Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Dar regulile sunt cam ca sushi: sunt de tot felul.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.De a törvények olyanok, mint a sushi: mindenfélék.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.법칙들은 어떤 방식으로 보면 스시 같습니다. 모든 종류의 것들이 다 있죠.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Le leggi somigliano al sushi, ce ne sono di tutti i tipi.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Les lois ressemblent à des sushi : il y en a de toutes sortes.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Maar de wetten zijn een beetje als sushi: er zijn vele soorten.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Men lovene er lidt ligesom sushi på en måde: der er alle mulige.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Pero las leyes son como el sushi de alguna manera; hay de todo tipo.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Prawa te są jednak w pewnym sensie jak sushi: jest ich wiele rodzajów.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Но законите са някак като сушито, в известен смисъл: има всякакви видове.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.Но эти законы, они как суши: есть много видов суши.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.אבל החוקים הם כמו סושי במובן מסויים: ישנם סוגים שונים.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.و لكن القوانين بشكل ما يشبهون "السوشي": هناك كل الأنواع.
Ama kurallar bir nevi suşiye benzer; tüm türde vardır.寿司ネタのように、中には障壁が高い法則もあります。
Amerikan erkeğinin bir nevi parodisi olan bu örnek aldı.훨씬 덜 인상적인 인물로 광고가 대치되었습니다.
Amerikan erkeğinin bir nevi parodisi olan bu örnek aldı.טיפוס הרבה פחות מרשים, שהוא פרודיה על הגבריות האמריקאית.
Amerikan erkeğinin bir nevi parodisi olan bu örnek aldı.النموذج الذي لا يُعتبر مثير للإعجاب على الإطلاق ، الذي يبعد تماماً عن صورة البطل الأمريكى .
Amerikan erkeğinin bir nevi parodisi olan bu örnek aldı.アメリカ的男らしさのパロディです 今の我々はこういう人をコマーシャルで見ているのです
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Allerdings: Jede Art Enthüllung ist auch Verschleierung.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.De asemenea, nu uitaţi că orice dezvelire e şi o învelire.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.De ugyanakkor ne felejtsék: minden leleplezés egyben leplezés is.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.하지만 또한 잊지 말아야 할것은 폭로가 덮어 감추기 위한 것일 수도 있다는 거죠.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Mais n'oubliez pas que toute vérité peut être dévoilée ou dissimulée.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Ma non dimenticate che svelando una cosa se ne nasconde un'altra.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Mas não esquecer, qualquer revelação é também uma ocultação.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Men husk også, at enhver afsløring er også en sløring.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Nhưng cũng đừng quên, vạch trần nào cũng là sự che đậy.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Vergeet niet dat elke onthulling ook een verhulling is.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Warto pamiętać, że odsłanianie jest też zasłanianiem.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Y no olviden, revelar algo es también ocultar algo.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Αλλά επίσης μην ξεχνάτε, οποιαδήποτε αποκάλυψη είναι και συγκάλυψη.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Але пам'ятайте, що будь-яке обнародування ̶ це також і замасковування.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Но не забравяйте, всяко откриване е и скриване.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.Также не забывайте, что любое обнародование — это также вуалирование.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.אך בנוסף אל תשכחו, כל חשיפה היא גם הסתרה.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.ولكن كذلك لا تنسوا أن الكشف يعني كذلك الحجب.
Ancak şunu da unutmayın, açıklamak da bir nevi saklamaktır.政府がいかに透明であろうとしても
And I will never do that mistake.Y nunca voy a hacer ese error.
And I will never do that mistake.Και ποτέ δεν θα κάνω αυτό το λάθος.
And I will never do that mistake.אני לעולם לא אעשה את הטעות הזו.
Ardından ise ortaya çıkan şey, tüm bu çekirdeğin bir nevi... ...yoğun nötron topuna dönüşmesi.A poté... Máme celé jádro, které se bortí do husté koule neutronů.
Ardından ise ortaya çıkan şey, tüm bu çekirdeğin bir nevi... ...yoğun nötron topuna dönüşmesi.To co ewentualnie mamy jest to całe jądro zapadające się w gęstą kulę neutronów.
Ardından ise ortaya çıkan şey, tüm bu çekirdeğin bir nevi... ...yoğun nötron topuna dönüşmesi.Все це ядро стискається у щільний згусток нейтронів.
Artık bunlar bir nevi çok basit bir hayat formudur.Ez egy nagyon egyszerű úgynevezett vegyi életforma.
Artık bunlar bir nevi çok basit bir hayat formudur.그것은 생명체의 아주 간단한 형태입니다.
Artık bunlar bir nevi çok basit bir hayat formudur.כעת, זה פשוט סוג של צורה כימית פשוטה מאד של חיים,
Artık bunlar bir nevi çok basit bir hayat formudur.والآن هذا نوعٌ بسيط جدا من أشكال الحياة الكيميائية،
Artık bunlar bir nevi çok basit bir hayat formudur.化学的な形での生命と言えますが 興味深くなったのは
As if you never did such things in your youth.Όπως αν το κάνατε ποτέ τέτοια πράγματα στα νιάτα σας.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Anda dapat menyeteknya, tanaman dapat berhubungan intim sendiri; menyerbuki dirinya sendiri.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Je kunt ze stekken; ze kunnen een soort van seks met zichzelf hebben; ze kunnen zichzelf bestuiven.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.꺾꽂이 방식이 일단 있지요. 그리고 스스로와 섹스를 하는 방식도 있습니다. 자가 수분을 할 수도 있지요.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Lehet őket dugványozni, úgymond képesek önmagukkal szexelni; képesek önmagukat beporozni.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Môžete použiť štepenie; rastliny môžu mať sex samé so sebou, môžu sa aj opeľovať.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Můžete použít řízkování, rostliny mohou mít sex samy se sebou, mohou se také opylovat.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Nehmen wir Ableger; die können sozusagen Sex mit sich selbst haben; sie können sich selbst bestäuben.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Potete fare delle talee; possono fare del sesso con se stesse; si possono auto-impollinare.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Prin butăşire; pot face sex cu ele însele; se pot poleniza singure.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Pueden hacerlo por esquejes; pueden tener sexo con ellas mismas; pueden autopolinizarse.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Weźmy na przykład sadzonki. W pewnym sensie mogą one uprawiaź seks ze sobą, potrafią zapylać się samodzielnie.