nesil ile cümle

nesil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Denn die Probleme der Welt, sollten nicht das Erbstück der menschlichen Familie sein.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.For problemerne i verden burde ikke være menneskehedens arvestykke.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Karena problem-problem dunia seharusnya bukan hanya menjadi benda pusaka manusia.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Ker težave sveta ne bi smele biti dediščina človeštva.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.왜냐하면 세상의 문제들은 인간가족의 가보가 되어서는 안되니까요.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Koska maailman ongelmien ei pitäisi jatkua sukupolvesta toiseen.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Mert a világ nagy problémáinak nem szabad emberi örökségként továbbadódnia.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Pentru că problemele lumii nu ar trebui să fie moştenirea familiei umane.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Perché i problemi del mondo non dovrebbero essere il cimelio di famiglia degli umani
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Porque los problemas del mundo no deberían ser la herencia de la familia humana.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Porque os problemas do mundo não devem ser a herança da família humana.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Pretože svetové problémy by sa nemali stať dedičstvom.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Protože problémy světa by se neměly v rodině lidstva dědit
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Światowe problemy nie powinny być jedynym dziedzictwem ludzkości.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Vì những vấn đề của thế giới không nên là nhưng thứ di truyền trong nhân loại.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Want de problemen in de wereld zouden geen familie erfstukken moeten zijn.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Διότι τα προβλήματα του κόσμου δεν θα έπρεπε να είναι κειμήλια της ανθρώπινης οικογένειας.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Бо світові проблеми не повинні передаватися людською спільнотою із покоління в покоління.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Защото проблемите на света не трябва да бъдат наследството на човешкото семейство.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.Потому что мировые проблемы не должны быть реликвией одной семьи.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.כיוון ובעיות העולם לא צריכות להיות הירושה לדורות הבאים.
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.لان مشاكل العالم لايجب أن توَرث كتركة عائلة للجيل القادم .
Çünkü dünyanın problemi nesilden nesile geçen şeyler olmamalıdır.人類という家族の相続財産であるべきではないのですから どうもありがとうございました
Değişkenlik nesilden nesile aktarıldığı için,Comme les modifications sont transmises par une génération à la suivante,
Değişkenlik nesilden nesile aktarıldığı için,היות וואריאציות גנטיות עוברות בתורשה,
Değişkenlik nesilden nesile aktarıldığı için,なので、自身のDNAと他者のDNAの差異の数によって、 お互いにどの程度近しい関係なのかということがわかります。
Devletlere, şirketlere ve hukukçulara bağlı değildir. Bu bize, ademoğlunun bin nesillik çocuklarına bağlıdır.Мы потомки тысяч поколений из племени людей.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.A prišiel som na myšlienku, že existujú dva druhy identít.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.E ho tirato fuori l'idea che in realtà ci sono due tipi di identità.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.És eszembe jutott ez az ötlet, hogy igazából kétféle identitás van.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar. Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din.Ik dacht: alweer een gezin dat zichzelf gewoon acht, met een schijnbaar buitengewoon kind.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.Há identidades verticais, que são passadas hereditariamente de pais para filhos.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.Ich entwickelte also diesen Gedanken, dass es in Wirklichkeit zwei Arten von Identität gibt.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.Il y a des identités verticales, qui sont transmises de génération en génération des parents aux enfants.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.그 안에서 혼자만 다른 아이를요. 그래서 저는 실제로 정체성에는 두 종류가 있다는 생각을 갖게 되었습니다.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.Stwierdziłem wtedy, że istnieją dwa rodzaje tożsamości.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.Y se me ocurrió la idea de que en realidad hay dos tipos de identidad.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.Και καλλιέργησα την ιδέα ότι υπάρχουν δύο είδη ταυτότητας.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.И я пришёл к мысли о том, что есть два типа самоосознания.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.І я подумав, що насправді існує два типи індивідуальності.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.עם ילדה שנתפשת כחריגה, והחל לקנן בי הרעיון שיש בעצם שני סוגי זהות.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.مع طفل يبدو أنه استثنائي. وقد خرجت بفكرة، أن هناك نوعين من الهويات.
Dikey kimlikler, nesilden nesile geçiyorlar.私はアイデンティティには 2種類あると考えるようになりました 1つは「縦」のアイデンティティ
DNA üzerindeki bu küçük mutasyonlar binlerce nesilden sonra yeni türler oluşmasını sağlar.Ces petites mutations dans l'ADN qui s'étendent sur des milliers de générations crées de nouveaux espèces.
DNA üzerindeki bu küçük mutasyonlar binlerce nesilden sonra yeni türler oluşmasını sağlar.Estas pequeñas mutaciones en el ADN durante miles de generaciones crean nuevas especies.
DNA üzerindeki bu küçük mutasyonlar binlerce nesilden sonra yeni türler oluşmasını sağlar.Te drobne mutacje w DNA stworzyły na przestrzeni tysiącleci nowe gatunki.
DNA üzerindeki bu küçük mutasyonlar binlerce nesilden sonra yeni türler oluşmasını sağlar.Tuhansien sukupolvien aikana nämä pienet DNA:n mutaatiot luovat uusia
DNA üzerindeki bu küçük mutasyonlar binlerce nesilden sonra yeni türler oluşmasını sağlar.Αυτές οι μικρές μεταλλάξεις του DNA, μετά από χιλιάδες γεινιές δημιουργούν νέα είδη.
Doğru. Anlaşılması zor nesil. Çözülmemiş dosya.Správne.
Doğuştan gelen ve nesilden nesile aktarılan bir takım eğilimler ve özellikler.Son propensiones innatas o características que han sido pasadas de generación en generación.
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Chaque génération doit payer sa propre dette.
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Es ist die Pflicht einer jeden Generation, in eigenem Rahmen ihre eigenen Schulden zu tilgen."
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Man skal kun betale sin egen gæld, og ikke alle andres."
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Minden nemzedéknek meg kell fizetnie a saját adósságait.
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Obowiązkiem każdego pokolenia jest spłacenie swoich własnych długów."
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Εναπόκειται σε κάθε γενιά, να φέρει τα δικά της χρέη.
Eğer böyle giderse her nesil kendi borçlarını ödemekte yükümlü olacak.Задължение на всяко поколение е само да изплаща собствения си дълг."
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Altrimenti ci ritroveremo la generazione che ci meritiamo
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Dacă nu facem asta, vom avea generația pe care o merităm.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Doen we dat niet, dan krijgen we de generatie die we verdienen.

İlgili Sayfalar