Neyse ki ninesi cadılar hakkında her şeyi bilmektedir.Heureusement, sa grand-mère connaît plusieurs choses sur les sorcières.
Bırakın çilesi neyse çeksin."Il n'y a qu'à laisser germer ».
Neyse ki hemen hemen her şeyi yiyebilir.Puede comer casi cualquier cosa.
Ama beni üzen şey her neyse, çok sürmeyeceğini bilirim.R- No, lo que pasa es que nos sorprende más.
Neyse ki yarası hafiftir.Tiene un daño leve.
Neyse ki cenaze levazımatçısı Mr. Sowerberry’nin yanına çırak olarak verilir.El comportamiento agresivo del huérfano es debidamente informado a Mr. Sowerberry y a Mr. Bumble.
Bırakın çilesi neyse çeksin."«Camenzind gana la Lieja».
"Gökte neyse yerde de o; yerde nasılsa gökte de öyle".Addu: copre il cielo e tuona sulla terra con la sua voce armoniosa.
Neyse ki,Greymon başarıyla MetalGreymon'a dönüştü ve Etemon'u yenecek kadar güçlendi.Nella battaglia finale scatenatasi, Greymon superdigievolve con successo in MetalGreymon e sconfigge Etemon.
Özledim Neyse Ne Bu Gece Senin Şarkın ( feat.Solo tu Se ti girassi Stupida La mia passione Stanotte (feat.
Suflör neyse, aktör de o'dur.Каков суфлёр, таков и актёр.
Neyse ki yarası hafiftir.Была легко ранена.
Neyse ki, akarsuyun üzeri açık bırakıldı.Вопрос о её достоверности остаётся открытым.
Neyse ki hemen hemen her şeyi yiyebilir.И съесть он может очень и очень много.
Neyse ki yağmur azaldı ve kanallardaki su seviyesi azalmaya başladı.يقلّ المطر الذي كان يهطل، جرّاء تبخر الماء في المنطقة.
Neyse ki yarası hafiftir.وأصيب بسمارك بإصابات طفيفة.
Her neyse, Priscus kısa sürede yeni rejimin ana destekçileri arasına girdi.De qualquer forma, Prisco foi rapidamente incluído entre os principais apoiantes do novo regime.
Neyse ki yarası hafiftir.Felizmente sofre ferimentos ligeiros.
Neyse ki hemen hemen her şeyi yiyebilir.É conhecida por comer quase qualquer coisa que ela possa pegar.
Dünya için Tanrı neyse, insan için ruh odur.O deus, porém, exige em troca uma vida humana.
Görevim neyse onu yaptım, elimden geldiğince yardımcı oldum, ve ölüyorum.“Vivi tudo o que quis, trabalhei muito com amor, mas já foi.
Neyse ki Weidling Hitler'i ikna ederek Berlin'in savunma planlarını kendisine anlattı.Weidling foi nomeado por Hitler para defender a cidade de Berlim.
Ama neyse ki bu ‘büyük’ belirsizlik yakın bir tarihte son bulacak.In werkelijkheid is het "onvolmaakte" resultaat het gevolg van de lange bouwgeschiedenis.
Dervişin fikri neyse zikri de odur.Waar het hart vol van is, loopt de mond van over.
Neyse, sen çalışmaya devam et.Nou ja, werk dan maar door.
Neyse ki, akarsuyun üzeri açık bırakıldı.W owalnym kształcie zamknięta była nadzieja na odradzanie się życia.
"Gökte neyse yerde de o; yerde nasılsa gökte de öyle".Zbieranie tego, co w niebiosach, i tego, co na ziemi.
Köy gibi bir yerde olsam neyse...W Gdzieśkolwiek jest, jeśliś jest...
Neyse ki ninesi cadılar hakkında her şeyi bilmektedir.O wszystkim dowiedział się od czarownicy.
Neyse ki yarası hafiftir.Odniosła przy tym lekkie obrażenia.
