.Men lyckligtvis finns det en ändlig storlek som man kan se, och den är känt som Schwarzschild-radien.
Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.Pero hay un tamaño finito que pueden ver, y eso se conoce como el radio Schwarzschild.
Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.Tapi untungnya ada ukuran berhingga yang dapat dilihat, yang dikenal sebagai radius Schwarzschild.
Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.Więc jest to trudne. Na szczęście istnieje skończona obserwowalna wielkość - promień Schwarzschilda.
Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.Но за щастие има краен размер, който може да се види, и той е известен като радиусът на Шварцшилд.
Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.אך למזלנו ישנו גודל סופי שכן ניתן לצפיה, והוא ידוע בשם רדיוס שוורצשילד.
Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.و لكن لحسن الحظ هناك حجم محدد يمكنك رؤيته و هو يدعى بشعاع (قطر) شوارزشيلد
Ama neyse ki görebileceğiniz bir büyüklük var, buna Schwarzschild Yarıçapı adı verilir.それは「シュヴァルツシルト半径」として知られています その大きさがいかに重要かを発見した
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varDin fericire avem şi răspunsul la relaxare descris de Herbert Benson de la Harvard.
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varNa szczęście istnieje przeciwstawna reakcja relaksacyjna, którą opisał Herbert Benson z Harvardu.
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varК счастью, есть противовес в механизме релаксации, который описал Герберт Бенсон из Гарвардского университета.
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varאבל למרבה המזל ישנו איזון נגדי בתגובת הרגיעה שהרברט בנסון בהרווארד תאר.
Ama neyse şimdilik hepsi buMa comunque, per ora e' tutto.
Ama neyse şimdilik hepsi buНо както и да е, това е всичко засега.
Ama neyse şimdilik hepsi buТем не менее, пока все.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Aber wie auch immer, er kam mit der Idee der Elektronegativität.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.But anyway, he came up with the idea of electronegativity.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Každopádně on přišel s elektronegativitou.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.어째든, 그가 전기음성도라는 개념을 생각해 냈습니다
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Nå, men han kom på ideen om elektronegativitet.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Pero de todos modos, se le ocurrió la idea de electronegatividad.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.W każdym razie Pauling wpadł na pomysł elektroujemności.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Aber dann wurde sie geköpft, also nimm sie dir nicht als Vorbild.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Ale potem ją ścięto, więc się na niej nie wzoruj.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Ale potom jej zoťali hlavu, takže nevadí, ju si za vzor neber.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Dar apoi a fost decapitată, aşa că nu o lua ca exemplu.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.하지만 그녀는 곧 참수당했으니, 그녀를 롤모델로 삼진 마세요.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Maar zij werd onthoofd, dus dat is geen goed rolmodel.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Mais ensuite elle a été décapité, alors oublions-là comme modèle de rôle.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Ma poi fu decapitata, perciò non la prendere ad esempio.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Mas depois cortaram-lhe a cabeça, por isso não a tenhas como exemplo.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Men så blev hun halshugget, så glem hende som rollemodel.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Pero luego fue decapitada, así que no la tomen como ejemplo.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Αλλά τότε αποκεφαλίστηκε, γι' αυτό μην την έχεις ως πρότυπο.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Но после е била обезглавена, така че не става за модел на подражание.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Но потом её казнили, так что не стоит брать с неё пример.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.אבל הרי כרתו את ראשה, כך שהיא לא דמות מופת.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.お手本にしなくてもよいでしょう (笑)
Ama tamam işte." Ya da her neyse...Ну или что-то в этом роде.
Ameliyatınızı yapıp, hastayı evine gönderirsiniz ve yaptığınız neyse işleyiverir.e eles nem sabem porque ele funciona, mas é muito interessante e vai a patente
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzAle myśleliśmy, że to Stany. W każdym razie z Los Angeles do USA nie jest daleko.
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzDar, în fine...
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuz미국으로 이사하는 거라고 생각했지만 말이죠. 어쨌든, 로스앤젤레스부터 미국까지는
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzNevadí, je to jen krátký let.
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzבמחשבה שעברנו לאמריקה, אך בכל מקרה, זו רק טיסה קצרה מלוס אנג'לס
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzمعتقدين أننا انتقلنا ﻷمريكا، ولكن على أية حال، إنها رحلة طائرة قصيرة فقط من لوس أنجليس
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzもっとも ロサンゼルスは 近いですけどね アメリカに
Ancak bunu düşünmenin kolay yolu sadece her neyse kütle numarasını almaktır.Aber der einfache Weg zu denken ist, nehmen Sie einfach Ungeachtet der Anzahl der Masse ist.
Ancak bunu düşünmenin kolay yolu sadece her neyse kütle numarasını almaktır.Ale jednodušší je prostě vzít hmotnostní číslo, ať je jakékoliv.
Ancak bunu düşünmenin kolay yolu sadece her neyse kütle numarasını almaktır.그러나 쉬운 방법은 무엇이든간에 원자질량수를 취하는 것입니다.
Ancak bunu düşünmenin kolay yolu sadece her neyse kütle numarasını almaktır.Maar de makkelijke manier om het te zien, is als je gewoon het massagetal neemt.
Ancak bunu düşünmenin kolay yolu sadece her neyse kütle numarasını almaktır.Pero la forma más fácil de imaginarlo es que solo tomas, cualquiera sea el número de masa.
Ancak bunu düşünmenin kolay yolu sadece her neyse kütle numarasını almaktır.Tapi cara mudah untuk berpikir tentang hal ini adalah Anda hanya mengambil apa nomor massa.
Ancak bunu düşünmenin kolay yolu sadece her neyse kütle numarasını almaktır.Но простой способ - просто брать массовое число, каким бы оно не было.
Ancak bunu düşünmenin kolay yolu sadece her neyse kütle numarasını almaktır.Простіше буде зрозуміти, якщо взяти масове число, яким би воно не було.
Ancak neyse, bunun detayına girmeyeceğim.Ale nie będziemy się w to zagłębiać.
Ancak neyse, bunun detayına girmeyeceğim.Ale to teď nebudu podrobně rozebírat.