Bir nevi izinli sapıklık yapıyoruz.私達はこれらを 最初の質問の為に行いました
-Bir nevi.-Jokseenkin.
- bir nevi karanlık fantazimin - olduğunu itiraf ettim.백악관 계단에서 스스로 분신하는 그런 환상이었습니다.
- bir nevi karanlık fantazimin - olduğunu itiraf ettim.lalu membakar diri sendiri di tangga Gedung Putih.
- bir nevi karanlık fantazimin - olduğunu itiraf ettim.ואז להצית את עצמי על מדרגות הבית הלבן.
- bir nevi karanlık fantazimin - olduğunu itiraf ettim.ومن ثم احرق نفسي امام عتبات البيت الابيض
- bir nevi karanlık fantazimin - olduğunu itiraf ettim.自分自身に火をつけようと考えていると。 母は、
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.E cadiamo nelle nostre proprie contraddizioni.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.És itt saját magunkkal kerülünk ellentmondásba.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Et nous voilà en quelque sorte dans notre propre escroquerie.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.I tak oszukujemy sami siebie.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.그리고 우리는 스스로에게 일종의 속임수를 씁니다.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Og vi lander nærmest i vores eget bedrag.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Suntem, într-un fel, implicaţi în propria noastră înşelătorie
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Und wir gehen uns ein Stück weit selbst auf den Leim.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Và chúng ta đã bị dính vào bẫy của mình.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz. Yani -- bu komik de. Buradan bakınca komik.И си вярваме на собствените лъжи, колкото и смешно да звучи. или поне на мене ми звучи
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Y quedamos atrapados en nuestras contradicciones.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Zo trappen we in onze eigen tegenstelling.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Και με αυτόν τον τρόπο εξαπατούμε τον ίδιο μας τον εαυτό.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.И это своего рода наше личное мошенничество.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.ובמובן מסוים אנחנו עובדים על עצמנו.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.و نخادع أنفسنا
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.おかしな状況でしょう
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Como si tuvieran su propia física, y se mueven estrepitosamente, como explorando el mundo de la vida.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Hanno una propria fisicità, e brulicano selvaggiamente come se esplorassero la vita.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.이리저리 흩어졌다 모였다 하면서 화면 속 세상을 돌아다닙니다.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Podlegają niejako własnym prawom fizyki, pędzą we wszystkie strony jak gdyby badając życie.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Sie haben ihre eigene Physik, und sie wimmeln wild umher, um die Welt des Lebens zu erforschen.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Têm a sua própria física. Criam enxames como loucos, como que a explorar o mundo da vida.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Ze zwermen wild in het rond en verkennen het leven.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Έχουν δικούς τους νόμους και καταρρέουν αγριεμένα παντού, σαν να εξερευνούν τη ζωή.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Словно обладая собственной физикой, они дико роятся вокруг, как будто исследуя мир жизни.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Те имат своя собствена физика, и те се роят необуздано наоколо, един вид проучвайки света на живота.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.והם רוחשים בטירוף מסביב, סוג של חוקרים את עולם החיים.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.أنهم ينسابون بتهور، نوع من استكشاف فضاءات الحياة.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.更にこの粒子は好奇心も表します
Bir nevi.같은.
Bir nevi.Körülbelül.
Bir nevi kozmik çorba. Ama bu tam olarak doğru değil.Realmente, como un revuelto cósmico.
Bir nevi kozmik çorba.Było to coś w rodzaju kosmicznej papki.
Bir nevi kozmik çorba.Chúng thật sự là một loại chất đặc sệt thuộc về vũ trụ
Bir nevi kozmik çorba.Dan benar-benar seperti bubur kosmos.
Bir nevi kozmik çorba.De er virkelig en slags kosmisk gård.
Bir nevi kozmik çorba.Det var helt enkelt en kosmisk röra.
Bir nevi kozmik çorba.Efectiv un fel de cosmos amorf.
Bir nevi kozmik çorba.Egyfajta kozmikus katyvasz volt.
Bir nevi kozmik çorba.Ils sont vraiment une sorte de bouillie cosmique.
Bir nevi kozmik çorba.정말로 우주가 질퍽질퍽한 시기였습니다.
Bir nevi kozmik çorba.Na realidade, são uma espécie de desordem cósmica.
Bir nevi kozmik çorba.Ne ovat jonkinlaista kosmista mössöä.
Bir nevi kozmik çorba.Sie sind wirklich eine Art kosmischer Pampe.
Bir nevi kozmik çorba.Sono una sorta di grande poltiglia cosmica.
Bir nevi kozmik çorba.Sú naozaj takou vesmírnou kašou.
Bir nevi kozmik çorba.Taková kosmická šlichta.
Bir nevi kozmik çorba.Ze zijn echt een soort van kosmische brij.
Bir nevi kozmik çorba.Είναι πραγματικά ένα είδος κοσμικού χυλού.
Bir nevi kozmik çorba.Она, действительно, что-то вроде космического месива.
Bir nevi kozmik çorba.Те били наистина нещо като космическа каша.
Bir nevi kozmik çorba.הם היו מין דייסה קוסמית.