Ama beni üzen şey her neyse, çok sürmeyeceğini bilirim.Vår förlust känner jag ännu icke; men så mycket vet jag, att den är obetydlig.
Neyse ki hemen hemen her şeyi yiyebilir.Här kan man köpa nästan allt.
Neyse ki yarası hafiftir.Був легко поранений.
Curius regio, ejus religio (hükümdarın dini neyse, ülkesinin dini de odur) formülü benimsendi.Принцип cuius regio, eius religio (чия влада, того і віра) був назавжди встановлений в межах Імперії.
Bırakın çilesi neyse çeksin."«Пригоди мультяшок».
Özledim Neyse Ne Bu Gece Senin Şarkın ( feat.Проте у буклеті до диску ця пісня відсутня) .
Neyse ki, kimse yaralanmadı.На щастя, ніхто не постраждав.
Neyse ki hemen hemen her şeyi yiyebilir.V jednom roce věku smí jíst skoro vše.
Neyse ki öyle olmadı.Tomu se naštěstí nic nestalo.
General Weidling ve Yarbay Seiffert aradılar. - Goebbels: Neyse.Cože?! podiví se major Porter a pan Satterthwaite, když tohle uslyší.
Neyse ki cenaze levazımatçısı Mr. Sowerberry’nin yanına çırak olarak verilir.Má ale štěstí, protože si jej k sobě jako učedníka vezme pan Sowerberry, který vlastní pohřební ústav.
Curius regio, ejus religio (hükümdarın dini neyse, ülkesinin dini de odur) formülü benimsendi.Důsledně uplatňoval právo „Cuius regio, eius religio“ (koho panství, toho náboženství).
Neyse ki yarası hafiftir.Utrpěl při tom však lehká zranění.
Neyse ki, akarsuyun üzeri açık bırakıldı.Ke své víře se otevřeně hlásil.
Dünya için Tanrı neyse, insan için ruh odur.Životní oporou je pro něj víra v Boha.
Neyse ki öyle olmadı.Din fericire, nu e cazul.
Neyse ki yarası hafiftir.Din fericire a fost numai ușor rănit.
Vücut için gıda neyse; zihin için de kitap odur.Cărțile sunt pentru minte, ce este hrana pentru trup.
Neyse ki hemen hemen her şeyi yiyebilir.Gyakorlatilag bármit képes megenni.
Neyse ki ninesi cadılar hakkında her şeyi bilmektedir.Mindezekről a boszorkány is tudomást szerez.
Bırakın çilesi neyse çeksin."Ragadd meg a tökét."
Neyse ki yarası hafiftir.Obolenski haavoittui lievästi.
Neyse ki bu komployu sadece takımının ortaya çıkarabileceğine güveni sonsuz.Yleensä ei kuitenkaan voida osoittaa, että laite osaisi vioittua itsestään.
Neyse ki yoldaşlarını iki gün gibi bir sürede yakalamayı başardı.Hän sai sentään onkimalla ahvenia kahdeksi päiväksi.
Neyse ki ninesi cadılar hakkında her şeyi bilmektedir.Kivisen äiti teki noidan ohjeen mukaan.
Dünya için Tanrı neyse, insan için ruh odur.Είναι μια κίνηση του Θεού προς τον άνθρωπο, αλλά και του ανθρώπου προς το Θεό.
Özledim Neyse Ne Bu Gece Senin Şarkın ( feat.Επιτυχία του από το δίσκο αυτό ήταν το τραγούδι "Απόψε Λείπεις".
Neyse ki Nibbles hızlı davranarak Tom kafasını deliğe çarpmadan önce onu hızlıca içeri çekti.Έτσι με δυσκολία, ο Αχιλλέας τον νικά, ρίχνοντας του μια μεγάλη πέτρα στο κεφάλι του.
Neyse ki yoldaşlarını iki gün gibi bir sürede yakalamayı başardı.Οι Ισπανοί προσπάθησαν για δύο ημέρες να τον εντοπίσουν χωρίς επιτυχία.
Neyse ki yarası hafiftir.Kongen såres let.