Ana içeriğe geç
Sözlük

nevi ile cümle

nevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.אך בנוסף אל תשכחו, כל חשיפה היא גם הסתרה.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.ولكن كذلك لا تنسوا أن الكشف يعني كذلك الحجب.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.政府がいかに透明であろうとしても
Ardından ise ortaya çıkan şey, tüm bu çekirdeğin bir nevi... ...yoğun nötron topuna dönüşmesi.A poté... Máme celé jádro, které se bortí do husté koule neutronů.
Ardından ise ortaya çıkan şey, tüm bu çekirdeğin bir nevi... ...yoğun nötron topuna dönüşmesi.To co ewentualnie mamy jest to całe jądro zapadające się w gęstą kulę neutronów.
Ardından ise ortaya çıkan şey, tüm bu çekirdeğin bir nevi... ...yoğun nötron topuna dönüşmesi.Все це ядро стискається у щільний згусток нейтронів.
Artık bunlar bir nevi çok basit bir hayat formudur.Ez egy nagyon egyszerű úgynevezett vegyi életforma.
Artık bunlar bir nevi çok basit bir hayat formudur.그것은 생명체의 아주 간단한 형태입니다.
Artık bunlar bir nevi çok basit bir hayat formudur.כעת, זה פשוט סוג של צורה כימית פשוטה מאד של חיים,
Artık bunlar bir nevi çok basit bir hayat formudur.والآن هذا نوعٌ بسيط جدا من أشكال الحياة الكيميائية،
Artık bunlar bir nevi çok basit bir hayat formudur.化学的な形での生命と言えますが 興味深くなったのは
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Anda dapat menyeteknya, tanaman dapat berhubungan intim sendiri; menyerbuki dirinya sendiri.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Je kunt ze stekken; ze kunnen een soort van seks met zichzelf hebben; ze kunnen zichzelf bestuiven.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.꺾꽂이 방식이 일단 있지요. 그리고 스스로와 섹스를 하는 방식도 있습니다. 자가 수분을 할 수도 있지요.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Lehet őket dugványozni, úgymond képesek önmagukkal szexelni; képesek önmagukat beporozni.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Môžete použiť štepenie; rastliny môžu mať sex samé so sebou, môžu sa aj opeľovať.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Můžete použít řízkování, rostliny mohou mít sex samy se sebou, mohou se také opylovat.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Nehmen wir Ableger; die können sozusagen Sex mit sich selbst haben; sie können sich selbst bestäuben.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Potete fare delle talee; possono fare del sesso con se stesse; si possono auto-impollinare.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Prin butăşire; pot face sex cu ele însele; se pot poleniza singure.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Pueden hacerlo por esquejes; pueden tener sexo con ellas mismas; pueden autopolinizarse.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Weźmy na przykład sadzonki. W pewnym sensie mogą one uprawiaź seks ze sobą, potrafią zapylać się samodzielnie.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Ви можете взяти пагони; рослини можуть самі з собою займатися сексом; вони вміють самі себе запилювати.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Их можно размножать черенками; они могут сами себя оплодотворять или сами себя опылять.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Могат да използват резници. Те могат да правят един вид секс със себе си. Могат сами да се опрашват.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.יש עוד הרבה דברים אחרים שצמחים יכולים לעשות כדי להתרבות. קחו לדוגמה ייחור; הם מעיין יכולים לעשות סקס עם עצמם;
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.هناك " القطع " يمكنها ان تمارس الجنس مع نفسها .. يمكنها ان تلقح نفسها ..
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.自らと交わるようなもので 自分自身を受粉させます でも 他の遺伝子と受粉して
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Ardem de fapt paletele pe măsură ce zburăm.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Během letu v podstatě křídlo hoří.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Di fatto, bruciamo la superficie aerodinamica mentre siamo in volo.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.En esencia, la superficie aerodinámica se quema al volar.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.En fait, on consume le revêtement a mesure qu'on le fait voler
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Estamos a queimar o aerofólio enquanto ele voa.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Im Prinzip verbrennen wir das Flügelprofil während des Flugs.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.In feite verbranden we de vleugel tijdens de vlucht.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.간단히 말하면 비행을 하며 에어포일을 태운다고 말할 수 있죠.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Repülés közben gyakorlatilag elégetjük a szárnyat.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.W skrócie, spalamy profil lotniczy lecąc samolotem.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Мы, по сути, сжигаем корпус планера во время полёта.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.По същество изгаряме профила на крилата, когато летим със самолет.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.אנחנו למעשה שורפים את פני השטח כאשר אנחנו טסים.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.وسنكون بذلك كمن يحرق الهواء المحيط بالطائرة إذ نحلق خلاله.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.状態になります そして私達はそれを
Aslında bu videoda size anlatacağım bir nevi elektron taşıma sisteminin aynısı. .사실 이 강의에서 설명하려고 하는 것은 전자전달계가 맞습니다 사실 이 강의에서 설명하려고 하는 것은 전자전달계가 맞습니다
Aslında bu videoda size anlatacağım bir nevi elektron taşıma sisteminin aynısı. .Lo que voy a describir en este video es realmente un cadena de transporte de electrones.
Aslında bu videoda size anlatacağım bir nevi elektron taşıma sisteminin aynısı. .To, co budu v tomto videu popisovat, je v podstatě elektrontransportní řetězec.
Aslında bu videoda size anlatacağım bir nevi elektron taşıma sisteminin aynısı. .To co przedstawię w tym filmie to tak naprawdę łańcuch przekazywania elektronów.
Aslında bu videoda size anlatacağım bir nevi elektron taşıma sisteminin aynısı. .Yang saya akan menjelaskan dalam video ini sebenarnya merupakan rantai transpor elektron.
Aslında bu videoda size anlatacağım bir nevi elektron taşıma sisteminin aynısı. .Саме це я і намагаюсь зобразити у цьому відео -ланцюг переносу електронів. або ЛПЕ
Aslında bu videoda size anlatacağım bir nevi elektron taşıma sisteminin aynısı. .Това, което ще опишем в този клип всъщност е транспортната верига от електрони.
Aslında bu videoda size anlatacağım bir nevi elektron taşıma sisteminin aynısı. .ما أنا ذاهب لوصف في هذا الفيديو في الواقع سلسلة نقل الإلكترون.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Bố tôi khá giống MacGyver. Ông hay nghĩ cách sáng chế thứ nặng nề.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Er war so wie MacGyver, wirklich: Er erfand Sachen, zum Beispiel wie man etwas schwerer macht.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Hij was een soort MacGyver. Hij bedacht manieren om dingen zwaar te maken.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Mio padre era una sorta di MacGyver, sul serio: inventava modi per rendere le cose pesanti.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Mi papá era un poco como MacGyver, de verdad: inventaba formas de hacer las cosas más pesadas.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Mon père était un peu comme MacGyver, vraiment : Il inventait des façons de rendre les choses pesantes.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Tata był tak naprawdę kimś na wzór MacGyvera: wynajdował sposoby na obciążenie różnych rzeczy.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Tata era un fel de MacGyver, pe bune: tot inventa, cum să vă spun, feluri să facă lucrurile grele.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod